garajistanbul’da Bu Hafta
Dans
İstanbul’da modern ve çağdaş dans sanatı üzerine kaliteli ve özgün çalışmaların yer aldığı garajistanbul’da mart ayında da birçok koreografın gösterisine yer veriliyor.
Beden-ek 1 ve Beden-ek 2 adlarıyla sahneye konulan gösteriler 19-20-26-27 Mart tarihlerinde garajistanbul’da.
Tiyatro
"Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse”, Türk Edebiyatı’nda önemli bir yeri olan öykü yazarı Sevim Burak'ın "Yanık Saraylar" adlı kitabındaki öykülerinin düşündürdüğü kavram/çağrışım/durumları kurgulama üzerine yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıktı. “Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse” oyunu, yalnızlık, paranoya, ölüm, azınlık olma hali üzerine kurgulanmış hareket, ses, söz, ışık, görüntü ve oyun parçalarından oluşuyor. Oyun, tıpkı Sevim Burak metinleri gibi, her an her şeye dönüşebilen parçalanmış bir sahne diliyle, eşyaların kişileştiği, kişilerin eşyalaştığı, farklı bir zaman kavramının hüküm sürdüğü, tekrarlar yoluyla bir tedirginliğin yaratıldığı, hatıraların hayalet kavramlar olarak etrafta dolandığı, anlamla biçimin çeşitli birlikteliklerinin araştırıldığı bir oyun. Naz Eraydanın sahneye koyduğu, garajistanbulpro yapımı “Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse” 22 Mart Perşembe günü ilk kez izleyici karşısına çıkacak ve 23-24 Mart tarihlerinde tekrar sahnelenecek.........
GELECEK HAFTA
Tiyatro
Evridike’nin Çığlığı, Şahika Tekand’ın başta “Antigone” (Sophocles) ve başka çeşitli metinlerden esinlenerek yazıp yönettiği, Studio Oyuncuları tarafından birincisi Oidipus Nerede (2002) ,ikincisi Oidipus Sürgünde(2004) olan “Oidipus Üçlemesi ”nin sonuncu oyunu olarak sahnelenmektedir. “Ötekinin hakları”, “ifade, inanç ve düşünce özgürlüğü”, “hukukun adil uygulanışı”, “savaş” gibi kavramlar öne çıkarılarak tasarlanan Evridike’nin Çığlığı’nda ana aksiyon , birbirini izleyen, sınırlı sayıda hareketten oluşan bir hareket dizgesinin zorlayıcı bir düzen içinde gerçekleştirilmesi ile oluşan bir matris üzerine oturtulmuştur. Evridike’nin Çığlığı 29-30-31 Mart tarihlerinde garajistanbul’da sahnelenecek.
****************************************************
BU HAFTA
Dansçılardan sıra dışı bir gösteri:
Beden- ek
İstanbul’da modern ve çağdaş dans alanında kaliteli ve özgün çalışmaların yer aldığı garajistanbul’un Mart ayı programında beş koreograf biraraya geliyor ve insan bedeninden hareketle dört farklı projeye imza atıyorlar. Gösterilerin ilki 19 Mart Pazartesi günü sahnelenecek ve 20-26-27 Mart tarihlerinde tekrarlanacak
Beden-ek 1
Tugçe Tuna "Bu Düetin Adı da Bu Olsun"
Ilyas Odman "camadımlar.intro"
Tugçe Tuna "Bu düetin adı da bu olsun"
Koreografi: Tuğçe Tuna Dansçılar: Tuğçe Tuna, İlkem Ulugün
“Tamamlayıcı"
Konsept - Koreografi : Tuğçe Tuna
Dansçılar : Emel Öngel, Muhsin Öngel
Müzik : Rene Aubry
" Eko / Kodlama "
Dansçılar : Aslı Bostancı, Erdinç Anaz, Yoseob Kim, Çiğdem Agas, İlkem Ulugün
Tuğçe Tuna “Beden-ek” gösterilerine 3 ayrı işi ile katılıyor. Bunlardan birincisi; ilk gösterimini gerçekleştirecek olan “Bu düetin adı da bu olsun”... Koreograf Tuna, İlkem Ulugün ile yeni bir düet sunmanın yanı sıra "Eko/Kodlama" isimli grup işinden bir bölümü de ilk kez Mart ayında gösterecek. Gösterimde yer alan ikinci düet ; Tuna’nın 2001 yılında fiziksel engelli dansçılarla gerçekleştirdiği “Farklı Bedenlerle dans” isimli projesinden bir bölüm olan “Tamamlayıcı”...
