| Konservatuar Hazırlık Kursu  | Çocuklar İçin Tiyatro Kursu  | Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Mutlu Çocuklar Ülkesi (Çocuk Oyunu)
Nebi Can Köksal




MUTLU ÇOCUKLAR ÜLKESİ
(İki Perdelik Çocuk Oyunu)


Yazan:
Nebi Can Köksal






TİYATRO OYUNU
MUTLU ÇOCUKLAR ÜLKESİ
KARAKTERLER

Kahraman: Kitaplardan hoşlanmayan, 13 yaşında küçük bir çocuk. Kırmızı pijamalı.

Babası: Oğluna kitap alan, teşvik edici bir baba, 30’lu yaşlarında, günlük kıyafetli.

Renkli Televizyon: Görevi çocukları kandırarak evlerinden ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ne getirmek olan bir televizyon.

Gözlüklü Çocuk: Mavi pijamalı, erkek.

Şişman Çocuk: Yeşil pijamalı, erkek.

Kız Çocuğu: Sarı pijamalı, kız.

Uzun Çocuk: Siyah pijamalı, erkek. Bütün çocuklar kahraman’la aynı yaşlarda.

Cesur Kitap: Televizyonlardan kaçan, firari, asi, ara sıra kaçırılan çocukları kurtarmaya çalışan bir kitap, erkek. O bir bağımsızlık savaşları tarihi kitabı.

Bakıcı Televizyon 1 Ve 2: Görevleri kaçırılan çocukları kandırmak, televizyon izletmek olan televizyonlar.

Şair Kitap: Bir Şiir Antolojisi Kitabı.

Yasa Kitabı: Bir Hukuk Kitabı.

İnançlı Kitap: Bir Dinler Tarihi Kitabı.

Şüpheci Kitap: Bir Felsefe Kitabı.

Bilge Kitap: Televizyon Kralı için yeni nesil televizyon’u yaratan bir mucit.

Yeni Nesil Televizyon: Bilge Kitabın Televizyon Kralı’na karşı yarattığı iyi yürekli bir televizyon.

Televizyon Kralı: ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ndeki ilk televizyon, televizyonların lideri, bu yeri ‘Televizyon Dünyası’ yapmaya çalışıyor.

Muhafız Televizyonlar: Televizyon Kralı’nı korumak, nöbet tutmak gibi görevleri olan televizyonlar.

Asker Televizyonlar: Görevleri yasak kitapları yakalamak, Televizyon Kralı’nın emirlerini yerine getirmek olan televizyonlar.

Gardiyan Televizyon: Görevi yasaklı kitapları dev sobada yakmak olan acımasız bir televizyon.

Deli Matbaacı: Eskiden kitap basan, Televizyon Kralı’nın matbaasını yakmasıyla aklını kaçıran şişman, genç bir adam. Mavi, askılı bir tulum giyiyor.

Yaşlı Yazar: ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’nin yaratıcısı.

Erkek Karga Ve Dişi Karga: Ana sinyal merkezinde yaşayan, yuvaları olan, siyah birer karga.

Teknisyen Televizyon 1 Ve 2: Görevleri elektrik üretimini denetlemek, kontrol etmek olan birer televizyon.

Ak Sıçan: Görevi televizyonlar için elektrik kabloları döşemek olan beyaz tüylü bir fare.






1. PERDE
1. SAHNE

(Kahraman’ın odası. Sahne sağ kanatta açık bir kapı. Yanında duvara dayalı bir yatak, onun da yanında bir çalışma masası, üstünde birkaç kitap, bir kalemlik, önünde bir iskemle, iskemlenin dibinde bir okul çantası, duvarda kancaya asılı bir okul önlüğü. Kahraman kırmızı pijamasıyla açık kapıdan odasına girer.)

KAHRAMAN

(Sahne gerisindeki Babası’na, kapıdan tarafa seslenir.) Biraz daha televizyon izleyemez miyim, baba? (Kahraman yatağın kenarına gelir ve yatağa oturur.)

BABA

(Sahne gerisinden, kapıdan taraftan seslenir.) Olmaz. Bundan böyle yatmadan önce televizyon izlemek yok.

KAHRAMAN

Neden? (Kahraman yatağın içine girer, üstüne örtüsünü çeker, oturur vaziyettedir.)

BABA

(Sesi yaklaşarak) Yok diyorum o kadar. (Babası odaya girer, yatağın başına gelir, etrafa bakınır.) Al bakalım. (Babası elindeki hediye paketini Kahraman’a uzatır.)

KAHRAMAN

O ne? (El çırpar, paketi eline alır ve açarken, sevinçle) Umarım güzel bir şeydir. (Paketi açar, paketten bir kitap çıkar, eski yıpranmış ikinci el bir kitap, Kahraman kitabı eline alır. Sağına soluna bakar.) Bu ne baba?

BABA

Kitap. Bundan böyle yatmadan önce kitap okuyacaksın.

KAHRAMAN

Ne? Bu da nerden çıktı? Hem kim demiş?

BABA

(Kızgın.) Ben dedim. (Sakin.) Bak bu bir masal kitabı. Bu kitabı okuyup bitirince ondan bazı şeyler öğrenirsin.

KAHRAMAN

Ders gibi mi? Ders okulda olur baba. (Sayfalarını şöyle bir karıştırır.) Yoksa bizim öğretmen mi söyledi bu kitabı okumam gerektiğini sana?

BABA

(Kızgın.) Hayır! Saçmalama. Ben dedim, yani diyorum. (Sakin.) Bak, bu bir hikâye kitabı. İçinde de bir kahraman var.

KAHRAMAN

Benim adım da Kahraman.

BABA

Evet, ama buradaki kahraman başka?

KAHRAMAN

Nasıl başka?
BABA

Buradaki kahramanın başına bazı kötü olaylar geliyor. Sonra bu kahraman bu kötü olayları, bazen tek başına, bazen de bu macerada ona eşlik eden arkadaşlarının yardımıyla, bir bir aşıyor. Sonunda da başına gelen bu kötü olaylardan önemli bir ders çıkarıyor.

KAHRAMAN

Ne dersi çıkarıyor baba?

BABA

(Kızgın.) Onu da okursan öğrenirsin. (Sakin.) Haydi, oku bakalım.

KAHRAMAN

(Kahraman kitabın kapağını açar, sayfalarını hızla çevirir.) Kitap çok kalınmış baba. Ben bunu okuyamam. Belki televizyonda bu kitabın filmi vardır baba, haydi gidip bakalım. (Kahraman yataktan çıkmak için hareketlenir.)

BABA

(Kızgın.) Olmaz. (Kahraman yataktan çıkmaktan vazgeçer.)

KAHRAMAN

Neden ama?

BABA

(Kızgın.) Konu kapanmıştır. (Sırıtarak.) Numaracı seni. Televizyon izlemek yok. Şimdi aç kitabını, biraz oku, sonra da yat. Yarın okul var biliyorsun. (Baba odadan çıkar.)

KAHRAMAN

(Kendi kendine konuşur.) Televizyon izlemenin bana ne zararı var ki? Bak şu kitaba, hem kalın, hem eski, bakayım kaç sayfa. Of! 250 sayfa. Ben bunu okuyamam. Hayatta okuyamam. (Kitabı sahne aşağısına fırlatır.) Babam sorarsa (Düşünür.) okudum derim. Ne ders aldın derse (Düşünür.) unuttum derim. Tamam, yarın da yine televizyon izlerim. (Yatar vaziyet alır, örtüyü üstüne iyice çeker, uyur.)

(Sahne sol kanatta duvarda gökkuşağı renklerinde ışıklı bir kapı açılır. İçeriye bir Renkli Televizyon girer. Etrafı kolaçan eder. Oda kapısına gider ve dışarı bakar. Bir elinde küçük bir sepet vardır. Renkli Televizyon yatağında uyumakta olan Kahraman’ın yanına yürür, elinde tuttuğu küçük sepeti, Kahraman’ın ayaklarının ucuna, yatağın içine koyar; yatağın ayakucu tarafına eğilip saklanır.)

RENKLİ TELEVİZYON

(Kafasını yukarı kaldırır.) Hey, çocuk! (Saklanır.)

KAHRAMAN

Ha! O da ne?

RENKLİ TELEVİZYON

(Kafasını yukarı kaldırır.) Hey, çocuk! (Saklanır.)

KAHRAMAN

Kim o? (Yatağında doğrulur, küçük sepeti görür.) O ne? (Sepete yaklaşırken) Kim o? Baba sen misin? Anne? (Küçük Sepet’e ulaşır, eline alır ve yatağın başucuna geriler.) ikinci bir doğum günü hediyesi. (Küçük Sepet’in içine bakar.) Çikolata! (Ağzına bir tane atar.) Hım, çok güzel. (Küçük Sepet’e bir daha bakar.) Kola! (Kolayı alır içer, Küçük Sepet’e bir daha bakar.) Cips! (Uzanır birkaç tane ağzına atar.) Kim getirdi sizi? Babam mı, annem mi?

RENKLİ TELEVİZYON

(Başını uzatır.) Ben getirdim.

KAHRAMAN

(Korkuyla geriler.) Aa, sen kimsin?

RENKLİ TELEVİZYON

Ben senin arkadaşınım.

KAHRAMAN

Öyle misin? Sen nasıl bir şeysin öyle? Kafan aynı televizyona benziyor. Üstelik rengârenksin.

RENKLİ TELEVİZYON

Evet, öyleyim ve ben bir televizyonum.

KAHRAMAN

(Vurgulu söyler.) Konuşan bir televizyon. İlginç.

RENKLİ TELEVİZYON

Hem de senin arkadaşınım. Çikolatayı sevdin mi?

KAHRAMAN

Sevdim.

RENKLİ TELEVİZYON

Kolayı?

(Kahraman kafasını aşağı yukarı sallar.)

RENKLİ TELEVİZYON

Cipsleri de sevdin mi?

KAHRAMAN

Sevdim. Hem de çok!

RENKLİ TELEVİZYON

Başka şey ister misin? Dondurma, şeker, pasta?

KAHRAMAN

İstersem getirir misin?

RENKLİ TELEVİZYON

Benimle gel, hepsi orada!

KAHRAMAN

Orda mı? (Kahraman duvarda açılan kapıyı görür.) Orası neresi?

RENKLİ TELEVİZYON

Mutlu Çocuklar Ülkesi.


KAHRAMAN

Yok ya! (Düşünür.) Ama annem babam izin vermez. Gelemem.

RENKLİ TELEVİZYON

Hemen gidip geliriz.

KAHRAMAN

Uzun sürmez mi?

RENKLİ TELEVİZYON

Çabuk ol! Hemen gidip geliriz.

KAHRAMAN

(Kahraman yatağından çıkar, sahne sol kanattaki rengârenk ışıklı kapıya yürür, önünde durur, içeri bakar.) Nasıl gideceğiz oraya? Buradan mı?

RENKLİ TELEVZİYON

Evet.

KAHRAMAN

Bir şey olmaz değil mi?

RENKLİ TELEVİZYON

Hayır. (Renkli Televizyon arkasından Kahraman’ı iter. Kahraman ışıklı kapıdan geçer ve bağırır.)

KAHRAMAN

Ah! Ne o-lu-yor?

RENKLİ TELEVİZYON

(Kapının kenarında durur, Kahraman’ın odasına bakarak el sallar.) Eve güle güle! Okul yok, anne baba yok! (Slogan atar iki elini havaya kaldırarak) Yaşasın Televizyonlar! (Kapıdan geçer. Sahne kararır.)

