İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Sanatçılar

Cengiz Özek’e Polonya’dan Ödül, İsrail’den Ceza!

Mayıs ayında gerçekleşen 12. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali’nin ardından yurtdışı turneleri gerçekleştiren Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu Ekim ayında gerçekleştirdiği turnelerde Varşova ve Jerusalem’de sahne aldı.
Cengiz Özek’e Polonya’dan özel ödül:
Kültür Mirasımız Karagöz’ün ulusal ve uluslararası arenada başarıyla tanıtımını üstlenen Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu 15-25 Ekim 2009 tarihleri arasında Polonya Varşova’da gerçekleşen 4. Uluslararası Kukla ve Animasyon  Film Festivali’nde (International Festival of Puppet Theatre and Animated Film for Adults) “Büyülü Ağaç” oyunuyla Varşova’da sahne aldı. Festivalin ana teması bu yıl kuklaların insanlara değin hikayeler anlatmalarından hareketle “Puppet is a human, too” “Kukla da insandır” olarak belirlenmişti.  Cengiz Özek’e festivalde “Expression of Life by the Puppet” Yaşam Boyu en iyi kuklacı özel ödülü verildi.
Cengiz Özek’e İsrail’den Ceza!
Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu 22 Ekim-4 Kasım 2009 tarihleri arasında Filistin’de öncelikli olarak Filistinli çocuk ve gençlerin sanatla buluşmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen  16. Uluslararası Kukla Festivali’nde (The Sixteenth International Puppet Festival) de “Büyülü Ağaç” adlı oyunuyla sahne aldı ve festivalde bir atölye çalışması da gerçekleştirdi. 1984 yılında kurulan Filistin Ulusal Tiyatrosu (The Palestinian National Theater) organizasyonu olan festivalde uluslararası ve ulusal kukla toplulukları sahne aldı.
Ancak başarıyla geçen festivalin dönüşünde İsrailli görevliler tarafından havaalanında maruz kaldığı kötü muamele yüzünden Cengiz Özek ve asistanı Stefan Carelius zor anlar geçirdiler. Ülkemizi dünyanın dört bir yanında uzun yıllardan bu yana temsil eden Cengiz Özek’in gördüğü son derece yakışıksız ve çirkin muameleyi kendi ağzından aktarıyoruz:
Cengiz Özek İsrail’de yaşadıklarını anlatıyor:
 