Ilyas Odman "camadımlar.İntro"
Koreograf İlyas Odman'ın yaklaşık iki senedir değişik materyallerin günlük fiziksel kullanımlarını ters yüz ederek geliştirdiği solo dans tiyatrosu işlerinin bir uzantısı gibi okunabilecek "camadımlar", bir açıdan öteki çalışmalardan ayrılıyor. Materyalin yanlış kullanımının bambaşka bir uzam açmasını bekliyor, bu şekilde politik bir tavır ortaya koyuyor. Her türlü nesneyi, ilişkiyi, değeri bireysel ve fiziksel olarak deneyimlemeden; içinde yaşadığı sistemin kabul ettirdiği şekilde kabul eden insan yığınlarından oluşan günümüz "kitle - kütle"sinin arasında her türlü "yanlış kullanım"ın kendine özgü bir tehlike ve "kendine özgü olma" tehlikesini barındırdığını iddia ediyor.
Bir bardak ile bira içilir, bir bardak ile birine doğru yürünülebilir. Bu ayakkabıların içinde işe gidilebilir. Bu ayakkabılar çıkarılıp içine çiçek dikilebilir. Bu çiçekler, şu anda amaçları yüzde yüz belirlenmiş bombalarla katledilen insanlara yönelen namluların ucuna takılabilir.
Her şeye rağmen ve her şeye karşı ileriye yönelmeye ne ikna edebilir iki kişiyi ?
"camadımlar", her şeye rağmen birbirine yürüyebilen kırılgan adamlar hakkında parlak bir masal...
koreografi: İlyas Odman
dramaturji: Evren Erbatur
dans: İlyas Odman & Çağlar Yiğitoğulları
video: Koray Korol
fotoğraf: Aynur Yazıcı & Anasstasia Zlatopolskaia
prodüksiyon: Melisa Biryol
Tarih : 20 Mart Pazartesi
Saat : 20:00
Tam: 20 YTL İndirimli: 16 YTL
Biletler : www.biletix.com adresinde
Tel :0 212 244 44 99
*********************************************
Beden-ek 2
Handan Ergiydiren Özer – (22/11) "Ben de eve dönmek İstemiyorum"
Bedirhan Dehmen (BGST) - Safak Uysal [laboratuar]
"Günesli Pazartesi"
Handan Ergiydiren Özer (22/11)
"Ben de Eve Dönmek İstemiyorum"
"Ben de Eve Dönmek İstemiyorum" iki ayrı bedenin varlığında; ortaklaşamamanın, paylaşamamanın, aynı zaman ve mekan içinde ayrık olmanın dinamiklerini araştırıyor. Tekrarlara dayalı devinimler her bir tekrarın aynı olmaya uğraşırken yitirdiklerini yüceltiyor. Geleneksel yaratımların "aynılık" dogmasını, tekrarlandıkça yakalanan "farklılık" düşüncesiyle yıkıyor. Rastlantıların ve daha önemlisi kazaların yaratıma katkılarını arzulayan koreografik süreç, aynı zamanda devinimin dinginliğine, duraklama anlarına, tereddüde ve çekincelere de alan açıyor. Yapıta soluk veren gösterimciler, Müge Yetişmen ve Zerçin Sönmez. Onlar da bedenlerinin her devinimle karşı karşıya gelişlerinin yeni bir anlatı ürettiğinin farkındalar. Yapıtın, kendi “şimdi”sini yazma özgürlüğünü de ona teslim edebiliyorlar.
Böylece dansçılar eskisi gibi hareketi aşmak ve ona sahip olmak durumunda değil. Tersine, hareket dolayımıyla kendisine gelen tüm hayaletleri gönüllü bir perili ev gibi içine alıyorlar.
koreografi: Handan Ergiydiren Özer
dansçılar: Müge Yetişmen - Zerçin Sönmez
müzik: Zafer Aracagök
Bedirhan Dehmen (BGST) - Safak Uysal [laboratuar]
"Günesli Pazartesi"
Güneşli Pazartesi, erkekler arası dostluğu temel alan bir fiziksel tiyatro. İki dostun birbirine müdahale sınırı nerede başlar, nerede biter? Kahramanlıklar ve fedakarlıkların ötesinde, dostluğu tayin eden nedir? Dostluğa sığmadığı düşünülen duygu, düşünce ve eylemler nasıl gizlenir, nasıl dışa vurur? Ortalama bir erkek, hayatına tanımlanmış "erkek" figürleri arasından nasıl sıyrılır da, bir başkasına eşlik eder? Hepsinden önemlisi: dert ortaklığı ne zaman kusarcasına bir iç boşaltma eylemi ve bunun beraberinde gelen eylemsizlik halinden başkalaşır da, farklı var olma biçimlerine işaret eden bir paylaşıma dönüşür?