SAHNE SONU






















1. PERDE
2. SAHNE

(Sahne sağ kanatta ekranına içe doğru kıvrılan beyaz bir sarmal yansıyan Büyük Televizyon. Her iki yanında Televizyonların Bayrağı: siyah üstüne ortasında beyaz bir daire, dairenin içinde de büyük TV harfleri, aşağı doğru sarkmaktadır. Sahne yukarı kanatta Birinci Fon Resmi: Bir Bakıcı Televizyon elindeki bir sepet çikolatayı bir Pijamalı Çocuğa verirken, tepede slogan: Televizyonlar Dostunuzdur. Sahne sol kanatta İkinci Fon Resmi: Bir Asker Televizyon, bir Kitap’ı önüne katmış götürürken, bir Pijamalı Çocuk onu alkışlıyor, tepede slogan: Kitaplar Kötüdür. Büyük Televizyon’un karşısında küçük koltuklara oturmuş Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu; hepsi de sessiz, gözleri kocaman açık, yalnızca Büyük Televizyon ekranına bakmaktadırlar. İki Bakıcı Televizyon başlarını sağa sola hareket ettirerek Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu’nun tepesinde, onları tek tek izlemektedir. Sahne ortasında, Pijamalı Çocukların arkasında ayaklıklı bir direğin ucunda orta boy yüzü gökyüzüne bakan bir çanak anten durmaktadır. Sahne sağ kanatta Büyük Televizyon’un yanında tuğla duvarda içinden rengârenk ışıklar çıkan bir kapı açılır. Kahraman açılan kapıdan sahneye fırlar, takla atar, yüzükoyun yerde yatar durur.)

KAHRAMAN

(Başını kaldırır, etrafa bakınır.) Nereye geldim ben? (Başıyla soldan sağa doğru tarama yapar. Pijamalı Çocukları ve başlarındaki Bakıcı Televizyon 1’i ve 2’yi görür.) Burası da neresi?

(Bakıcı Televizyon 1 arkasını döner ve Kahraman’ı fark eder.)

BAKICI TELEVİZYON 1

Hoş geldin küçük bey! Yeni evine hoş geldin. (Kahraman’a doğru yürür, eğilir, elini uzatır, kibarca konuşur.) Buyurun küçük bey, yardım edeyim.

(Kahraman elini kalkmak için uzatır, yardımıyla ayağa kalkar.)
KAHRAMAN

Teşekkür ederim. Sen evin mi dedin? Burası benim evim değil ki?

BAKICI TELEVİZYON 1

Doğru. Burası bizim evimiz. Bundan böyle hep birlikte yaşayacağız burada.

KAHRAMAN

Peki, sen kimsin?

BAKICI TELEVİZYON 1

Arkadaşınım, arkadaş, ben senin arkadaşınım!

KAHRAMAN

(Hatırlar gibi söyler.) Odamdaki televizyon! O nerde? (Etrafına bakınır, kıçını ovar.)
O da arkadaşınım demişti. O beni itti, odamdaki o kapıdan içeri itti beni! Burası neresi? O çocuklar da kim?

BAKICI TELEVİZYON 1

Onlar mutlu çocuklar, burası da ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’. Gel benimle, gel! (Kahraman’ı yanında Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu’nun bulunduğu yere götürür. Boş bir küçük koltuğun önünde dururlar.)

BAKICI TELEVİZYON 1

Bak burada televizyon izliyorlar, hem de istedikleri kadar. Otur!

KAHRAMAN

Dur bir dakika!
BAKICI TELEVİZYON 1

(Kahraman’ın omuzlarından bastırarak sertçe küçük koltuğa oturtur.) Otur!

KAHRAMAN

Tamam oturdum.

BAKICI TELEVİZYON 1

(Emrivaki.) Televizyon izle.

KAHRAMAN

Olur.

BAKICI TELEVİZYON 1

(Kibar.) Televizyon izlerken biraz atıştırmak istemez misin?

KAHRAMAN

Olur.

BAKICI TELEVİZYON 1

(Bakıcı Televizyon 2’ye seslenir.) Küçük bey’e bir sepet abur cubur!

BAKICI TELEVİZYON 2

Geliyor geliyor!

(Elinde bir sepet olan Bakıcı Televizyon 2, Kahraman’ın yanına gelir.)

BAKICI TELEVİZYON 2

Mis gibi sütten yapılmış, içine ekstra kakao katılmış, ağızda eriyen leziz, çikolata ister misiniz, küçük bey? (Elindeki küçük sepetten bir çikolata çıkarır, Kahraman’a uzatır.)

(Kahraman çikolatayı kaparcasına alır.)

KAHRAMAN

İsterim. (Çikolatadan bir ısırık alır. Çiğnerken konuşur.) Daha başka ne var?

BAKICI TELEVİZYON 2

Dondurma var küçük bey.

KAHRAMAN

Dondurma. Ne kadar istersem yiyebilir miyim?

BAKICI TELEVİZYON 2

Yiyebilirsin, istediğin kadar.

(Bakıcı Televizyon 2 küçük sepetten külahta dondurma çıkarır, Kahraman’a verir. Kahraman kalan çikolatayı ağzına tıkıştırır, yutar. Dondurma kabını soyar, yalamaya başlar.)

BAKICI TELEVİZYON 1

Biraz da televizyon izleyin küçük bey.




KAHRAMAN

(Dondurmayı yalarken, konuşur.) Ne varmış televizyonda? Çizgi film, çizgi film var mı, çizgi film izlemek istiyorum.

(Ekrandaki içe doğru kıvrılan beyaz sarmal bir anda gider yerine sırayla resimler ve yazılar yansır. 1 - Televizyon Kralı’nın ayakta poz vermiş bir resmi ve ardından yazısı: Televizyon Kralı Babamızdır. 2 - Televizyon izleyen Pijamalı Çocukların bir resmi ve ardından yazısı: Televizyon İzlemek Güzeldir. 3 – Televizyon Kralı’nın Pijamalı Çocukları kucaklarken bir resmi ve yazısı: “O Ne Derse Yaparız. 4 - Pijamalı Çocuklar aralarına aldıkları bir Konuşan Kitap’ı parmaklarıyla işaret ederken bir resmi ve yazısı: Kitaplar Kötüdür. Ekrana tekrar içe doğru kıvrılan beyaz sarmal yansır. Cesur Kitap sahne sol kanattaki açık geçitten başını uzatır, Bakıcı Televizyon 1 ve 2’ye bakar, arkalarının dönük olduğunu görür ve tümüyle kendini gösterir. Parmak uçlarına basa basa, sessizce ayaklı orta boy çanak antenin yanına yürür, eğilir ve Büyük Televizyon’a giden bağlantı kablosunu yerinden çıkarır. Yayın gider, Büyük Televizyon ekranı kararır. Cesur Kitap çanak antenin arkasına saklanır.)

BAKICI TELEVİZYON 1

(Panikle.) Yayın kesildi, ekranda sorun, ekranda sorun! (Büyük Televizyon’un yayına yürür. Bakıcı Televizyon 2 de arkasından yürür. Büyük Televizyon’un önünde durur, ekrana bakakalırlar.)

BAKIC TELEVİZYON 2

(Panikle.) Sorun ne? Sorun ne?

BAKICI TELEVİZYON 1

(Daha da panikle.) Bulamıyorum, bulamıyorum.

BAKICI TELEVİZYON 2

(Daha da panikle.) Arıza! Arıza!

BAKICI TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda) Kapanıyoruz, kapanıyoruz.

(Bakıcı Televizyon 1 ve 2, Büyük Televizyon’un önünde yan yana kafalarını öne eğer, kollarını yanlarda boşluğa bırakır, kapanırlar.)

KAHRAMAN

(Bakıcı Televizyon 1 ve 2’ye seslenir.) Hey ne oldu? Televizyon izlemeyecek miyiz? (Yanında oturan Şişman Çocuğa seslenir.) Hey sen? (Yanıt alamaz.) Beni duymuyor musun? Sana diyorum.

ŞİŞMAN ÇOCUK

(Başını Kahraman’dan yana döner.) Televizyon izlemek güzeldir, yaşasın televizyonlar, yaşasın televizyonlar!

KAHRAMAN

Ne olmuş bu çocuğa böyle? (Yerinden kalkar, önündeki Gözlüklü Çocuğun karşısına dikilir. Elini yüzünün önünde sallar.) Hey, gözlüklü! (Omzuna dokunur, sarsar.) Hey, ne oldu sana?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Gözleri boşluğa bakar.) Televizyon izle! Televizyon izle!

KAHRAMAN

İzleyelim izleyelim de televizyonda bir şey yok ki. (Kız Çocuğuna ve Uzun Çocuğa seslenir.) Hey size ne oldu böyle? (Büyük Televizyon ekranına bakar. ) Kumanda kimde? Kumanda hanginizde? Hey size diyorum. Bu çocuklara ne olmuş böyle?
(Cesur Kitap saklandığı yerden ortaya çıkar.)

CESUR KİTAP

Merhaba!

KAHRAMAN

(Korkarak arkasını döner.) Ah! Sen de kimsin?

CESUR KİTAP

Ben bir kitabım.

KAHRAMAN

Konuşan bir kitap, bir sen eksiktin!

CESUR KİTAP

Adın ne senin?

KAHRAMAN

Adım mı? Kahraman. Senin adın ne?

CESUR KİTAP

Bana arkadaşlarım Cesur der, kapağımda yazan adımsa: Bağımsızlık Savaşları Tarihi.

KAHRAMAN

İlginç. Senin gibi konuşan başka kitaplar da mı var?

CESUR KİTAP

Var.

KAHRAMAN

Onlar nerde?

CESUR KİTAP

Zindandalar.

KAHRAMAN

Nerde?

CESUR KİTAP

Zindandalar.

KAHRAMAN

Niye?

CESUR KİTAP

Kitaplar bu dünyada yasak da ondan.

KAHRAMAN

Yasak mı? Niye yasak?


CESUR KİTAP

Beni dinle Kahraman, fazla zaman yok, hemen kaçmalısın buradan.

KAHRAMAN

Neden? Şu çocuklar biraz tuhaf ama çikolata veriyorlar, dondurma veriyorlar, televizyon da var, ama bozuk.

CESUR KİTAP

(Korkuyla bağırır.) Televizyon izlememelisin!

KAHRAMAN

Niye, neden?

CESUR KİTAP

Sakın izleme, yoksa (Pijamalı Çocukları göstererek) onlar gibi olursun.

KAHRAMAN

Ne olmuş onlara?

CESUR KİTAP

Hepsi köle oldular. Televizyon Kralı’nın köleleri.

KAHRAMAN

Şu televizyonda görünen kişinin mi? Kim o?

CESUR KİTAP

Televizyon Kralı. O bir zorba. Burası onun şehri.

KAHRAMAN

Benden ne istiyor?

CESUR KİTAP

İzlemenizi, sürekli, hep, daima, sonsuza dek. Televizyon izleyip duracaksınız. Televizyonların ihtiyacı olan, onları izleyecek çocuklar ve elektrik. Elektrik üretmek için de sizi Büyük Çark’ta çalıştıracaklar, kas gücü olarak.

KAHRAMAN

Hani burası ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ydi?

CESUR KİTAP

O eskidendi Kahraman. Bak şu çocuklara, onlar mutlu mu sence?

KAHRAMAN

Hayır, acayipler, garip davranıyorlar.

