İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Eleştiriler

Çılgın Dünya

Burçak Çöllü ,

Ekim ayını seviyorum. Doğa için sonbaharken, şehir için ilkbahar oluyor sanki. Ağaçlar yaprak döküyor, ama sahneler, sergiler, konser salonları çiçek açıyor. Eninde sonunda, bütün yaz sabırsızlıkla beklediğimiz tiyatro sezonu başlıyor ve ben soluğu, Şehir Tiyatroları' nın yeni sahnesi, Kağıthane Sadabad Sahnesi' nde alıyorum, yeni oyunları Çılgın Dünya' yı izlemek üzere. 

YENİ SAHNE YENİ OYUN 

Geniş, görkemli bir fuayesi var, Kağıthane Sahnesi' nin. Görevliler hevesle karşılıyorlar bizi. " Hoşgeldiniz, üst katta çay servisimiz var... " Bu sevinçlerinin en fazla ne kadar süreceğini hesap ederek çıkıyorum üst kata.

Kağıthane Sahnesi, henüz bölge halkıyla tanış olamamış belli ki. Seyirci az. Elbette ki zamanla duyar, gelirler. Fakat bu yeni sahneye seyirciyi alıştırma işi de yeni bir oyuna düşmüş. Hadi bakalım, hayırlısı...

LOPE DE VEGA ve BARIŞ DİNÇEL

Şehir Tiyatroları' nın bu sezondaki yeni oyunlarından biri, İspanyol yazar Lope de Vega' nın "Çılgın Dünya" sı. Lope de Vega, 16. ve 17. yüzyıllarda, İspanyol tiyatrosunun altın çağında yaşamış, ürün vermiş bir "comedia" yazarı. Çılgın Dünya da, yazarın çizgisine uygun bir "comedia". Esas erkek ve esas kız çevresinde dönen, herkesin birbirine aşık olmasıyla karışan, akıl hastanesinin sevimli sakinleriyle şenlenen, en sonunda prensin gelmesiyle çözüme bağlanan ve herkesin memnun mesut ayrıldığı bir oyun.

Şehir Tiyatroları, bu sezon ağırlığı klasiklere vereceğini açıklamıştı. Çılgın Dünya da bu amaca uygun bir tercih gibi görünüyor. Bakalım nasıl yorumlamışlar; bir klasiği, günümüz seyircisi için izlenir hale nasıl getirmişler, diyerek salona giriyoruz ve sahnede, Barış Dinçel' in evlere şenlik dekoruyla karşılaşıyoruz.

Burası, İspanya, Valencia' da bir akıl hastanesinin bahçesi. Kahverengi ve sarı tonları hakim, bir çiftlik evini andırıyor. Bir kuyu, samanlık, kaydırak, salıncak, tahterevalli derken, hareketli bir oyun olacağı bize en baştan müjdeleniyor. Peki bu klasik, bir klasik olarak mı kalacak? Yoksa yönetmenimiz Burteçin Zoga, günümüz seyircisine hitap edebilmek için modern tatlar mı ekleyecek?

MÜZİK

Hakan Elbir ( şef, piyano ), Altuğ Kutluğ ( gitar ), Muzaffer Berişa ( Akordeon ), Utku Akıncı ( Bas Gitar ) ve Bilal Nazlıgül ( davul )' den oluşan orkestra, orkestra çukurunda yerini alıyor ve oyun başlıyor. İlk şarkıyı duyduğumuz andan itibaren anlıyoruz ki, oyun modernize edilmemiş, ama bize yakınlaştırılmış. Hepimizin bildiği popüler şarkılar, ( Delisin, Yalan Dünya, Arkadaşımın Aşkısın, Hür Doğdum Hür Yaşarım... vb. ) oyunun içine ustaca serpiştirilmiş, müzik düzenlemesini yapan Selim Atakan, övgüyü hak etmiş.

Orkestranın müzikal kalitesi gayet tatmin edici. Oyuncuların müzik performansları ise ortalamanın üstünde. Hem baskıların temizliği, hem ifadenin güçlülüğü bakımından, Yiğit Sertdemir, Binnur Şerbetçioğlu ve Naci Taşdöğen, biraz daha sivriliyorlar. Düetler, toplu söylenen şarkılar iyi çalışılmış izlenimi bırakıyor, hem göze, hem kulağa hitap ediyor.

OYUNCULAR

Oyuncular başarılı. Zaten bir Şehir Tiyatrosu oyununa, iyi oyunculuk bekleyerek gidiyoruz her zaman, ve hayal kırıklığına uğramıyoruz. Atlıyor, düşüyor, kayıyor, koşuyor, düello ediyor, sallanıyor, dans edip şarkı söylüyorlar. Oyunun başarısı, bütün oyuncuların çabasıyla yükseliyor, tempo bir an olsun düşmüyor.

Esas kızımız Berrin Koper, üstlendiği rolün altından başarıyla kalkıyor. Esas erkeğimiz Yiğit Sertdemir, Şehir Tiyatroları' nın parlayan yıldızı. Akıl hastanemizin iki delisi, Bellardo ve Tomas rollerinde Murat Bavli ile Tarık Şerbetçioğlu abartıya kaçmadan, ama göz dolduracak şekilde çizmişler karakterlerini. Binnur Şerbetçioğlu, taşkın enerjisiyle hayranlık uyandırıyor, Semah Tuğsel rolünün hakkını veriyor. Naci Taşdöğen oyunu kendi baharatıyla tatlandırıyor. Gürol Güngör, Selçuk Soğukçay, Selçuk Yüksel, Doğan Altınel, Gökhan Eğilmezbaş, Hüseyin Tuncel ve Aslı Narcı da, kendi başarılarıyla oyunun başarısını sağlıyorlar.

HASILI KELAM...

Sözün özü, bu sezon Şehir Tiyatroları' nda Burteçin Zoga rejisiyle sahnelenen Çılgın Dünya, hoşça vakit geçirmek ve oyunculuğun ne kadar meşakkatli bir sanat olduğunu görmek için gidilmesi gereken bir oyun.

Herkese iyi, keyifli, verimli bir sezon dilerim!

Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta