15.Afife Jale Ödül Töreni'nin Ardından...
18 Nisan akşamı Yapı Kredi Kültür Sanat İletişim Yönetiminin düzenlemiş olduğu ve sanat danışmanlığını Haldun Dormen'in yaptığı Afife Jale 2011 ödül törenindeydim. Ödül töreninde Şehir Tiyatroları'nın daha çok ödül almasının yanında Dot oyuncuları, Tiyatro Kare, İstanbul Halk Tiyatrosu, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu, Duru Tiyatro gibi özel tiyatrolarda ödül sahibi oldular. "Şu ödülü haketti...", "Bu haketmedi...", "Aslında şu almalıydı..." vs gibi yorumlar bir yana Yapı Kredi'nin kültür sanat alanındaki etkinlikleri organizasyon açısından son derece kaliteli ve güzel... Bundan bir kaç yıl önce gittiğim Nazım Hikmet sergisinde duyduğum memnuniyetin aynısını yaşadım diyebilirim. Kısacası organizasyon kusursuzdu.
Haldun Dormen'in açılış konuşmasının ardından sunuculuğu Korhan Abay yaptı. Korhan Abay'ın sakız çiğneyerek sahneye çıktığı an ve "bu sakız nasıl ağzıma girdi bilemiyorum dışardayken aldım sehven girmiş olabilir...Tatmin oldunuz mu?" sözleri kahkahayla davetliler tarafından alkışlanırken, tören hayatını kaybeden tiyatro emekçilerinin görüntüleriyle başlamış oldu. Bu yıl Muhsin Ertuğrul özel ödülünü alan Müjdat Gezen ".......Tiyatro zengin mesleği değildir. Ancak beyaz gömlek giyer doktor olursunuz, çubuklu forma giyer futbolcu olursunuz, küfür eder başbakan olursunuz (!) ... Böyle zengin bir meslektir..." anektoduyla büyük alkış aldı. Yılın en başarılı yönetmeni Tehlikeli İlişkiler oyunuyla Makedon Alexander Popovski olurken "....İstanbul bana iki kelimeyi öğretti "başarı" ve "aşk"..." cümlesiyle sevincini dile getirdi.
Aldıkları ödüllerle beni şaşırtmayan isimler Dünyanın Ortasında Bir Yer, Romeo-Juliet, Çığ oyunlarında yaptığı müzikle Can Atilla, Surname oyunundaki giysi tasarımıyla (ki kukla giysi tasarımı hakikaten zor olsa gerek diye düşünüyorum) Candan Seda Balaban, Ölüleri Gömün oyunundaki sahne tasarımıyla Behlüldane Tor, Leyla'nın Evi oyunuyla yılın en başarılı müzikal komedi kadın oyuncusu Ayça Varlıer, Ölüleri Gömün oyunuyla yılın en başarılı erkek oyuncusu Civan Canova ve dünyanın bir çok ülkesinde oynanan ve repertuara alınan oyunlarıyla Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülüne layık görülen Tuncer Cücenoğlu oldu.
Tan Sağtürk ve Müzikalist gösterisi muhteşemdi.
Tiyatro çoğunluk değil azınlık bir sanattır. Çünkü tiyatro hangi siyasi düşünce olursa olsun her daim çoğunluğa muhalif bir sanattır. Yanlışa tahammül edemeyen, yanlışa takıntısı olan eleştirel bir sanattır. Korhan Abay'ın yaptığı "sakızlı epik mizahı" da bu yüzdendir.
"Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez." (William Hazlitt)
Alkışlarımla,
Yurdagül Yurtseven
(suare@hotmail.com)
Haldun Dormen'in açılış konuşmasının ardından sunuculuğu Korhan Abay yaptı. Korhan Abay'ın sakız çiğneyerek sahneye çıktığı an ve "bu sakız nasıl ağzıma girdi bilemiyorum dışardayken aldım sehven girmiş olabilir...Tatmin oldunuz mu?" sözleri kahkahayla davetliler tarafından alkışlanırken, tören hayatını kaybeden tiyatro emekçilerinin görüntüleriyle başlamış oldu. Bu yıl Muhsin Ertuğrul özel ödülünü alan Müjdat Gezen ".......Tiyatro zengin mesleği değildir. Ancak beyaz gömlek giyer doktor olursunuz, çubuklu forma giyer futbolcu olursunuz, küfür eder başbakan olursunuz (!) ... Böyle zengin bir meslektir..." anektoduyla büyük alkış aldı. Yılın en başarılı yönetmeni Tehlikeli İlişkiler oyunuyla Makedon Alexander Popovski olurken "....İstanbul bana iki kelimeyi öğretti "başarı" ve "aşk"..." cümlesiyle sevincini dile getirdi.
Aldıkları ödüllerle beni şaşırtmayan isimler Dünyanın Ortasında Bir Yer, Romeo-Juliet, Çığ oyunlarında yaptığı müzikle Can Atilla, Surname oyunundaki giysi tasarımıyla (ki kukla giysi tasarımı hakikaten zor olsa gerek diye düşünüyorum) Candan Seda Balaban, Ölüleri Gömün oyunundaki sahne tasarımıyla Behlüldane Tor, Leyla'nın Evi oyunuyla yılın en başarılı müzikal komedi kadın oyuncusu Ayça Varlıer, Ölüleri Gömün oyunuyla yılın en başarılı erkek oyuncusu Civan Canova ve dünyanın bir çok ülkesinde oynanan ve repertuara alınan oyunlarıyla Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülüne layık görülen Tuncer Cücenoğlu oldu.
Tan Sağtürk ve Müzikalist gösterisi muhteşemdi.
Tiyatro çoğunluk değil azınlık bir sanattır. Çünkü tiyatro hangi siyasi düşünce olursa olsun her daim çoğunluğa muhalif bir sanattır. Yanlışa tahammül edemeyen, yanlışa takıntısı olan eleştirel bir sanattır. Korhan Abay'ın yaptığı "sakızlı epik mizahı" da bu yüzdendir.
"Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez." (William Hazlitt)
Alkışlarımla,
Yurdagül Yurtseven
(suare@hotmail.com)