22 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında Jerusalem’de, Palestinian National Theatre (Filistin Ulusal Tiyatrosu) tarafından organize edilen 16. Uluslararası Kukla Festivaline gösteri yapmak ve gölge oyunu üzerine atölye oluşturmak üzerine davet edildik. Bilindiği gibi geleneksel Türk tiyatrosu "Karagöz"'ün Küzey Afrika ve Balkanlardaki kuklayı yeniden yönlendirdiği bütün kukla araştırmacıların tarafından kabul edilmektedir. Bu nedenden dolayı orada açtığımız gölge atölyesi ayrıca büyük önem taşınmaktaydı ve katılımcıların yoğun ilgi ve coşkusu bizi çok heyecanlandırdı. Hatta bu çalışmalarının bir ürünü olacak yeni oyun Uluslararası İstanbul Kukla Festivalinin konuğu olarak dünya prömiyerini yapacak. Buraya kadar büyük sanatsal heyecanla sürdürdüğümüz çalışmalar İsrail polisinin ya da askerinin şahsıma havaalanında yaptığı saygısız davranışlar gölge düşürdü. Kısaca rahatsız olduğum bu davranışın sizlere anlatırken İsrail hükümetini de kınamak istiyorum.
Bilindiği gibi Jerusalem'e gitmek için İstanbul İsrail Başkonsolosluğundan vize almamız gerekiyor. Ben de öyle yaptım ve İsrail Tel Aviv havaalanına indiğimizde vize polislerinin sert tutumuyla karşılaştım. Buna neden öncelikle Palestinian National Theatre'daki oyunlarım ve bundan 5/6 yıl önce gittiğim Pakistan'daki bir uluslararası festival için aldığım vize idi ve neden buralara gittiğim soruldu. Ben de kuklacı olduğumu ve bir süre yere davet edildiğim belirttim. Pasaport polisinin bir kaç uzun telefon konuşmasından sonra içeriye giriş vizesi verildi. Her şey bitti diye düşünürken bu sefer başka sivil polisler incelemeye tabi tuttu. Neyse bu aşamayı da geçtik. Artık rahat rahat çalışmalarımızı gerçekleştirebilirdik.
Festival bitiminde tekrar Türkiye'ye dönme zamanı geldi. Normalde havaalanına 2 saat önce gidilir. Fakat bize festival yetkilileri tarafından dendi ki siz 3 saat öncesinden orada olun. Buna anlam veremedik ama söyleneni yaptık. Havaalanına vardığımızda bir asker bizi durdurdu çünkü bizi getiren şoför Filistin asıllı İsrail vatandaşı ve kuklacı idi. Asker bu durumdan rahatsız olup bavullarımızı açmamızı istedi. Bize ne iş yaptığımızı sordu, biz de "kuklacıyız" diye cevap verdik ve kuklaları görmek istedi. Ben de Karagöz figürlerini gösterdim. Bunlar ne biçim kukla, nasıl hareket ediyor diye sordu. Bende kendisine oyun broşürlerimizden verdim. Asker sert bir tavırla "ok, gidin" dedi. Biraz komik geldi bu davranış. Neyse...
Havaalanın içine girdik, güvenlik kontrolünden geçmek üzere sırada bekliyorduk ki o sırada bir sivil polis yanımıza yaklaştı ve pasaportumuzu istedi. Oyunda bana asistanlık yapan kişi Türkiye'de yaşayan Norveç vatandaşı ile ikimizi kuyruktan çıkartarak sorgu alanına götürdüler. Her ikimizi de ikişer sivil polis sorguya çekmeye başladı. "Neden birlikte çalışıyorsunuz?" "Neden buraya Varşova’dan geldiniz?" "Neden Tunus'a, Pakistan'a, Dubai'ye gittiniz?" "Neden sizi çağırıyorlar?" "Bana kuklacı olduğunu ispatla!" "Neden sizi kukla festivallerine çağırıyorlar? Başkası yok mu? Kuklalarını göreyim! Bunlar ne biçim kukla!" ve yarım saat bu ve benzeri sorulara cevap vermek zorunda bırakıldık. Ve ikimizden gelen cevapları zaman zaman polisler bir araya gelerek aralarında tartışıyorlardı.
Kendilerine kuklacı olduğumu ve dünyanın bir sürü festivaline davet edildiğini, sadece Pakistan ve Tunus değil, İspanya, Fransa, Almanya, Amerika, İtalya gibi bir çok ülkeye defalarca gösteri yapmaya gittiğimi ayrıca İstanbul'da Uluslararası İstanbul Kukla Festivali genel sanat yönetmeni olduğumu ve bu festivale de İsrail'den bir çok kuklacının gösteri yapmak üzere katıldığını belirttim ama karşımdaki insan bir türlü ikna olmuyordu ve bana internete girip "seni araştıracağım, bu söylediklerin doğru çıkmazsa..." gibilerinden gözdağı verdi. Bende OK dedim, Cengiz Özek diye yazın google'da hakkımdan açılan 17 milyon küsür sayfasından etkilenmiş olacaklar ki sorguya ara verdiler. Fakat bu sefer bizi bir çok makinenin olduğu bir odaya aldılar. Bu odada bizi tamamen soyup üzerimize aradılar. Ayrıca bavullarımızın içindeki bütün eşyaları tek tek çıkarıp, hatta aldığım hediyeler dahil olmak üzere her şeyi, ama her şeyi tek tek toz makinesinden geçirdiler ve yine bir sivil polis içeriye gelerek kuklaları görmek istedi ve bizim kuklalarımızın (karagöz figürlerinin) üzerine garip bir tartışma başladı... "bunlar kukla değil, siluet" vb söylemlerle sanırım sadece bizi kızdırmak istedi. Bütün bu aramalar sonunda hiç bir şey bulamadılar ama tedbir olsun diye Norveç vatandaşı olan asistanımın cep telefonunu, sırt çantasını ve laptopunu elinden aldılar ve her birini ayrı ayrı paketleyerek uçağın altına yolladılar.
Yani bir saat boyunca pasaportlarımızı elimizden alarak bir terörist gibi sorguya çekip sanatımızla dalga geçtiler. Sanıyorum bu yapılanlar sadece Filistin asıllı İsrail vatandaşlarının davetini kabul ederek festivale katılmamız ve verdiğimiz atölye çalışmasından dolayı idi. Dünyada bir çok ödül almış ve Türk tiyatrosu üzerine bir çok araştırmalar yapıp ve konferanslar veren tiyatromuza bu yapılanlar affedilir nitelikte değildir. Bunu şiddetle kınıyor ve İsrail hükümetinin şahsımdan ve tiyatromuzdan özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum.
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Sanatçılar arşivinden

Kategorinin tümü

Sanatçılar

Fransız tiyatro adamı Jean-Luc Lagarce'ın 2 eseri Türkçe'ye çevrildi

Son yılların adından en çok söz ettiren, en çok ses getiren çağdaş oyun yazarlarından Fransız tiyatro adamı Jean-Luc Lagarce, öne çıkan iki oyunu, “Evdeydim ve Yağmurun Gelmesini Bekliyordum” ve “Alt Tarafı Dünyanın Sonu” ile Türk okuru ve izleyicisiyle buluşuyor.

Sanatçılar

Haldun Dormen'den Kürtçe tiyatro açılımı

Dormen, ilk önce Diyarbakır Büyükşehir Tiyatrosu'nda Kültür Daire Başkanı Muharrem Cebe, Kültür ve Turizm Müdürü Cevahir Sadak ve Diyarbakır Büyükşehir Tiyatrosu (DBŞT) Koordinatörü Rüknettin Gün ile görüştü.

Sanatçılar

Yalçın Menteş'ten tuhaf espri

Ünlü tiyatrocu Yalçın Menteş, sahnedeki sözleriyle salonda buz gibi hava estirdi. Tiyatro oyunundaki esprisi tepki çekti.

Sanatçılar

Yeşim Özsoy Gülan Eserleriyle Fransa ve Almanya'da!

Oyun yazarı ve yönetmen Yeşim Özsoy Gülan; Afife Tiyatro Ödülü aldığı oyunu “Aksak İstanbul Hikayeleri” ve Wiesbaden Devlet Tiyatroları için yazdığı yeni oyunu “Türkiye-Almanya 0-0” ile Kasım 2009 - Ocak 2010 tarihleri arasında Fransa ve Almanya’nın önemli merkezlerinde seyirciyle buluşacak.