Ortalama erkeğin dostlukları üzerine; toplumun arkadaşlıkları nasıl değerlendirdiği ve bizim dostlarımızı neyle ölçüp biçtiğimiz üzerine; aynı cevaplar değil ama aynı soruların peşinden koşmak üzere bir eser, Güneşli Pazartesi...
Yaratıcı ve sahneleyenler: Bedirhan Dehmen (BGST), Şafak Uysal [laboratuar]
Ses ve video: Doğuş Bitecik
Tarih : 21 Mart Salı
Saat : 20:00
Tam: 20 YTL İndirimli: 16 YTL
Biletler : www.biletix.com adresinde
Tel :0 212 244 44 99
*****************************************
Naz Erayda’dan bir yalnızlık, paranoya ve ölüm hikayesi
"Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse, Sevim Burak'ın ve "Yanık Saraylar" adlı kitabındaki öykülerinin düşündürdüğü kavram / çağrışım / durumları kurgulamaya çalışarak başladı. Yalnızlık, paranoya, ölüm, azınlık olma hali üzerine kurgulanmış hareket, ses, söz, ışık, görüntü ve oyun parçalarından oluşuyor.
Tıpkı Sevim Burak metinleri gibi, her an her şeye dönüşebilen parçalanmış bir sahne diliyle, eşyaların kişileştiği, kişilerin eşyalaştığı, farklı bir zaman kavramının hüküm sürdüğü, tekrarlar yoluyla bir tedirginliğin yaratıldığı, hatıraların hayalet kavramlar olarak etrafta dolandığı, anlamla biçimin çeşitli birlikteliklerinin araştırıldığı bir oyun.
Sevim Burak metinleri okuyana boş alanlar yaratıyor. Hayal kurmaya, zihinsel oyunlara, farklı okumalara açık alanlar. Hemen ele geçen ve okuyanı tatmin eden yüzeysel bir katmanın varolmaması, okuyanı ister istemez daha derin katmanlara yönlendiriyor. Metinlerde neler olup bittiğine dair tahminler üretmeye başladıktan bir süre sonra farkediyorsunuz ki, hepsi mümkün. Sevim Burak, dilin ifade olasılıklarının birlikte varolduğu bir dünya kurarak, ruhunun çelişkilerinin şaşırtıcı bir karşılığını oluşturmuş.
Onun metinleri, kendiyle ilgili hesaplaşmalarını, henüz hesaplaşma sürecindeyken, tüm çözülmemişliğiyle paylaşmaya cesaret eden bir yazarın, sezgisel zenginlik ve derinlik barındıran, gerçek anlamda çok katmanlı metinleri.
Sevim Burak karmaşık bir yazar. Karmaşık olmaya çalıştığı için değil, tam tersine dürüst ve içten olmanın yollarını aradığı için karmaşık. Etrafını çevreleyen dünyanın kendi ruhunda yarattığı etkileri şaşkınlık ve merak içinde anlamaya çalıştığı için; anlar gibi olduklarını, daha önce kullanılmış klişelere benzeterek anlatmaya değil, daha önce kullanılmamış ifade biçimleriyle yeniden tanımlamaya çalıştığı için karmaşık.
Ve tam da bu yüzden çok gerçek.
Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse” 22 Mart Perşembe günü izleyici karşısına çıkacak ve 23-24 Mart tarihlerinde tekrar sahnelenecek.
Sevim Burak'ın "Yanık Saraylar" adlı kitabından uyarlayan, tasarlayan ve yöneten: Naz Erayda
Oyuncular: Derya Alabora, Mustafa Avkıran, Övül Avkıran, Güneş Berberoğlu, Gülbin Yeşil
Dramaturji: Kerem Kurdoğlu, Aslı Mertan, Naz Erayda
Müzik: Ayşe Tütüncü
Teknik Danışman: Kerem Kurdoğlu
Çoklu Ortam Danışmanı: Doğan Sarıgüzel
Basılı Malzeme Tasarımı: Vahit Tuna
Basılı Malzeme Fotoğrafları: Fethi İzan
Tarih : 22 Mart Perşembe / 23 Mart Cuma
Saat : 20:00
Tarih : 24 Mart Cumartesi
Saat : 15:00
Tam: 20 YTL İndirimli: 16 YTL
Biletler : www.biletix.com adresinde
Tel :0 212 244 44 99
****************************
GELECEK HAFTA
Şahika Tekand’ın Oidipus Üçlemesi’nin sonuncu oyunu garajistanbul’da
Evridike’nin Çığlığı, Şahika Tekand’ın başta “Antigone” (Sophocles) ve başka çeşitli metinlerden esinlenerek yazıp yönettiği ve Studio Oyuncuları tarafından birincisi Oidipus Nerede (2002) ,ikincisi Oidipus Sürgünde(2004) olan “Oidipus Üçlemesi ”nin sonuncu oyunu olarak sahnelenmektedir. “Ötekinin hakları”, “ifade, inanç ve düşünce özgürlüğü”, “hukukun adil uygulanışı”, “savaş” gibi kavramlar öne çıkarılarak tasarlanan Evridike’nin Çığlığı’nda ana aksiyon, birbirini izleyen, sınırlı sayıda hareketten oluşan bir hareket dizgesinin zorlayıcı bir düzen içinde gerçekleştirilmesi ile oluşan bir matris üzerine oturtulmuştur. Evridike’nin Çığlığı 29 – 30 Mart tarihlerinde garajistanbul’da sahnelenecek.
