5. Uluslararası İstanbul Opera Festivali Sona Erdi
VE 5. ULUSLARARASI İSTANBUL OPERA FESTİVALİ SONA ERDİ
Her sene izleyici kitlesinde gözle görülür bir artış sergileyen İstanbul Opera Festivali; bu sene de 3 / 17 Haziran 2014 tarihleri arasında, birbirinden büyüleyici gösterimlerle izleyicisinin hem gözünü, hem kulağını doyurdu.
Festival gösterimleri için tercih edilen salonlar, izleyici kapasitesi oldukça fazla mekanlar olmasına rağmen neredeyse hiç boş yer yoktu. Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi ve Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’ne ilk kez bu festival aracılığıyla gittim. Oldukça görkemli, ihtişamlı salonlar.. Hatta Zorlu Center PSM’de önümüzdeki zamanlarda dünyaca ünlü performanslar da konuk olarak sahne alacaklarmış. Benden söylemesi..
Festival; 3 Haziran’da Verdi’nin Attila’sıyla başlayıp, 17 Haziran akşamı dünyaca ünlü Rus bariton Dmitri Hvorostovsky ve tanınmış soprano Ana Maria Martinez’ in solistliğini yaptığı muhteşem bir gala gecesi konseri ile sonra erdi.
3 Haziran 2014 saat:20.00
Zorlu Center PSM
Müzik : Giuseppe VERDI
Libretto: Temistocle Solera
Ankara Devlet Opera ve Balesi
ATTİLA
6 Haziran 2014 saat:20.00
Zorlu Center PSM
Gioacchino ROSSINI
Libretto: Cesare Della VALLE
İstanbul Devlet Opera ve Balesi
FATİH SULTAN MEHMET
Mehteran takımının operaya renk verdiği eşsiz bir sahne.. Ve Bizans kalesinden içeri beyaz atının üzerinde tüm ihtişamıyla giren Fatih Sultan Mehmet..
Kelimenin tam manasıyla görsel bir şölendi.
Kıyafetler ve dekor tartışılmaz; büyük emek harcanmış, inanılmaz titizlenilmiş. Ama deymiş yani..
9-10 Haziran 2014 saat:20.00
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Bahçesi
Wolfgang Amadeus MOZART
Libretto: Gottlieb Stephanie
Samsun Devlet Opera ve Balesi
SARAYDAN KIZ KAÇIRMA
13 Haziran 2014 saat:20.00
Bakırköy Leyla Gencer Opera Sahnesi
M.TULEBAYEV
Libretto: Kajim Jumaliyeva - Sara Tastanbekova
Samsun Devlet Opera ve Balesi
BİRJAN VE SARA
14 Haziran 2014 saat:20.00
Kadıköy Süreyya Operası
Christoph Willibald Von Gluck
Libretto: Louis Hurtaut Dancourt
Salzburg Devlet Operası
BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA
Diyalogları Almanca, Aryaları Fransızca olan müthiş bir görsel ve işitsel şölen..
Hikaye biraz kısaltılmış olsa da, kostümler ve dekor yine göz alıcı idi..
Prenses Raziye ile Prens Ali’nin aşkı; tüm zorluklara, imkansızlıklara ve hatta yollarına türlü engeller koyan kadere rağmen; yılmadan, usanmadan birbirlerine kavuşacakları gün için yaşayan ve bekleyen aşık bir çiftin hikayesi..
Küçük oyunlar barındıran hikaye, şu soruyu sorduruyor ister istemez insana:
Dünya üzerinde, erkeğinin sevgisini ve sadakatini test etmeyecek, tek bir kadın dahi var mıdır acaba..?
15-16 Haziran 2014 saat:20.00
Bakırköy Leyla Gencer Opera Sahnesi
Cemal Reşit REY
Libretto: Ekrem Reşit Rey
Mersin Devlet Opera ve Balesi Orkestra, Koro ve Balesi
LÜKÜS HAYAT
Daha önce oyunu kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum, 5-6-7 ... Buna rağmen ben de büyük bir şevkle gittim izlemeye..