CESUR KİTAP

Dahası da var. Televizyon Kralı onlara her istediğini yaptırabilir. Bir daha televizyon izlersen sana da her istediğini yaptırabilir.

KAHRAMAN

Nasıl?
CESUR KİTAP

Kumandasıyla. Onun silahı, televizyon izleyen bütün çocukları kontrol eden bir kumanda.

KAHRAMAN

Ben eve dönmek istiyorum, burayı sevmedim.

CESUR KİTAP

Dönemezsin.

KAHRAMAN

Niye? Neden?

CESUR KİTAP

Daha önce hiçbir çocuk eve geri dönemedi.

KAHRAMAN

Ama bir yolu olmalı.

CESUR KİTAP

(Kendine kendine düşünür, sorar.) Bilmem ki, kim bilir? Kim bilir? Bir yol, bir yol. Bunu ancak Bilge Kitap bilebilir.

KAHRAMAN

Tamam, nerde bu Bilge Kitap?

CESUR KİTAP

Onun yerini biliyorum, seni ona götürebilirim.

(Sağında ve solunda ellerinde sivri anten mızraklar Muhafız Televizyon 1 ve 2 ve ortalarında bir adım önde Televizyon Kralı sahne sol kanattaki açık kapıdan içeri girerler.)

KAHRAMAN

O gelen kim?

CESUR KİTAP

(Arkasını döner, bakar. Korkuyla.) Televizyon Kralı.

(Televizyon Kralı karşısında Cesur Kitap ve Kahraman’ı görür.)

TELEVİZYON KRALI

Bir kitap! Muhafızlar! Yakalayın şunu!
(Muhafız Televizyon 1 ve 2 ellerindeki sivri anten mızraklarını Cesur Kitap’a doğrultur, yürürler.)

KAHRAMAN

Durun, yapmayın! O ne yaptı size?

(Cesur Kitap, İki Muhafız Televizyon’un ortasında köşeye sıkışır. Cesur Kitap askılı çantasını düşürür.)

TELEVİZYON KRALI

(Bakıcı Televizyon 1 ve 2’ye.) Aptallar! Neden çalışmıyor bu dev ekran? (Bakıcı Televizyon 1 ve 2 tekrar hareket etmeye başlarlar.)
BAKICI TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda konuşurlar.) Yüce efendimiz, kralımız, affedin bizi, bizim suçumuz yok.

TELEVİZYON KRALI

Sabotaj! (Cesur Kitap’a) Senin marifetin bu, biliyorum. Götürün onu!

CESUR KİTAP

Bırakın beni! Yaşasın kitaplar! Bırakın! Ne mutlu kitap okuyana!

TELEVİZYON KRALI

Sus! Seni harf yığını, seni kâğıt tomarı seni! Çocuklarımın aklını boş kelimelerle karıştıramazsın!

(Muhafız Televizyon 1 ve 2, Cesur Kitap’ı kollarından tutup ayağa kaldırır, Televizyon Kralı’nın önüne getirirler.)

TELEVİZYON KRALI

Diz çök önümde, diz çök! Kralına itaat et!

CESUR KİTAP

Asla!

TELEVİZYON KRALI

(Hiddetle.) Götürün onu! Yakın, yırtın sayfalarını, parçalayın kabını, sobaya atın, yakın! Külleri bacadan uçsun, savrulsun! İsyankâr sözcükleri silinsin, onunla birlikte!

CESUR KİTAP

(Sahne sol kanattaki açık kapıya götürülürken konuşur.) Zorbalıkla kral olamazsın! Çocuklar kitap okumanın değerini bir gün anlayacak, o zaman sonun gelecek. (Kahraman’a döner, seslenir.) Beni bul Kahraman. Çantamda kitaplar var, onları oku, kitaplar sana yol gösterecek!

TELEVİZYON KRALI

Götürün! Çabuk!

(Cesur Kitap, Muhafız Televizyon 1 ve 2’nin arasında sahne sol kanattaki kapıdan çıkarılır.)

TELEVİZYON KRALI

(Yumuşak bir ses tonuyla.) Sen neden televizyon izlemiyorsun çocuk?

KAHRAMAN

Neden yaptın bunu?

TELEVİZYON KRALI

Ne yapmışım çocuk? Ha, o mu? O bir kitap, kitaplar çok zararlıdır, asla kitap okumamalısın. Kitap okumak hiç televizyon izlemenin yerini tutabilir mi? Kitap okumak çok zahmetli bir iş, soldan sağa, soldan sağa, gözü çok yoruyor, ama televizyon ekranı öyle mi? Bakıyorsun, gözlerin kocaman açık, oradan görüntüler geliyor, akıyorlar birbiri ardına renkli ve sesli, en güzeli o, zahmetsizce. Kitap okumak hiç televizyon izleminin yerini tutabilir mi, tutamaz! Haydi, git, televizyon izle!

KAHRAMAN

Hayır!


TELEVİZYON KRALI

(Şaşırır.) Ne? (Kızmaya başlar.) Hayır, mı dedin?

KAHRAMAN

Televizyon izlemek istemiyorum. Eve gitmek istiyorum.

TELEVİZYON KRALI

(Bağırır, kızar.) Artık evin burası.

KAHRAMAN

Değil.

TELEVİZYON KRALI

Okula gitmek mi istiyorsun, her gün, sabah erken kalkıp okula gitmek?

KAHRAMAN

Evet, istiyorum.

TELEVİZYON KRALI

Ama neden? Burada kalırsan hiç okula gitmezsin, ders çalışmak yok, ödev yapmak yok, hep abur cubur yer, televizyon izlersin, istediğin kadar. Burada kal, burası senin evin.

KAHRAMAN

Hayır! Sen kötüsün!

TELEVİZYON KRALI

Demek hayır, demek kötüyüm öyle mi? (Bakıcı Televizyon 1 ve 2’ye.) Siz, ikiniz de buraya gelin, alın götürün şu çocuğu, televizyon izlesin!

(Kahraman kendisine yaklaşan Bakıcı Televizyon 1 ve 2’yi görür ve yerdeki askılı çantayı aldığı gibi sallar, üstlerine savurur, Bakıcı Televizyon 2’ye vurur ve onun Bakıcı Televizyon 1’e çarpıp ikisinin üst üste düşmelerine neden olur.)

KAHRAMAN

Rahat bırakın beni! (Televizyon Kralı’na döner.) Eve gitmek istiyorum ben.

TELEVİZYON KRALI

Demek öyle! (Kumandasını Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu’na doğrultur, düğmelerine basar.) Uyanın çocuklarım.

(Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu küçük koltuklarından ayağa kalkarlar, aynı anda döner, Televizyon Kralı’na bakarlar.)

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Aynı anda.) Emret, babamız, emret, kralımız!

TELEVİZYON KRALI

(Parmağıyla Kahraman’ı işaret eder.) Yakalayın onu!

(Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu aynı anda kollarını uzatarak Kahramana doğru yürümeye başlarlar.)



UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Ayna anda.) Yaramaz çocuk! Yaramaz çocuk! Çocuğu yakala! Çocuğu yakala!

(Kahraman kendisine yaklaşmakta olan Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu görür ve geriler.)

KAHRAMAN

Ne yapacağım şimdi? (Askılı çantayı karıştırır. Eline bir kitap alır.) Al sana! (Eline aldığı kitap’ı Televizyon Kralı’na fırlatır. Kitap Televizyon Kralı’na çarpar ve Televizyon Kralı elindeki kumandayı düşürür. Uzun, Şişman, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu yerlerinde donakalırlar. Kahraman koşup kumandayı eline alır ve sahne sol kanattaki açık kapıdan dışarı çıkar. Televizyon Kralı ayağa kalkar.)

TELEVİZYON KRALI

Kumandam, kumandamı çaldı, seni pis velet, seni kitap dostu bücür! Kumandamı çaldı, kumandam olmadan yönetemem. Askerler! Askerler nerdesiniz?

(Asker Televizyon 1 ve 2 sahne sağ kanattaki açık kapıdan gelirler.)

ASKER TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda) Emret kralım!

TELEVİZYON KRALI

Bütün asker televizyonlara haber verin, o çocuk yakalansın, bana getirilsin, çabuk, acele edin!

ASKER TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda) Emredersin kralım! (İkisi de sahne sol kanata yürür, çıkarlar.)

TELEVİZYON KRALI

(Olduğu yerde tepinir, bağırır.) Yakalayın, yakalayın! O çocuğu yakalayın, getirin bana!

SAHNE SONU




























1. PERDE
3. SAHNE

(Tuğla duvarlı Zindan. Sahne sol kanatta açık zindan girişi. Sahne yukarı kanatta diğer zindan girişi. Sahne sağ kanatta parmaklıkları sivri antenlerden yapılmış hücre. Hücre tepesinde ortada bir yazı: “Esaret Kitapları Özgür Kılar.” Hücrede katlanmış gazete yığınları üstünde oturan sağda ilk başta İnançlı Kitap. Onun yanında orta sağda hücre kapısına en yakın ayakta duran Şair Kitap. Onun yanında orta solda sağ sola yürüyen Şüpheci Kitap. Onun yanında solda sonda yerde oturan Yasa Kitabı. Sahne sol kanatta Dev Soba, boruları bacaya uzanan, kapağı bir kapı gibi açılan. Dev Soba’nın önünde boynundan hücre parmaklıklarına zincirli yerde uzanan Deli Matbaacı uyuklamaktadır. Gardiyan Televizyon önünde içi boş el arabasını sürükleyerek sahneye girer. El arabasını Dev Soba’nın yanına bırakır. Dev Soba’ya yaklaşır ve onu okşar.)

GARDİYAN TELEVİZYON

Canım benim, karnın aç hala değil mi? (Dev Soba sanki cevap verecekmiş gibi kulağını eğer dinler.) Aç! (Hücredeki kitaplara bakar.) Doyuracağım doyuracağım. (Tekrar kulağını eğer dinler.) Şimdi mi? İyi, yemeğini hemen getireyim öyleyse. (Hücreye yürür, hücre kapısı önünde durur.) Sıra hanginizde bakalım.

İNANÇLI KİTAP

Yüce kitaplar aşkına! İnançları uğruna daha kaç kitap yanacak?

(Gardiyan Televizyon hücre kapısı önünde durur.)

GARDİYAN TELEVİZYON

Söyle canım, hangisini istersin? O mu? (İnançlı Kitap’ı gösterir.) Hayır. (Şair Kitap’ı gösterir.) Yoksa o mu? (Dev Soba’nın kapısı kendiliğinden açılır.) O demek. (Gardiyan Televizyon anahtarlarını çıkarır, hücre kapısını açar.) Sen. (Şair Kitap’ı kolundan tutar hücre dışına çeker. Hücre kapısını kapatır.) Gel.
ŞAİR KİTAP

(Dev Soba’ya götürülürken.) Hoşça kalın dostlarım, hoşça kalın. Kalplerinizde yaşatın beni, hatırlayın.

(Gardiyan Televizyon arkasından iterek Şair Kitap’ı Dev Soba’nın ağzından içeri sokar. Dev Soba’nın kapısı kendiliğinden kapanır.)

ŞAİR KİTAP

(Dev Soba’nın içinden seslenir.) Elveda! Elveda!

GARDİYAN TELEVİZYON

(Gardiyan Televizyon Dev Soba’nın sağında duran kolu tutar.) Yan! (Çekip aşağı indirir.) Kül ol! (Kahkaha atar. Dev Soba’nın içinden ateş rengi turuncu bir ışık belirir.)

ŞAİR KİTAP

(Acıyla bağırır.) Hayır! Ah!

