Ah Şu Kültür Faaliyetleri
Günümüzde bilinçlenme adı altında ihtiyaç duyulan faaliyetler yerine sadece eğlenmek biraz benim garibime gitmiyor değil. Hele de kalkınma potansiyelini üzerinde taşımaya çalışan ülkemizde hem öğrenip, eğlenmek varken bizlere sadece eğlenmek sunulmamalı. Muhsin Ertuğrul’un dediğinden yola çıkacak olursak: ”Tiyatro bir okuldur ve en iyi, eğitici eğlencedir.” Peki öyleyse aynı anda hoş vakit geçirip ve toplumsal anlamda bazı kuralları öğrenebileceğimiz sanat dalı olan “tiyatro” neden hiçe sayılıyor?
“Çocuklar için okul neyse, yetişkinler için de tiyatro odur.” Metin And’ın Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu adlı eserinde yer verdiği gibi:
“Tiyatro mekteptir;
İğne deliğinden dünyayı seyretmeyi..
Münasebetsizliğe tahammül etmeyi;
Gürültüye kulak tıkamayı;
Tozdan, dumandan boğulmamayı;
Soğuktan donmamayı;
Shakespeare'de uyumamayı, insan orada öğrenir!
Vatandaş, tiyatroya git!”
Ama bugünlerde siyasi emeller peşinde olan il, ilçe iktidarları keselerinin ağızlarını sonuna kadar açarak ve de hiçbir masraftan kaçınmadan konserler dizisi gerçekleştiriyorlar. Şunu da vurgulamak istiyorum. Bir konsere harcanan miktar ile bugün ortalama on oyun sahnelenebiliyor. Bu da demek oluyor ki [Hadi tiyatro izleyicisi konser izleyicisinden yarı yarıya az desek bile] beş kat fazla izleyici kitlesine ulaşmak demektir.
Ve KÜLTÜR faaliyetleri dizisinde tiyatroların yerinin arttığını bir düşünsenize. Ah… Ah… işte o zaman tiyatro da toplumumuz da hak ettiği yere gelmek için önemli adımlardan biri atılmış olur.
Berkan Karasu