Dünya Commedia dell'Arte Günü'nün Bu Yılki Ev Sahibi İstanbul...
Her yılın 25 Şubat günü “European Cultural Association-Avrupa Kültür Derneği” aracılığıyla kutlanmakta olan “Dünya Commedia dell'Arte Günü”nün bu yılki ev sahibi İstanbul olarak seçildi.
Kutlamaların merkezi Bologna (İtalya), Torino (İtalya), Malaga (İspanya) kentlerinden sonra bu yıl İstanbul oldu ve 25 Şubat günü, başta İstanbul olmak üzere Avrupa, Amerika, Orta ve Uzak Doğu dâhil olmak üzere dünyanın ulaşılır her yerinde Commedia dell’Arte ile ilgili gösteriler ve tanıtımlarla kutlandı.
2010 yılında Dario Fo, 2011 yılında Roberto Tessari, 2012 yılında Miguel Romero Esteo tarafından kaleme alınan bildirilere bu yıl Türk Tiyatro Eleştirmeni Üstün Akmen’in mesajı eklendi.
Üstün Akmen’in “2013-Dünya Commedia Dell’Arte Günü” bildirisi şöyle:
25 Şubat Uluslararası Commedia dell’Arte Günü’nün 4. yıldönümünü kutlarken İtalyan Kültür ve Sanat Birliği (SAT) bir ileti hazırlamamı isteyerek onurlandırdı beni. Bu vesileyle, İtalya’da doğan, ama günümüzde bütün dünyaya yayılmış olan Commedia dell’Arte geleneğini tanıtmak amacıyla tiyatrocu dostlara, dünyadaki tüm tiyatroseverlere sesleniyorum.
Bu halk olayının, anadili farklı insanların konuştukları teatral dili bulmalarını sağlayan yol olduğunda da ayrı bir gerçek payı vardır.
25 Şubat Uluslararası Dünya Commedia dell'Arte Günü'nün bu yılki ev sahibinin İstanbul olması da bence bir rastlantı sayılmamalıdır. Nedenine gelince, açık alanda halkın ortasında oynanan geleneksel Türk halk tiyatrosu olan “ortaoyunu” kökleri de mimuslara ve commedia dell’Arte oyunlarına uzanmaktadır. Commedia dell’Arte ile Ortaoyunu arasındaki kişiler, konular, kurgu benzerlikleri şaşırtıcıdır.
Batılı incelemeciler Commedia dell’Arte’nin geleneksel Türk tiyatrosu üzerindeki etkisi üzerinde durmuş; bu etkinin kaynağını Türklerin Venedik ve Cenevizlilerle uzun süren ilişkilerine bağlamışlardır. Arlecchino, Pantalone, Scaramuccia, Colombina’nın sırasıyla Pişekâr, Kavuklu, Sevgili (Çelebi) ve Zenne tiplerine benzemeleri hiç kuşkusuz tesadüf değildir. Gerçekten de iki gelenek arasındaki yakınlığı Pişekâr’ın kullandığı pastav/şakşak ile Arlecchino’nun tahta sopası (battocio) arasındaki benzerlik de desteklemektedir.
Şenliğin bireyi değil topluluğu eksene aldığını, böylece topluluğun diğer bireyleriyle, samimi ve köklü ilişkiler kurarak varolma ve paylaşma sevincini hayata geçirme imkânı yarattığı kanısındayım.
Şenlik anlayışında olduğu gibi, Commedia dell’Arte dünyasında da her an her şeyin olabileceği, sınırların kalktığı, her türlü aşırılığın, abartının mümkün olduğu, gülünç ve korkunçluk karşıtlığının bir arada olduğu grotesk bir zemin vardır.
2013-Uluslararası Dünya Commedia dell’Arte Günü, şenlik havası içinde tiyatroculara, tiyatroseverlere kutlu olsun.