GARDİYAN TELEVİZYON

(Sevinçle.) Evet! Televizyonlar aşkına, evet!

İNANÇLI KİTAP, YASA KİTABI, ŞÜPHECİ KİTAP

(Aynı anda.) Öldü.

ŞÜPHECİ KİTAP

Tek suçu çocuklara şiir okumaktı.


YASA KİTABI

Bu suç değil ki.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Dev Soba’ya sorar.) Karnın doydu mu canım? (Dinler.) Doymuş. (Hücredeki kitaplara bakar.) Acıkınca bana söyle. Büyük bir zevkle seni doyururum, canım.

(İnançlı Kitap kendini kaybetmiş bir şekilde diz çöker, yüzünü ve iki elini avuçları yukarı gelecek şekilde gökyüzüne kaldırır, titrer.)

İNANÇLI KİTAP

O geliyor. Senin için. Görüyorum.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Hücre kapısına yaklaşır ve İnançlı Kitap’a bakmak için eğilir.) Ne? Kim? (Öfkeyle bağırır.) Ne geveliyorsun sen?

İNANÇLI KİTAP

Bir çocuk. Diğerlerinden farklı biri. O, kahraman. Kitapların ve çocukların esaretine son vermeye geliyor, senin için geliyor.

GARDİYAN TELEVİZYON

Benim için mi?

İNANÇLI KİTAP

Yaptıklarının bedelini ödeme vaktin geldi. Orda. (Parmağıyla sahne sol kanadı işaret eder.) Görebiliyorum.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Gardiyan Televizyon korkuyla arkasını döner.) Hani? Hani, nerde? (Yüzünü hücreye İnançlı Kitap’a döner.) Kimse yok. Beni kandırmaya nasıl cüret edersin! (Muhafız Televizyon 1 ve 2 aralarında Cesur Kitap sahne sol kanattan içeri girerler. Gardiyan Televizyon seslerini duyar, irkilir.) Ah, gerçekmiş! (Korkuyla.) Kim o gelen? (Arkasını döner, gelenleri görür, rahatlar.) Selam muhafızlar!

MUHAFIZ TELEVİZYON 1 ve 2

(Bağırarak.) Selam gardiyan, selam! (Mızraklarını havaya kaldırırlar.) Yaşasın Televizyon Kralı! Yaşasın babamız!

GARDİYAN TELEVİZYON

(Sağ elini havaya kaldırır.) Yaşasın!

(Muhafız Televizyon 1 ve 2 aralarındaki Cesur Kitap’ı, Gardiyan Televizyon’a doğru iterler.)

MUHAFIZ TELEVİZYON 1 ve 2

Kralımızın emri, zindana atılsın, parçalansın, çiğnensin, yakılsın!

GARDİYAN TELEVİZYON

(Cesur Kitap’ı kolundan yakalar, yere çöktürür.) Gidin muhafızlar, kralıma haber edin, bütün kitapların işi bitik! (Muhafız Televizyon 1 ve 2 sahne solundan çıkarlar. Gardiyan Televizyon, Cesur Kitap’ı kolundan tutar, kaldırır, hücrenin yanına getirir. Belindeki anahtarları çıkarır, hücre kapısını açar, Cesur Kitap’ı içeri iter, hücre kapısını kapatır.) Cehenneme hoş geldin! Senin için sobamın karnında da yer var? Ham diye yutar o seni! (Cesur Kitap gülümser, Gardiyan Televizyon bunu görür, sinirlenir.) Neden sırıtıyorsun, sen? Korkmuyor musun bizden?

CESUR KİTAP

(Başını iki yana ‘hayır’ anlamında sallar.) Ama siz bizden korkuyorsunuz, hepiniz, bütün televizyonlar.

GARDİYAN TELEVİZYON

Neden korkacakmışız ki sizden?

CESUR KİTAP

Çocuklar kitap okuduğunda ne olur?

GARDİYAN TELEVİZYON

Ne olurmuş? Sıkılırlar. Kitap okumak sıkıcıdır.

CESUR KİTAP

Hayır, yanılıyorsun. Öğrenirler. Dünyaya bambaşka bir gözle bakarlar. Kitap okumak onları değiştirir. İyiyle kötüyü (Gardiyan Televizyon’u eliyle işaret eder.) güzelle çirkini (Yine Gardiyan Televizyon’u işaret eder.) ayırt etmeyi öğrenirler. O zaman da televizyon denen o aptal kutusunu izlemeyi bırakırlar ve onu sonsuza kadar kapatırlar.

GARDİYAN TELEVİZYON

Hayır! Kapa çeneni, seni paramparça ederim, seni aptal! (Tepinmeye başlar ve etrafında döner.) Televizyonların iktidarı sonsuza kadar sürecek sürecek sürecek!

(Deli Matbaacı uyanır, gözlerini aralar, başını Gardiyan Televizyon’dan yana çevirir, umursamaz bir şekilde tekrar önüne döner, uykuya dalar. Gardiyan Televizyon onu görür, sinirlenir.)

GARDİYAN TELEVİZYON

(Cesur Kitap’a hitaben.) Haddini bilmeyen kitaplara ne olur sana göstereceğim. (El arabasının yanına gider. İçinden birkaç kitap alır. Uyuyan Deli Matbaacı’nın yanına gelir, ayağıyla dürter, Deli Matbaacı uyanmaz, öfkeyle ona tekme atar.) Kalk seni aptal yaratık, ayağa kalk!

(Deli Matbaacı ön ayakları üzerinde doğrulur, gözlerini Gardiyan Televizyon’a diker.)

GARDİYAN TELEVİZYON

(Elindeki ilk kitaba bakar.) Al bakalım burada ne varmış? (Adını okur.) Bir hukuk kitabı. Kim bilir içinde ne tür saçmalıklar var. (Kitabı Deli Matbaacı’nın önüne atar.) Ye! Ye!

YASA KİTABI

Yasalar önünde herkes eşittir. O kitabın içinde bu yazıyor.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Hukuk kitabını parçalayan Deli Matbaacı’yı gösterir.) Artık yazmıyor. Artık kitap da yok. Artık hukuk yok. Artık eşitlik de yok.

YASA KİTABI

Umarım o yaktığın yasalara bir gün muhtaç olmazsın.

GARDİYAN TELEVİZYON

Bu dünyada tek bir yasa var, o da kralımızın ağzından çıkan her bir söz! (Elinde kalan diğer küçük kitapları Deli Matabaacı’nın önüne atar.) Al, parçala bunları, ye! Lime lime et!
(Deli Matbaacı önüne atılan küçük kitapları elleriyle parçalar, çiğner, yer. Gardiyan Televizyon Dev Soba’nın yanındaki içinde kürek olan el arabasına yürür. Dev sobanın kapağını açar, içindeki yanık kitap parçalarını el arabasının içine doldurur. Dev Soba’nın kapağını kapar.)
GARDİYAN TELEVİZYON

Burada bekle pisboğaz, gözünü üstlerinden ayırma! (Gardiyan Televizyon el araba¬sıyla sahne yukarı kanattaki geçitten dışarı çıkar. Deli Matbaacı horlayarak uykuya dalar.)

CESUR KİTAP

Karnı doyunca uyudu pis canavar.

ŞÜPHECİ KİTAP

Zavallının biri o. Eskiden matbaacıydı. Televizyon Kralı bütün kitaplarla birlikte matbaasını da yaktı, o da delirdi.

YASA KİTABI

Şimdi bu zindanın bekçiliğini yapıyor, eline geçirdiği bütün kitapları parçalıyor.

İNANÇLI KİTAP

O da Televizyon Kralının yaptığı zorbalıklarının kurbanlarından biri.

CESUR KİTAP

Bu arada ben Cesur, sizler kimsiniz?

İNANÇLI KİTAP

Ben İnançlı nam-ı diğer Dinler Tarihi Kitabı. Bu Şüpheci, o bir Felsefeye Kitabı. Bu yaşlı kitapsa Yasa Kitabı, o bir Hukuk Kitabı.

CESUR KİTAP

Tanıştığımıza memnun oldum. Buradan nasıl kurtuluruz?

(Kahraman sahne sol kanattaki geçitte belirir. Dev Soba’nın arkasına yürür, saklanır.)

KAHRAMAN

(Kendine kendine konuşur ama sahnedekiler duymaz.) Geldim ama ne yapmalıyım şimdi? Seslensem mi, seslenmesem mi? Ya görürlerse beni? (Dev Soba’nın yanından başını uzatır, seslenir.) Hey, Cesur!

(Cesur Kitap, Kahraman’ı görür. Deli Matbaacı homurdanır, gözlerini yarı açar, kapar, tekrar uykuya dalar.)

CESUR KİTAP

O gelmiş. (Fısıltıyla) Sus!

ŞÜPHECİ KİTAP

O da kim?

CESUR KİTAP

Kaçırılan çocuklardan biri.

(Kahraman hücrenin önünde uyuklamakta olan Deli Matbaacı’yı görür. Parmak uçlarına basa basa, ağır ağır, ses çıkarmamaya çalışarak hücreye yürür.)

KAHRAMAN

Merhaba.



CESUR KİTAP

Nasıl kurtuldun sen kralın elinden?

KAHRAMAN

Kurtuldum işte. Kaçtım. Bunu aldım ondan. (Askılı çantadan çıkardığı kumandayı gösterir.)

CESUR KİTAP

Ne yaptın sen?

ŞÜPHECİ KİTAP

(Endişeli.) Kumandayı almış.

CESUR KİTAP

Şimdi hepsi peşine düşecek.

KAHRAMAN

Ben eve gitmek istiyorum. Yardım edecek misin bana?

CESUR KİTAP

Tabii ki. Ama önce senin bize yardım etmen lazım. Ama nasıl? (Kendi kendine düşünür.) Anahtarlar. Gardiyanın belinde asılı. Onları bir şekilde almalısın.

ŞÜPHECİ KİTAP

Dinle Cesur dostum, bu çok tehlikeli. Hem o (Deli Matbaacıyı gösterir.) ne olacak? Ya uyanırsa? Gardiyan da var. Birazdan gelir. İkisiyle birlikte baş edemez. O daha bir çocuk.

KAHRAMAN

(Alınır.) Hey benim adım Kahraman.

İNANÇLI KİTAP

O sıradan bir çocuk değil. Televizyon Kralının elinden kurtulup buraya kadar gelmiş. Kumandayı da almış. Bu bir işaret. Hem onunla ilgili şeyler gördüm.

YASA KİTABI

Bu onun seçimi olmalı, bu onun hakkı. Seçme hakkı en temel haktır. O karar vermeli.

CESUR KİTAP

Ne dersin Kahraman. Gerçek bir kahraman olmaya hazır mısın? Kitapların kahramanı? Çocukların kahramanı? Kendi kendinin kahramanı?

KAHRAMAN

(Kararsız.) Bilmiyorum. Eve gitmek istiyorum. Eve gitmek için de sizi buradan kurtarmam lazım. Yapacağım.

ŞÜPHECİ KİTAP

Bunun iyi bir fikir olduğundan şüpheliyim.

İNANÇLI KİTAP

Ben sana inanıyorum Kahraman.

(Deli Matbaacı uyanır, Kahramanı görür, ayağa kalkar, kollarını onu yakalamak ister gibi uzatarak üstüne yürür. )
YASA KİTABI

Uyandı!

ŞÜPHECİ KİTAP

Kaç! Kaç!

İNANÇLI KİTAP

Üstüne geliyor! Üstüne geliyor seni parçalayacak!