Değişik bir yorum, farklı bir tarz olur belki diye düşünmüştüm ama oyuncular opera/bale sanatçıları da olsa, izleyiciler opera ve festival izleyicisi dahi olsa; o kült var ya Sevgili Zihni GÖKTAY'ın oturttuğu, o hiç değişmiyor işte.. En çok da "Ah Berelim" şarkısında, tabiri caizse azmayan bir izleyici kitlesi görmedim ben şimdiye kadar...
1933’ten bu yana tadı, tazeliği ilk günki gibi olan ve artık efsaneleşmiş bir oyunu sahneye koyanlarda da ufak da olsa dil sürçmesi olacaktır elbette; hani o kadarı kadı kızında bile mevcut derler ya.. Yılların emeğine saygıdan, heyecanlanmamaları mümkün değildi zaten.. Final neredeyse tüm oyunlarda izlediğim gibi; balkon dahil herkes ayakta ve dakikalarca ayakta alkışlanan bir ekip…
Kimsenin gücüne gitmesin, her birinin yeri ayrı ama benim favorim Zeynep karakterini sahneleyen R.Neslihan ULAŞ idi. Kadını izlerken bir an kucaklayıp yanaklarını öpmek geldi içimden.. Bu ne içtenlik, bu ne rolün hakkını vermektir. Helal olsun.
Oyunu daha önce izleyenlerin ister istemez anıları canlanmıştır. Bende olduğu gibi..
Bir keresinde hiç unutmam; Unkapanı Reşat Nuri Sahnesi'nde oynanıyor oyun, biletlerimizi önceden almışız ki çok iyi etmişiz, yine erkenden tükenmişti çünkü..
Neyse, neredeyse 10 kişi varız. Dışarıda bir kar var, don, tipi, artarak devam ediyor. Kimin umurunda, kim takar dışarıyı; eve bir şekilde gidilir, içeride Zihni GÖKTAY'lı "Lüküs Hayat" var...
Seyirci inanılmazdı. O, "Ah Berelim" i 4/5 kez tekrarlattıran alkışlar ve hem sahnede gülme krizi geçiren sanatçılar, hem de salondaki neşeli ortam, inanın paha biçilmezdi. Zihni Bey'in "Aaa, siz dışarının halini görmediniz galiba, anlaşılan bu gece hepimiz buradayız" diye patlattığı espri hala kulaklarımda..
Sen çok yaşa Zihni Baba.. Senle yüz kez de izlerim bu oyunu, bin kez de..
Ve Muhteşem Final Gecesi..
GALA KONSERİ
17 Haziran 2014 saat:20.00
Zorlu Center PSM
Orkestra Şefi: Constantine Orbelian
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası
Solistler : Bariton Dmitri Hvorostovsky- Soprano Ana Maria Martinez
Salon mükemmel, atmosfer müthiş, orkestra nefes kesici.. Ama her şey bir tarafa; hem orkestrayı, hem sanatçıları, diğer yandan da seyirciyi bu kadar güzel yöneten bir orkestra şefi, şahsen ben ilk kez görüyorum. Hayran olmamak elde değil..
Tabii orkestranın çaldığı ilk parçadan sonra dünyaca ünlü Rus bariton sahne alıyor. Sahnede kendisini izlerken cesur, asil bir şovalye, bir centilmen savaşçı görüyorsunuz birden.. Sonra bir an romantik bir aşık, beyaz saçlı prens.. Hem mütevazi, biraz da esprili.. Sesine diyecek yok; boşuna mı dünyaca ünlü olmuş dedirtiyor. Bu beyaz saçlı delikanlı sanki sırf sahne için yaratılmış gibiydi.
Sonra kir kuğu edasıyla zarif ve narin Ana Maria sahne aldığındaysa; ben artık zaman-mekan kavramını birbirine karıştırmış vaziyette, af buyurun, ağzı açık, hayranlıkla izledim ve dinledim.
Carmen’den La Traviata’ya, Sevil Berberi’nden Prens Igor’a, Rusalka, Rigoletto.. derken birçok tanınmış eserin, orkestra ve solistler tarafından dönüşümlü olarak seslendirildiği ruh okşayan bir gala konseri ve yakışan bir final ile büyüleyici bir festivali daha geride bıraktık.
Ana sponsor olan Denizbank’a ve Bersay İletişim'e böyle güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları ve ilgi-alakalarından dolayı sonsuz teşekkürler..
Deniz ZENGİN