İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Oyunlar

OYUNBAZ, ÇEHOV’UN “MARTI”SINI BU SEZON DA SAHNELİYOR!

Birlikte üretmeyi, samimi ve iyi tiyatro yapmayı, amatör ruhla profesyonel ürünler çıkarmayı hedefleyerek geçtiğimiz yıl bir araya gelen Oyunbaz, ilk oyunu "Martı"’yı bu sezon da sahneliyor.

Geçen sezon izleyicisinden büyük ilgi gören, Çehov’un ünlü oyunu Martı, Kasım ayı itibarıyla tekrar sahne alacak.

NE DEDİLER

“..Martı gösterimini izlemelerini bütün tiyatro ve Çehov severlere önemle öneririm. Tadı damağınızda kalacak ve tiyatronun "amatör"lükle o eşsiz ve sonsuz yaratıcı ilişkisini yeniden duyumsayacaksınız...”

Ataol Behramoğlu

(Cumhuriyet - 16.06.2007)

"Ülkemizde Çehov'un doğru sahnelendiğinin göstergesidir bu uygulama. Tüm Çehov severler görmeli bu uygulamayı..."

Tuncer Cücenoğlu

OYUN ÜZERİNE

Uçan kuşlar martılar, yeşil tatlı bir bahar, gülen, şen sevdalılar vardı...

“Dört kadın, altı erkek, tonlarca aşk ve bir göl manzarasından oluşan bir komedi yazıyorum.”(Anton Çehov).

Yıkılmaya yüz tutmuş çarlık Rusyasının son demlerinde, kentleşme ve sanayileşmenin dayattığı değişimin bunalıma sürüklediği aydınlar ve küçük burjuva sınıfı.  Çehov’un “öfkelenerek ve acıyarak bakıyorum” dediği oyun kişileri işte bu sınıfa ait, düşmüş toprak soylularıdır. Eylemsizlik içinde uyurgezer gibi yaşayan bu insanların diyalogları yaşamaya, bir şeyler yapmaya karşı duyulan güçsüzlüğün, can sıkıntısının çevresinde dolanır durur. Ruhları Konstantin Treplev’in vurduğu martı kadar ölü olan bu insanlar, o zavallı martı kadar şanslı değildirler, çünkü onlar ne yaşarlar ne de ölüdürler.

Maksim Gorki’ye göre “Yaşamdaki küçük olguların, önemsiz görünen küçük şeylerin trajik doğasını hiç kimse Çehov kadar açık anlatmamış, onun kadar derinlemesine sezmemiştir. Ve daha önce hiçbir yazar, orta sınıf yaşantısının donuk kaosu içinde, utançlı ve acınası olan her şeyi böylesine acımasız ve aslına uygun bir tablo halinde gözler önüne sermemiştir.”

19.yüzyılın sonlarında feodalizmin temelleri sarsılırken Çehov tarafından sezilen bu insanlık durumu bugün devâsâ bürokratik örgütlenmeler, çokuluslu şirketler ve medya tarafından yönlendirilen bir toplum karşısında giderek yalnızlaşan ve güçsüzleşen günümüz insanının tipik kişilik yapısının bir özelliği olarak her an, her yerde görülebilmektedir. İmaj takıntısı, yüzeysellik, güce tapınma, tüketim ve mülkiyet hırsı, yabancılaşma, yalnızlık, anlamsızlık, tatminsizlik, başarı hırsı, aç gözlülük, şöhret hayranlığı, ideal eksikliği, rekabet, mistisizm tutkusu, yaşlanmaktan, hastalanmaktan ve ölümden duyulan korku gibi çağdaş kültürün özellikleri olarak tanımlanabilecek durumlar Çehov karakterlerinin iç dünyalarının günümüze iz düşümüdür adeta.