(Kahraman hücrenin önünden sahne arkasına doğru geriler.)

KAHRAMAN

Yaklaşma! Dur! (Askılı çantasından bir kitap çıkararak Deli Matbaacıya fırlatır. Deli Matbaacı ellerini Kahramanı yakalamak ister gibi bir sağdan bir soldan ona savurur. Kahraman eğilir, sırt üstü yere düşer. Askılı çantasından bir Boyama Kitabı çıkarır ve kendine kalkan yapar. Deli Matbaacı olduğu yerde donakalır. Boyama Kitabını özlemle bakar. Parmak uçlarıyla Boyama kitabına dokunur. Birden hızla Boyama Kitabını Kahramanın elinden kapar; kitabı göğsüne bastırarak ona sarılır. Oturarak boyama kitabını incelemeye koyulur, Kahraman ile hiç ilgilenmez. Boyama Kitabı’nın sayfalarını tek tek çevirir, resimlere sevgiyle bakar.)

ŞÜPHECİ KİTAP

Neler oluyor? Niye saldırmadı?

İNANÇLI KİTAP

Kalbinin derinliklerinde ona ulaşmayı başardı sanırım.

ŞÜHHECİ KİTAP

Bir Boyama kitabıyla mı? İlginç.

CESUR KİTAP

Kahraman.

KAHRAMAN

Evet?

CESUR KİTAP

Yanımıza gel.

İNANÇLI KİTAP

Ama dikkatli ol.

YASA KİTABI

Onu ürkütmemeye çalış, belki yine saldırır.

(Kahraman temkinli adımlarla Deli Matbaacının yanından geçerek hücreye yürür. Deli Matbaacı kendini boyama kitabına kaptırmıştır, Kahraman ile ilgilenmez.)

İNANÇLI KİTAP

İkinci bir işaret daha!

KAHRAMAN

Sizi buradan çıkarmak için ne yapmalıyım.

(Deli Matbaacı bir kez daha ayağa kalkar. Kahraman’ın arkasından ona yaklaşır.)

CESUR KİTAP

Arkana bak!

KAHRAMAN

(Arkasına döner.) Ne istiyorsun?

DELİ MATBAACI

(Heceler gibi söyler.) Bo-ya!

KAHRAMAN

Boya mı?

DELİ MATBAACI

(Heceler gibi söyler.) Bo-ya ka-le-mi?

(Kahraman askılı çantasını karıştırır; birkaç kuru boya kalemi bulur; Deli Matbaacıya korka korka onları uzatır. Deli Matbaacı boya kalemlerini kaparcasına eline alır. Oturup boyama kitabının sayfaları arasında boya kalemlerini kullanmaya başlar.)

YASA KİTAP

(Hayretle.) İnanamıyorum.

(Gardiyan önünde kollarından tuttuğu el arabasıyla sahne yukarısından gelir.)

İNANÇLI KİTAP

Yüce kitaplar bizim yanımızda.

ŞÜPHECİ KİTAP

(Gardiyan ile göz göze gelir. Endişeli.) Bundan kesinlikle şüpheliyim. (Parmağıyla Gardiyan Televizyon’u gösterir.) Bak!

İNANÇLI KİTAP

(Şaşkın.) Ne? (Sahne yukarısına döner. Gardiyanı görür.) Olamaz.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Gardiyan Televizyon el arabasını bırakır. Deli Matbaacıya doğru yürür. Sinirli.) Aptal yaratık! Ne yapıyorsun sen, elinde o kitapla?

CESUR KİTAP

Yakalandık!

YASA KİTABI

Kahraman bir şeyler yap! Kaç buradan!

(Kahraman ne yapacağını şaşırır, olduğu yerde donakalır.)

GARDİYAN TELEVİZYON

(Kahraman’a döner, üstüne yürür.) Demek o sensin. Kralımıza karşı gelen. Kumandayı çalan. Bana ver kumandayı, bana ver! Korkma, sana bir şey yapmayacağım. Kumandayı bana ver, ben de hizmetimin karşılığını yüce kralımızdan alayım.


KAHRAMAN

Hayır!

GARDİYAN TELEVİZYON

Niye? Ne istiyorsun?

KAHRAMAN

Eve gitmek istiyorum.

GARDİYAN TELEVİZYON

Uslu bir çocuk olur, kumanya bana verirsen, kralım seni evine gönderir.

CESUR KİTAP

Yalan söylüyor, inanma ona!

İNANÇLI KİTAP

Senin kaderin bu değil!

ŞÜPHECİ KİTAP

Doğru söylediğinden şüpheliyim.

KAHRAMAN

(Kahraman düşünür.) Onlar ne olacak? Onları serbest bırak öyleyse.

GARDİYAN TELEVİZYON

Onlar kitap. Bütün kitaplar isyankârdır. Kralıma isyan eden cezasını çeker.

KAHRAMAN

O zaman hayır. Vermiyorum kumandayı.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Sinirlenir ve Kahramanın üstüne yürür.) Seni yaramaz velet! Gel buraya!

(Deli Matbaacı başını çevirir; Kahraman’ın tehlikede olduğunu görür. Birdenbire fırlayıp Gardiyan Televizyon’un ayaklarına yapışır, Kahraman’ı yakalamasını engeller.)

CESUR KİTAP

Kahraman! Anahtarlar, al onları!

(Kahraman bir anda uzanıp Gardiyan Televizyon’un belinden anahtarları çekip alır. Hücre kapısını açmak için ilk anahtarı dener. Anahtar açmaz.)

ŞÜPHECİ KİTAP

(Endişeli.) Çabuk ol, çabuk ol!

(Kahraman ikinci anahtarı dener. O da açmaz.)

YASA KİTABI

(Endişeli.) Diğerini dene, diğerini dene.

(Kahraman üçüncü anahtarı dener ve hücre kapısını açar. Hücreden ilk Cesur Kitap çıkar, hücre kapısını tümüyle açar.)

CESUR KİTAP

Haydi, çıkın dışarı!

ŞÜPHECİ KİTAP

O hala dışarıda!

CESUR KİTAP

Dışarı çıkın, korkmayın!

(Gardiyan Televizyon belinin sağ tarafında asılı sopasını çıkartır, Deli Matbaacının kafasına vurur. Deli Matbaacı sırt üstü yere serilir. Gardiyan Televizyon sopasıyla sırtı dönük Cesur Kitabın kafasına vurur.)

CESUR KİTAP

Ah, başım. (Cesur Kitap acıyla dizlerinin üstüne çöker, başını tutar.)

KAHRAMAN

Al sana! (Kahraman elindeki hücre anahtarlarını Gardiyan Televizyonun yüzüne fırlatır. Gardiyan Televizyon arka arka dengesini kaybederek geriler, ayakları arkasında yerde yatan Deli Matbaacıya dolanır ve biranda kendini ağzı kendiliğinden açılan Dev Sobanın içinde bulur.)

GARDİYAN TELEVİZYON

(Endişeli.) Hayır! (Dev Soba’dan çıkmak için ayağa kalkar.)

ŞÜPHECİ KİTAP

(Hücreden çıkar ve Dev Sobanın kapağını Gardiyan Televizyonun çıkamadan üstüne kapatır.)

GARDİYAN TELEVİZYON

Çıkarın beni buradan! (Eliyle Dev Soba’nın yanındaki kolu tutar.) Hayır, sakın o kolu indirme! Yakmayın beni!

ŞÜPHECİ KİTAP

Sus! Şükret biz senin gibi değiliz.

GARDİYAN TELEVİZYON

Ne yapacaksınız bana?

ŞÜPHECİ KİTAP

Orada sessizce bekle.

GARDİYAN TELEVİZYON

(Üzgün.) Ta-mam.

CESUR KİTAP

(Cesur Kitap ayağa kalkar.) Beni kurtardın.

ŞÜPHECİ KİTAP

Hayır. (Kahramanı gösterir.) O kurtardı, hem de hepimizi.




İNANÇLI KİTAP

(Hücreden çıkarken kendi kendine konuşur.) Üçüncü bir işaret daha. Kitaplara yol gösterdi, özgürlüklerine kavuşmaları için.

KAHRAMAN

Ben sadece eve gitmek istiyorum.

(İnançlı Kitap da hücreden çıkar. Yerde sırt üstü yatan Deli Matbaacıya bakar. Yasa Kitabı da bakmak için yanına gider.)

KAHRAMAN

O iyi mi?

YASA KİTABI

Ölmüş.

İNANÇLI KİTAP

Bizim için canını verdi.

CESUR KİTAP

Tepedeki şu yazı, yanlış yazılmış, bir harf eksik.

YASA KİTABI

Hangisi?

CESUR KİTAP

Baştaki ‘C’ harfi. Bugünden itibaren, orada, sonsuza kadar: ‘Cesaret kitapları özgür kılar’ yazacak!

YASA KİTABI, ŞÜPHECİ KİTAP, İNANÇLI KİTAP

(Hep bir ağızdan.) Evet!

ŞÜPHECİ KİTAP

Şimdi ne yapacağız?

CESUR KİTAP

Şimdi eski bir dostu görmeye gideceğiz. Bilge Kitabı, Televizyon Üretim Merkezi’nde esir, zorla çalıştırılıyor. Gel Kahraman buradan gidiyoruz. (Sahne sol kanadı gösterir. Arka arkaya yürüyerek çıkarlar.)

SAHNE SONU















1. PERDE
4. SAHNE

(Televizyon Üretim Merkezi. Tuğla duvardan sağ, yukarı ve sol kanatlar. Sahne sağında ve solunda açık birer geçit. Sahne ortasında yarı havaya dikilmiş bir sedye. Sedyeye ayak bilekleri, el bilekleri ve belinden bağlı uzanan Yeni Nesil Televizyon. Yanında alet edevat kutusu olan metal bir sehpa. Sehpanın ve sedyenin başında elinde tornavida tutan Bilge Kitap. Yeni Nesil Televizyonun açık içinden kablolar sarkan karın bölgesine tutulmuş, içini daha net görmesini sağlayan ayaklı bir aydınlatma lambası. Etrafta sağda solda, televizyon parçaları; antenler, ekranlar, içi boş televizyonlar, kablolar, kasetler dağınık durmaktadır.)

BİLGE KİTAP

Sen diğerlerine benzemeyeceksin. (Elindeki tornavidayı Yeni Nesil Televizyonun karnına sokar, bir vidayı çevirir.) Bilim dünyamıza barış getirecek. Senin içinde geleceğimiz var. Barış içindeki ortak geleceğimiz.

(Televizyon Kralı, Muhafız Televizyon 1 ve 2 yanında sahne sağ kanattaki açık geçitten girer.)

TELEVİZYON KRALI

Senin niye hayatta kalmana izin verdim? (Öfkelenir.) Burada gevezelik edesin diye mi? (Muhafız Televizyon 1 ve 2 yürür, mızraklarının sivri uçlarını Bilge Kitap’ın boynuna dayar ikisi de iki yandan.)

BİLGE KİTAP

İstediğiniz gibi size Yeni Nesil Televizyon’u vereceğim.

TELEVİZYON KRALI

(Kızgın.) Ne zaman? Daha ne kadar beklemem gerekecek?

BİLGE KİTAP

Bu gece beklentilerimiz bir son bulacak. Siz çocuğunuzu alacaksınız, ben de özgürlüğümü. Anlaştığımız gibi.

TELEVİZYON KRALI

(Umursamazca.) Evet evet.