Bu matris, Antigone’nin, haksız bir iç savaş sonucunda iki erkek kardeşinin birbirini
öldürmesi ve bu haksız kardeş savaşı sayesinde devlet yönetimini ele geçiren Kreon tarafından hain ilan edilerek mezar hakkı elinden alınan kardeşini, insan onuruna yakışır şekilde gömmesi ile ortaya çıkan, var olan yasalar ve etik ilkeler çatışması içinde tutum almaya zorlanan bireylerin, cevaplamaları ve çözüme varmaları gereken ana soruyu, sahne üzerinde performansın ana öyküsü ve asal aksiyonu haline getirmektedir.
Oyuncu hareketleriyle sahne üzerinde tam da şimdiki zamanda gerçekleştirilen bir oyunun(game) yapısını oluşturan bu matris, Antigone’nin gerçekleştirdiği eylem konusunda ve “azınlık”,”muhalif olan” “öteki”nin hakları ile ilgili tavır belirtmekle yükümlü çoğunluğun maruz bırakıldığı yargı ve karar sürecini, hem sahne hem de seyir yeri açısından fiilen o anda gerçekleşmekte olan gerçek ve zorunlu bir değişim sürecinin parçası haline getirmektedir.
Studio Oyuncuları hakkında
STUDIO OYUNCULARI, 1988'de Şahika Tekand ve Esat Tekand tarafından oluşturulan Oyunculuk ve Sanat Stüdyosu'nun gösteri topluluğu olarak kuruldu. 1990 yılında profesyonel nitelik kazanan topluluk, gösterilerini yapılan stüdyo çalışmaları temelinde gerçekleştirmektedir.
Gösteri sanatlarında, özellikle de oyunculuk sanatında 'çağdaş olan'ın araştırılması ve uygulanması ilkesi ile yola çıkan topluluk bu güne kadar, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 24. Mot Uluslarası tiyatro Festivali, Balkan Young Theatre Festival, Mladi Levi International Theatre Festival (Slovenya/Ljubliana), 6. Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali, 11. Uluslarası Antik Yunan Draması Buluşması, Japonya Shizuoka Tiyatro Festivali, Brüksel Güzel Sanatlar Merkezi, EX PONTO Festivali, 4. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları, Toga 2006 Yaz Festivali (Japonya), Saraybosna – MESS Uluslararası Tiyatro Festivali’ nde sahne aldı.
Yazan/Yöneten: Şahika Tekand
Dekor Tasarımı: Esat Tekand
Işık Tasarımı: Şahika Tekand
Yönetmen Asistanları : Özlem Özhabeş, Ayşegül Cengiz Akman,Verda Habif, Nilgün Kurtar, Ulushan Ulusman, Tulu Ülgen
Oyuncular: Cem Bender, Şerif Erol, Arda Kurşunoğlu, Ridade Tuncel Sarıcan, Şahika Tekand, Ulushan Ulusman
Koro: Gizem Bilgen, Faik Ergin, Deniz Karaoğlu, Umut Kırcalı, Zeynep Papuççuoğlu, Ahmet Sarıcan, Korhan Soydan
Işık masasındaki oyuncular: Ayşegül Cengiz Akman, Nilgün Kurtar
Tarih : 29 Mart Perşembe / 30 Mart Cuma
Saat : 20:00
Tarih : 31 Mart Cumartesi
Saat : 15:00
Biletler : www.biletix.com adresinde
Tel :0 212 244 44 99
Bülten Bilgi için: - Zarakol İletişim Hizmetleri – 0212 217 29 99
Önder Kiremitçi – onder@zarakol.com.tr