21. yüzyıl insanları olarak Çehov’un şu sözlerini üzerimize alınmamız yadırgatıcı olmasa gerek:

“Havaların güzel olacağı, ürünlerin daha çok olacağı, güzel bir aşk serüvenini yaşayacağımız umuduyla, daha zengin olmak, ya da emniyet müdürlüğüne atanmak umuduyla yaşamaya alışığız; ama akıllanmak umuduyla yaşayan kimseye rastlamadım hiç. Yeni Çarın yönetiminde herşey daha güzel olacak deriz, iki yüz yıl sonra daha güzel olacak deriz, ama kimse bu güzel günlerin yarından başlaması için çaba harcamaz. Yaşam, bütününde, giderek daha karmaşık hale geliyor, kendi keyfince ilerliyor, ve insanlar giderek daha akılsız hale geliyor, yaşamdan soyutlanan insanların sayısı her geçen gün artıyor.”

OYUN GÖSTERİM TARİH VE YERLERİ

11 Kasım 2007 Pazar 19:30

25 Kasım 2007 Pazar 19:30

İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü

Bilgi için: (536) 422 15 22

Yazan                                     Anton Çehov

Çeviren                                   Ataol Behramoğlu çevirisi temel alınarak, Behçet Necatigil ve Mehmet Özgül çevirilerinden derlenmiştir.

Yöneten                                  Abdullah Cabaluz

Yönetmen Yardımcısı              Orkun Yeşim

Reji Asistanı                            Pınar Akkuzu

Sahne Amiri                           Onur Yıldırım

Işık/Ses                                   Ali Ulvi Coşkuner, Arda Doğan, Evren Palabıyık

Efekt                                       Can Şahin

Grafik Tasarım                                    A. Sinan Cebecigil

Dekor, Kostüm, Makyaj           Oyunbaz

Oynayanlar

Pınar Akkuzu, Aslıhan Azeri, A.Sinan Cebecigil, Güray Dinçol, Tuna Öztunca, Güven Soydan, Evrim Şahintürk, Tolga Şengül, İpek Türktan, Sibel Ulusoy, Orkun Yeşim, Onur Yıldırım

Oyunbaz

Pınar Akkuzu, Aslıhan Azeri, Abdullah Cabaluz, A.Sinan Cebecigil, Ali Ulvi Coşkuner, Gökçen Dağdelen, İmra Dinçer, Güray Dinçol, Arda Doğan, Tuna Öztunca, Evren Palabıyık, Güven Soydan, Can Şahin, Evrim Şahintürk, Tolga Şengül, Öznur Turalıoğlu, İpek Türktan, Sibel Ulusoy, Orkun Yeşim, Onur Yıldırım

www.tiyatroyunbaz.com

Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Oyunlar arşivinden

Kategorinin tümü

Oyunlar

Yasemin Yalçın Sahnede

TİYATRO TARİHİNİN EN DAHİYANE OYUNLARINDAN BİRİ OLAN İNGİLİZ YAZAR MİCHAEL FRAYN'IN ESERİ OYUNUN OYUNU, BKM'DE SEYİRCİYLE BULUŞTU.

Oyunlar

Değişim Atölyesi Oyuncuları'ndan UYUŞMA

Geleneksel halk tiyatrosunun bir türü olan ortaoyunu tarzında hazırlanan "uyuşma" oyunu, geçmişten geleceğe bir köprü kurma girişimidir de bir bakıma. Tüm değerlerin teker teker yitirildiği, artık uyuşturucu satıcılarının, liselerin önünde gençlerimizi aldatarak madde bağımlısı hale getirdiği bir ortamda, Kavuklu ile Pişekâr bütün bu ilişkilerin tam ortasına düşer.

Oyunlar

Bilimsel Tiyatro Atölyesi

Tüketim terörünün çığlık çığlığa bizi esir ettiği çağımızda "üretim, ısrarla ve hemen üretim" diye kolları sıvayan BTA'lılar; sezonu 19 ekimde "Allah'ın Belası Bir Adam;Moliére" ile açıyor.