(Asker Televizyon 1 sahne sağ kanattaki geçitten girer.)

ASKER TELEVİZYON 1

(Eğilir.) Yüce kralım, size kötü haberlerim var.

TELEVİZYON KRALI

(Asker Televizyon 1’e döner.) Ne kötü haberi?

ASKER TELEVİZYON 1

Firar kralım, birkaç asi kitap sadık gardiyanımızı hapsedip, kaçmış.

TELEVİZYON KRALI

(Öfkeyle.) Ne? O kitaplar derhal bulunacak. Çocuklardan uzak tutun onları.

ASKER TELEVİZYON 1

Emredersiniz, kralım.

TELEVİZYON KRALI

Ya çocuktan, kumandamdan haber var mı?
ASKER TELEVİZYON 1

Yaklaştık kralım, çok yaklaştık, bulmak üzereyiz.

TELEVİZYON KRALI

Öyle olsa iyi olur. Bu geceye kadar bana iyi haberlerle geri dönün.

ASKER TELEVİZYON 1

Emredersiniz, kralım.

(Asker Televizyon 1 ayağa kalkar. Saygıyla eğilir, geri dönüp sahne sağ kanattaki geçitten çıkar.)

TELEVİZYON KRALI

(Bilge Kitap’a geri döner.) Sen, bana çocuğumu veremezsen, bu gece, alacağın tek şey benim ellerimden ölümün olacak!

BİLGE KİTAP

Bu gece bitecek sizi temin ederim.

TELEVİZYON KRALI

İyi, o halde çalış, daha çabuk çalış. (Muhafız Televizyon 1 ve 2 mızraklarını Bilge Kitap’ın boynundan çekerler.) Bu gece çocuğum uyanacak. Tahtımın varisi. Televizyonların gelecekteki hükümdarı. Kitapları, onların bilgeliğiyle yok edecek. Sonsuz ve büyük televizyonların krallığını inşa edecek!

MUHAFIZ TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda.) Yaşasın televizyonlar! Yaşasın kralımız!
(Televizyon Kralı, Muhafız Televizyon 1 ve 2 sahne sağ kanattaki geçide yönelir, çıkarlar.)

BİLGE KİTAP

(Yeni Nesil Televizyonla konuşur.) Sen onlara benzemeyeceksin. Bu gece bu zorba kralı devireceksin. (Elindeki tornavidayı alet kutusuna bırakır. Üzerinde beyaz harflerle ‘Sevgi’ yazan kırmızı kalp şeklinde bir metali sehpadan eline alır.) İçine, kabloların ve metallerin arasına sevgiyi koyuyorum. (Metali Yeni Nesil Televizyonun açık karnına sokar. Açık kapağını kapatır, tornavidayla vidalar.)

(Önde Cesur Kitap, arkasından Kahraman ve Diğer Kitaplar sahneye girerler.)

İNANÇLI KİTAP

Kralın ne dediğini duydunuz mu?

ŞÜPHECİ KİTAP

Hepimiz duyduk.

BİLGE KİTAP

(Sesleri duyar, arkasını döner.) Siz nerden çıktınız?

YASA KİTABI

(Yeni Nesil Televizyonu gösterir.) O bütün kitapları yok edecek. (Bilge Kitabı gösterir.) Bu da ona yardım ediyor.

BİLGE KİTAP

Burada olmamalısınız, gidin buradan.

ŞÜPHECİ KİTAP

(Uzanmış yatan Yeni Nesil Televizyonu kolunu uzatarak parmağıyla gösterir.) Onu yok etmeliyiz.

BİLGE KİTAP

Hayır, buna izin veremem.

CESUR KİTAP

(Aralarına girer.) Hey, sakin olun!

BİLGE KİTAP

Cesur, burada ne işin var? Niye geldin?

CESUR KİTAP

Yardımına ihtiyacımız var.

BİLGE KİTAP

(Kendi kendine konuşur.) Şu kaçak kitaplar! Başlarında sen mi varsın? Tahmin etmeliydim.

CESUR KİTAP

Bizi bu çocuk kurtardı. Kahraman. (Kahraman öne çıkar.)

KAHRAMAN

Merhaba.

BİLGE KİTAP

Sen şu bahsedilen çocuksun, kumandayı alıp kaçan.

KAHRAMAN

Evet.

CESUR KİTAP

O evine geri dönmek istiyor. Bunu bir yolu var mı?

KAHRAMAN

Bana yardım edecek misin?

BİLGE KİTAP

Neden eve dönmek istiyorsun Kahraman? Bütün gün televizyon izlemek istemiyor musun? Çikolata yemek? Çerez? Dondurma? Okul yok, büyümek yok. Sorumluluk yok.

KAHRAMAN

Hayır.

BİLGE KİTAP

Seni kandıramadılar demek. Çocukları gördün. Televizyonların kölelerini. Bu yüzden eve dönmek istiyorsun.

KAHRAMAN

Evet.

BİLGE KİTAP

Ya kitaplar. Onların başına gelenler hakkında ne düşünüyorsun? Üzülüyor musun?

KAHRAMAN

Üzülüyorum. Ama ben ne yapabilirim ki?

BİLGE KİTAP

Haklısın. Sen küçük bir çocuksun. Maalesef sana yardım edemem Kahraman.

KAHRAMAN

Ama neden?

BİLGE KİTAP

Benim yapabileceğim bir şey yok.

CESUR KİTAP

Bize yardım edebilirsin sanmıştım bilge dostum.

ŞÜPHECİ KİTAP

O şeyi yok etmeden buradan gidemeyiz Cesur.

CESUR KİTAP

O dediklerinde ciddi miydin? Bütün kitapları yok edecek bir televizyon.

BİLGE KİTAP

Anlamadığınız çok şey var, benim de yapmam gereken çok şey.

YASA KİTABI

Kralın anlaşmanıza uyacağını mı sanıyorsun? Fikrini değiştirebilir.

İNANÇLI KİTAP

Evet.

ŞÜPHECİ KİTAP

Bütün kitapları yok ettikten sonra seni mi hayatta bırakacak? Bu sana mantıklı geliyor mu?

BİLGE KİTAP

Bunun bir önemi yok. Şimdi gidin buradan. Yarına kadar da bir yerlerde saklanın.

CESUR KİTAP

Niçin saklanacağız? Yarın ne olacak?

BİLGE KİTAP

Her şey bitecek.

İNANÇLI KİTAP

Delirmişsin sen, aklını kaçırmışsın.

(Yeni Nesil Televizyon kımıldamaya başlar.)


ŞÜPHECİ KİTAP

Canlandı, canlandı! (Korkuyla gerilir, Kahramanın arkasına saklanır.)

YASA KİTABI

O şey bize zarar verecek!

BİLGE KİTAP

Hayır, o kimseye zarar veremez.

YENİ NESİL TELEVİZYON

(Yeni Nesil Televizyon bağlı el bileklerinden sağdakini yukarı aşağı hareket ettirir, bunu sol el bileğinin hareketi izler ve el bileklerini önce sağ sonra soldaki olmak üzere bağlardan kurtarır.) Ben kimim? Kim bağladı beni? Siz kimsiniz?

İNANÇLI KİTAP

(Kendi kendine.) Kitapların hiç özgürlük ümidi kalmadı mı? Sonumuz yakın mı?

CESUR KİTAP

Bir şeyler yap Bilge, bir şeyler yap!

BİLGE KİTAP

Buna gerek yok. Sakin olun, her şey yolunda.

ŞÜPHECİ KİTAP

O bizi yok etmeden biz onu yok edelim.

YASA KİTABI

Buna nefsi müdafaa derler, kendini korumak tümüyle yasal.

İNANÇLI KİTAP

Bunu yapmak doğru değil, hissedebiliyorum.

BİLGE KİTAP

(Kendini Yeni Nesil Televizyona sırtı dönük siper eder.) Hayır, hayır yapmayın! (Elindeki tornavidayı tehditkâr bir şekilde diğer kitaplara sallar.)

(Yeni Nesil Televizyon belindeki kayışı koparır. Şüpheci Kitap televizyon parçalarının olduğu raftan bir demir parçası eline alır.)

BİLGE KİTAP

Korkmayın o son derece zararsız, hiç birimize zarar vermez.

YENİ NESİL TELEVİZYON

Bana ne olduğumu söyle. Nerdeyim ben? Ne yapıyorsunuz bana? (Yeni Nesil Televizyon sedyeden iner ve Bilge Kitabın boynuna arkadan sarılır, onu boğmaya başlar.)

CESUR KİTAP

Bilge, Bilge dikkat et!

BİLGE KİTAP

Kaçın, bir şeyler yanlış, ah, ne yaptım ben? Olamaz bu, nerde yanlış yaptım? (Nefes almak için Yeni Nesil Televizyonun kollarını tutup çekerek mücadele eder.)
YENİ NESİL TELEVİZYON

Söyle! Söyle! Söyle!

KAHRAMAN

Onu boğarsan konuşamaz. Yardım edelim.

ŞÜPHECİ KİTAP

Hayır, Kahraman uzak dur, sana da zarar verebilir.

BİLGE KİTAP

(Yeni Nesil Televizyonun kollarını hafifçe aralar, nefes alır, zorlukla konuşur.) Kahraman! Yasak mağaraya git! Yasak mağara! Sorunun cevabı orada! Eve giden yol!

(Sahne sağ kanattaki geçitten Asker Televizyon 1 ve 2 girer.)

ASKER TELEVİZYON 1

Kaçaklar!

ASKER TELEVİZYON 2

Yakalayalım!

(Asker Televizyon 1 ve 2 mızraklarını doğrultarak, yürür adımlarla yaklaşırlar.)

BİLGE KİTAP

Kaçın, kurtarın kendinizi!

(Kahraman ve Diğer Kitaplar sahne sol kanattaki açık geçide koşar, çıkarlar.)

SAHNE SONU































2. PERDE
1. SAHNE

(Yasak Mağara. Sağ, yukarı ve sol kanatta birer geçit. Etraf üst üste konulmuş, yan yana yığılmış, gelişigüzel atılmış kitaplarla doludur. Ortada tahta bir masa ve arkasında tahta iki iskemle vardır. Yerde bir kaya parçası ve bu kaya parçasına bağlı sahne arkasına uzayan bir zincir görünmektedir. Masada kâğıt takılmış bir daktilo, yanında üstünde taş olan yazılmış kâğıtlar, yanında yanan bir fener. Kahraman sahne solundaki mağara ağzından içeri girer. Mağaranın dışından Cesur Kitap’ın ve sırayla diğer kitapların sesi duyulur.)

CESUR KİTAP

Kahraman!

KAHRAMAN

Evet?

CESUR KİTAP

İyi misin?

KAHRAMAN

Ben iyiyim. Merak etmeyin.

ŞÜPHECİ KİTAP

(Panikle bağırır.) Asker televizyonlar! Asker televizyonlar geliyor!

CESUR KİTAP

Ne oldu? Ne oldu?

ŞÜPHECİ KİTAP

Buldular bizi, buldular!

İNANÇLI KİTAP

Kaçalım kaçalım!

KAHRAMAN

(Mağara girişinden Cesur Kitaba seslenir.) Saklanın Cesur, saklanın!

CESUR KİTAP

Kendine dikkat et Kahraman! Biz geri döneceğiz.

ASKER TELEVİZYON 1

Asi kitaplar burada!

ASKER TELEVİZYON 2

Kaçmayın gelin buraya!

KAHRAMAN

(Mağaranın içinde etrafına bakınarak tahta masada yanan fenere doğru yürür.) Kimse yok mu? Kimse yok mu burada? (Daktilodaki takılı kâğıda yaklaşır, yazıları okumak için eğilir. Tam bu sırada bir ayağı kayaya zincirli Yaşlı Yazar karanlıklardan ortaya çıkar. Kahraman feneri eline alarak yaklaşan Yaşlı Yazara doğru tutar.) O da ne? Kimsin sen?



YAŞLI YAZAR

Sonunda. Bir ziyaretçi. (Kollarını açar, Kahraman’a sarılmak için yaklaşır.)

KAHRAMAN

Hey dur! Yaklaşma! Kimsin?

YAŞLI YAZAR

Yalnız bir ihtiyar.

KAHRAMAN

(Yaşlı Yazarın ayağında şakırdayan zinciri fark eder.) Onlar da ne?

YAŞLI YAZAR

Zincirlerim. Benden korkmana gerek yok. Ben kötü biri değilim.

KAHRAMAN

Peki, ama kimsin sen?

YAŞLI YAZAR

Ömrünün sonuna gelmiş yalnız bir ihtiyardan başka bir şey değilim. (Hastalıklı hastalıklı öksürür.)

KAHRAMAN

İyi misin?

YAŞLI YAZAR

Biraz oturmalıyım. (Masasının başına gider, iskemlesine oturur.) Bu güçsüz ayaklar taşımıyor artık bu yaşlı bedeni.

KAHRAMAN

Adın ne senin?

YAŞLI YAZAR

Hatırlamıyorum.

KAHRAMAN

Hatırlamıyor musun? Adını mı unuttun?

YAŞLI YAZAR

Maalesef. Yıllar gençliğim gibi hafızamdan da pek çok şeyi götürdü. Adım da bunlardan biri. Senin adın ne küçük dostum?

KAHRAMAN

Benim adım. Benim adım Kahraman.

YAŞLI YAZAR

Birini görmeyeli, birini duymayalı, birini varlığını yakınımda hissetmeyeli çok yıl oldu. Seni gördüğüme, seninle tanıştığıma çok sevindim, çok memnun oldum Kahraman.




KAHRAMAN

Ben de öyle. (Yaşlı Yazarın ayağındaki zincirlere bakar.) Niye zincirlediler seni? (Kahraman da tahta masanın yanına yaklaşır, elindeki feneri masaya koyar ve boş olan diğer tahta iskemleye oturur.)

YAŞLI YAZAR

Sanırım bunu beni uzun bir süre bu mağarada tutmak için yaptılar.

KAHRAMAN

Televizyonlar mı, onlar mı kapattı seni buraya?

YAŞLI YAZAR

Tek bir televizyon. Yıllar yıllar önce. Ben daha küçük bir çocukken. Biz onunla arkadaştık. Bana arkadaşım olduğunu söylemişti. Tıpkı hayal ettiğim gibi.

KAHRAMAN

Hayal ettiğin mi?

YAŞLI YAZAR

Beni evimden, yatağımdan ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ne çağırmıştı.

KAHRAMAN

Buraya mı?

YAŞLI YAZAR

Evet. Onunla gittim.

KAHRAMAN

Seni kandırdı yani.

YAŞLI YAZAR

Hayır, doğru söylüyordu. Burası gerçekten hayalimde kurduğum gibi bir yerdi: ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’. Bütün çocukların güldüğü, oyunlar oynadığı eğlendiği bir yer. O zamanlar gerçekten mutluyduk.

KAHRAMAN

Peki sonra, sonra ne oldu? Bugün böyle değil hiçbir şey.

YAŞLI YAZAR

Biliyorum, değişti. O. Televizyon. Televizyon izlemeye başladığımızda oldu her şey. Evimizdeyken, istediğimiz kadar televizyon izleyemezdik, babam izin vermezdi, çok fazla izlemek zararlı derdi. Bu sefer her şeyden çok televizyon izliyorduk, televizyon bizi çok oyalıyordu. Evimizdeki kitaplık aklıma geldi benim de, babam her akşam koltuğunda oturur kitap okurdu, bana da okumamı söylerdi.

KAHRAMAN

Aynı şeyi benim babam da bana söylemişti.







YAŞLI YAZAR

Ben de eksik olanın kitaplar olduğunu düşündüm bu güzel yerde. Hayal ettim, onlar da geldi. Sonra çocuklar kitap okumaya başladı. Küçük çocukların maceralara atıldığı kitaplar. Oyunlarımızda o çocuklardan biri oluyorduk. Hayal kuruyorduk hepimiz. Artık televizyon izlemez olmuştuk. O televizyon da onu unuttuğumuzu, ihmal ettiğimizi, artık onu sevmediğimizi düşündü sanırım. Bizden uzaklaştı.

KAHRAMAN

Nereye gitti?

YAŞLI YAZAR

Uzun bir süre görmedik onu. Aklımızdan da çıkmıştı. Kendimizi kaptırdığımız hayal dünyasında oyunlarımızda kaybolmuştuk. Ama onu sürekli rüyalarımda görüyordum. Yanında başka televizyonlar da vardı. Onlara bir şeyler anlatıyordu.

KAHRAMAN

Ne anlatıyordu?

YAŞLI YAZAR

Ne dediğini hiç hatırlamıyorum. Uzun zaman oldu. Ve o gün geldi çattı. Bizim için kara bir gündü.

KAHRAMAN

Ne oldu? (Heyecan dolu bir merakla.) Anlatsana!

YAŞLI YAZAR

Televizyonlar. Onlar hikâyelerimizdeki sinsi kötü karakterler gibi çıkageldiler. Ellerinde hediyeler, çikolatalar, dondurmalar, meşrubatlar, çerezler, abur cubur ne varsa minik iştahlarımıza sundular. Yedik, içtik, eğlendik ve çok geç anladık her şeyin bizi aldatmak için olduğunu. Kendimizi yine televizyonun karşısında bulmuştuk. Ne oyun oynuyorduk, ne hayal kuruyorduk, ne kitap okuyorduk. Yalnızca televizyon izliyorduk, sürekli, daima, hiç bitmeyecekmiş gibi.

KAHRAMAN

Ne yaptın sonra?

YAŞLI YAZAR

Bütün bu olanları düzeltmek için tekrar kitapları hayal ettim ben de. Onların gelip bizi televizyonların elinden kurtaracağını biliyordum. Kitaplar tek tek gelmeye başladılar. Ellerimizden tutup bizi televizyonların karşısından çekip aldılar. Kötü olan şu ki o televizyon beni gördü, kurduğum hayallerin gerçekleştiğini, televizyonlar için tehlikeli olduğumu.

KAHRAMAN

Ne yaptı? Ne yaptı sana?

YAŞLI YAZAR

(Ayağındaki zinciri gösterir, şıngırdatarak.) Bana bunu yaptı. Beni diğer çocuklardan ayırarak bu mağaraya kapattı.

KAHRAMAN

Seni buradan kurtarmalıyım.

YAŞLI YAZAR

Bunun bana bir faydası yok artık.
KAHRAMAN

Özgür olmak istemiyor musun?

YAŞLI YAZAR

Bu mağarada esir olan yalnız bu yaşlanmış bedendi, ama burası (Sol işaret parmağıyla sol şakağını, yani aklını gösterir.) ve burası (Sağ işaret parmağıyla sol göğsünü yani kalbini gösterir.) hep özgürdü. Hepsi de kitapların sayesinde oldu. Her bir kitap karanlığımı aydınlatan birer alevdi. Zamanla bu alevler bir araya gelerek kalbimi ve aklımı aydınlatan tek ve büyük sönmeyen bir güneş oldular.

KAHRAMAN

(Ayağa kalkar, elindeki fenerle tahta masanın arkasındaki kitapları aydınlatarak yürür.) Ne kadar çok kitap var. Hepsini okudun mu?

YAŞLI YAZAR

Hepsini. Hem de ömrümün her günü.

KAHRAMAN

Senin için çok zor olmalı. Yalnızca kitap okuyarak bu mağarada yapayalnız yaşamak.

YAŞLI YAZAR

Yo, yalnızca kitap okumadım, yazdım, sayfalar dolusu hikâyeler.

KAHRAMAN

(Masadaki üst üste yığılmış kâğıtları göstererek.) Bu masadakiler hep senin hikâyelerin mi?

YAŞLI YAZAR

Evet. Bu da yazmakta olduğum son hikâyem, bu senin hikâyen Kahraman.

KAHRAMAN

Benim hikâyem mi?

YAŞLI YAZAR

Buraya niçin geldiğini biliyorum Kahraman. Eve dönüş yolunu arıyorsun.

KAHRAMAN

Bana burada bulacağım söylendi.

YAŞLI YAZAR

Biliyorum, bir kitap söyledi bunu sana ve artık hayatta değil.

KAHRAMAN

Evet. Sen biliyor musun eve dönüş yolunu? Bana söyleyebilir misin?

YAŞLI YAZAR

Bunu ancak kendin bulabilirsin Kahraman.

KAHRAMAN

Nasıl?



YAŞLI YAZAR

Kalbinin ve aklının ışığıyla.

KAHRAMAN

O da ne demek?

YAŞLI YAZAR

Yolda bir cüzdan bulsan ne yaparsın Kahraman?

KAHRAMAN

Cüzdan mı?

YAŞLI YAZAR

Evet, söyle ne yaparsın? Cüzdandaki parayla kendine abur cubur mu alırsın?

KAHRAMAN

Hayır, asla öyle şey yapmam ben. Ben hırsız değilim. Hırsızlık kötüdür.

YAŞLI YAZAR

Ya cüzdanı bulduğunu gören kötü niyetli bir adam varsa?

KAHRAMAN

Kötü niyetli bir adam mı?

YAŞLI YAZAR

Evet, senden cüzdanı zorla almak istiyor, o zaman ne yaparsın, cüzdanı o kötü niyetli adama verir misin?

KAHRAMAN

Vermem tabii.

YAŞLI YAZAR

Ama adam çok güçlü, senden de büyük, senden zorla alabilir cüzdanı.

KAHRAMAN

Olsun, yine de vermem. Cüzdan onun değil ki. Almaya hakkı yok.

YAŞLI YAZAR

Peki, zorla almaya kalkarsa, ne yaparsın peki?

KAHRAMAN

Kaçarım.

YAŞLI YAZAR

O da peşine düşer, seni takip eder.

KAHRAMAN

Ben de… Yardım isterim. İyi insanlar vardır. Onlar bana yardım eder.



YAŞLI YAZAR

Ya yardım etmezlerse.

KAHRAMAN

O zaman gücüm yettiğince karşı koyarım o kötü adama.

YAŞLI YAZAR

Diyelim karşı koydun, o kötü adamdan da kurtuldun, peki, cüzdanı ne yaparsın ondan sonra?

KAHRAMAN

Cüzdanı? Sahibini bulurum, ona geri veririm.

YAŞLI YAZAR

Doğru olanı yaparsın yani.

KAHRAMAN

Tabii ki.

YAŞLI YAZAR

Sen osun Kahraman, verdiğin yanıtlar bunu kanıtı.

KAHRAMAN

Kimim ben?

YAŞLI YAZAR

Kitapların ve çocukların kahramanı.

KAHRAMAN

Ben mi?

YAŞLI YAZAR

Seni rüyamda gördüm Kahraman ve hayal ettim, bu dünyayı eski haline getirecek olan kahramanlığını ve bunu hikâyeme yazdım.

KAHRAMAN

(Masadaki yazılı kâğıtları gösterir.) Burada ne yazıyor?

YAŞLI YAZAR

Sence?

KAHRAMAN

Benim hikâyem mi bu?

YAŞLI YAZAR

Aslında bu hepimizin hikâyesi Kahraman. Ama her şeyin ortasında sen varsın. Okuduğun kitapların bilgeliği ve rehberliğiyle bu dünyayı değiştireceksin.

KAHRAMAN

Ama ben yalnızca eve gitmek istiyorum. Buraya onun için geldim.


YAŞLI YAZAR

Eve ancak Televizyon Kralını durdurursan gidebilirsin.

KAHRAMAN

Nasıl yapacağım ben bunu?

YAŞLI YAZAR

Dürüstlük ve cesaretle Kahraman. Zorbalığa karşı gelerek ve doğru olanı yaparak.

KAHRAMAN

Doğru olan ne? Ne yapmalıyım?

YAŞLI YAZAR

Ana Sinyal Merkezine gitmeli ve büyük anteni kırmalısın Kahraman! (Masa çekmecesinden bir çekiç çıkarır.) Al bunu. (Kahraman çekici alır, askılı çantasına koyar.) Bu sayede televizyonlar artık yayın yapamayacak ve esir çocuklar da televizyon izlemeyince artık uyanacaklar! Oradan da Elektrik Üretim Merkezine gitmelisin. Orada zorla çalıştırılan esir çocukları bulacaksın. Onlara televizyon izleminin zararlarını anlat. Ve hep birlikte o zorba televizyonun karşısına çıkın. Onun şatosuna gidin.

KAHRAMAN

Peki, sonra ne yapacağım?

YAŞLI YAZAR

Kumanda Kahraman. (Masanın çekmecesinden bir ince bir kitap çıkarır.) Al bunu. Televizyonların bütün sırları bu kitapta.

KAHRAMAN

(Kitabın kapağındaki adını okur.) Televizyonlar İçin Kullanım Kılavuzu.

YAŞLI YAZAR

Onun kumandasını ona karşı kullan. Kapat o televizyonu.

KAHRAMAN

Tamam. Sen de benimle gel, beraber çıkalım bu mağaradan.

YAŞLI YAZAR

Bunu yapamam Kahraman.

KAHRAMAN

Aileni tekrar görmek istemiyor musun? Evine geri dönmek?

YAŞLI YAZAR

Yıllardır annemi, babamı görmedim. Onları çok özledim. Odamı, evimi, okulumu, oradaki arkadaşlarımı. Hepsini çok özledim. Ama bugün geri dönemem. Artık çok yaşlıyım. Yalnızca ölmeden önce hayal edip var ettiğim bu dünyayı eskisi gibi ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ olarak görebilmek isterdim. Çünkü bütün suç benim.

KAHRAMAN

Ne?



YAŞLI YAZAR

Bu dünyanın bu hale gelmesi benim suçumdu.

KAHRAMAN

Ne yaptın ki sen? Hiçbir şey. Kötü bir şey yapmadın.
YAŞLI YAZAR

Hayır, bu doğru değil. Sana o televizyonu rüyalarımda gördüğümü söylemiştim.

KAHRAMAN

Evet, yanında onu dinleyen televizyonlarla.

YAŞLI YAZAR

Hayal ettiğim şeylerin gerçekleşmesi gibi rüyalarımda gördüğüm şeyler de gerçekleşiyordu. Televizyonların bir araya gelmesini, çocukları köle yapmasını, kitapları topluca yakmasını hep ben rüyalarımda gördüm. Ben sebep oldum.

KAHRAMAN

Senin bir suçun yok. Rüyanda ne göreceğini bilemezsin. Senin ki kötü bir rüyaymış. Olmasından korktuğun şeyleri görmüşsün. Ben de rüyamda bazen kötü şeyler görürdüm ama görmek istemezdim. Yani rüyanda ne göreceğini sen seçemezsin. Olanlar senin suçun değil. Kötü bir rüyaydı.

YAŞLI YAZAR

Evet, bu doğru, kötü bir rüyaydı. Yıllardır bu kötü rüyayı yaşıyorum Kahraman, yaşıyoruz. Artık bitmeli. Artık yeni, mutlu, güzel bir rüya görmenin vakti gelmeli. Bunu sen başaracaksın Kahraman.

YAŞLI YAZAR

(Masanın çekmecesinden bir kitap daha çıkarır, Kahraman’a uzatır.) Al Kahraman, bu kitapları oku, okut başka çocuklara, öğrensinler gerçeği, köle olmasınlar, özgür olsunlar, eğlensinler, oyunlar oynasınlar, hayaller kursunlar, kitap da okuyabilsinler, ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ni tekrar kursunlar!

KAHRAMAN

(Kitabı alır, kapağındaki adını okur.) Televizyon İzlemenin Zararları.

YAŞLI YAZAR

Ne yapacağını biliyorsun artık.

KAHRAMAN

Biliyorum.

YAŞLI YAZAR

Hoşça kal Kahraman. Artık gitme vaktim geldi. (Yaşlı yazar sahne yukarısındaki geçide girer, gözden kaybolur.)

KAHRAMAN

Güle güle!

(Sahne sol kanattaki geçitten Cesur Kitap, İnançlı Kitap, Şüpheci Kitap ve Yasa kitabı girer.)

CESUR KİTAP

Ne oldu Kahraman? Ne oldu? Aradığın şeyi buldun mu?
KAHRAMAN

Evet, buldum, işte burada (Elindeki ‘Televizyon İzlemenin Zararları’ adlı kitabı İnançlı kitaba verir ve İnançlı, Şüpheci, Yasa Kitabına seslenir.) Siz üçünüz bu kitabı alın ve bulduğunuz bütün esir çocuklara bunu okuyun.

ŞÜPHECİ KİTAP

Ama onlar bizi dinlemezler.

YASA KİTABI

Onların aklı yerinde değil.

KAHRAMAN

Cesur ve ben Ana Sinyal Merkezine gideceğiz. Büyük Anteni kıracağız ve televizyonların yayını kesilecek.

İNANÇLI KİTAP

Bu sayede çocuklar kendine gelir.

KAHRAMAN

Evet.

ŞÜPHECİ KİTAP

Ve bizi dinlerler.

KAHRAMAN

Evet.

KAHRAMAN

Şimdi gidin. Biz de büyük anteni yok etmek için, Ana Sinyal Merkezine gidelim. Yerini biliyorsun değil mi Cesur.

CESUR KİTAP

Evet. Sen değişmişsin.

KAHRAMAN

(Gülümser.) Evet, değiştim. Haydi, Cesur, Gidelim. (Kahraman, Cesur Kitap, İnançlı Kitap, Şüpheci Kitap ve Yasa Kitabı sahne sol kanattaki geçide yönelir, çıkarlar.)

SAHNE SONU

















2. PERDE
2. SAHNE

(Çatı katı. Bacalar. Sağ, yukarı ve sol fonda yıldızlı gökyüzü. Ortada yüzü gökyüzüne dönük Büyük Anten durmaktadır. Sağında ve solunda Muhafız Televizyon 3 ve 4 ellerinde mızraklar yüzleri seyirciye dönük nöbet tutmaktadırlar. Yüzlerini birbirlerine dönmeden konuşurlar.)

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Nöbetimi en iyi ben tutuyorum.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Hayır ben.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Yakında terfi edeceğim.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Önce ben.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Asi kitapları hala yakalayamamışlar.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Başlarında bir çocuk varmış, bulamamışlar.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

O çocuk karşıma çıksa, onu ben yakalasam.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Senden önce ben yakalarım onu.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Kral beni yakın muhafızı yapar, şatosuna alır.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Önce ben yakalayacağım için önce beni yakın muhafızı yapar, önce beni şatosuna alır.

(Kahraman ve Cesur Kitap sahne sağ kanattaki bir merdivenden çatıya çıkarlar. Sessiz adımlarla bacaların arkasına yürür ve saklanırlar.)

KAHRAMAN

Geldik Cesur, dikkatli ol!

CESUR KİTAP

Şimdi ne yapacağız?

KAHRAMAN

Bunu kullanacağız. (Elindeki kumandayı gösterir.)

CESUR KİTAP

Nasıl kullanacağını biliyor musun?


KAHRAMAN

Öğrendim. (Askılı çantasındaki kitabı çıkarır.) ‘Kullanım Kılavuzu’nda yazıyor her şey. Bak şimdi, izle. (Kahraman bacanın arkasından saklandığı yerden ortaya çıkar.)

CESUR KİTAP

Dur, ne yapıyorsun!

KAHRAMAN

Cesaret Cesur.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Ha! Sen! (Diğer Muhafız Televizyon da Kahraman’ı fark eder. Muhafız Televizyon 3 ve 4 ellerindeki mızrakları doğrultur yürüye yürüye Kahramana hücum ederler.)

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Kaçma! Seni önce ben yakalayacağım.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Hayır, ben yakalayacağım.

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Birlikte yakalarsak ikimiz birden şatoya gideriz.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3 VE 4

(Birbirlerine bakarlar, aynı anda.) Evet. (Kahraman’a seslenirler.) Yakaladık seni!

KAHRAMAN

İkiniz de hiçbir yere gitmiyorsunuz! (Kahraman elindeki kumandayı Muhafız Televizyon 3’e uzatır, düğmeye basar. Muhafız Televizyon 3 kapanmaya başlar. Kahraman aynı şekilde Muhafız Televizyon 4’ye de kumandayı tutar, düğmeye basar, o da kapanmaya başlar.)

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Ne o-lu-yor bi-ze?

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

Ka-pa-nı-yo-ruz.

MUHAFIZ TELEVİZYON 3

Ha-yır!

MUHAFIZ TELEVİZYON 4

O-la-maz!

(Muhafız Televizyon 3 ve 4’nin kolları ve başları öne doğru düşer; mızraklarına dayanarak ve ayakta durarak kapanırlar.)

CESUR KİTAP

(Sevinçle.) Hey! Televizyonlar kapandılar! Televizyonlar kapandılar!

KAHRAMAN

Hadi, gidelim. Anteni kırmalıyız, sinyallerini kesmeliyiz.

CESUR KİTAP

Diğer kitaplar bizi bekliyor, kıralım anteni.

(Kahraman ve Cesur Kitap büyük antene doğru yürürler. Kahraman askılı çantasından çekici çıkartır.)

KAHRAMAN

(Antenin önünde dururlar.) Şurasından kırdık mı… Bu da ne? (Kahraman Büyük Antenin içinde ot parçaları ortasında bir yumurta fark eder.)

CESUR KİTAP

Ne oldu?

KAHRAMAN

Bir yumurta var burada.

CESUR KİTAP

(Cesur Kitap Büyük Antene yaklaşır, içine bakar, yumurtayı görür.) Bu yumurtanın ne işi var burada?

(O anda bir sahne sağından bir sahne solundan İki Siyah Karga kanat çırparak Büyük Antenin yanına gelirler; Kahraman ve Cesur Kitap ile Büyük Anten’in arasına kanatları gere gere yü-rürler.)

ERKEK SİYAH KARGA

Gak. Uzak durun buradan. Gak. Uzak durun. Gak. (Kanatlarını iki yana açar, sivri gagasıyla Kahramana saldırır. Kahraman geriler. Dişi Siyah Karga da Cesur Kitaba aynı şekilde saldırır, Cesur Kitap da geriler.)

CESUR KİTAP

Kargalar!

KAHRAMAN

(Gerilerken Cesur Kitap’a sorar.) Ne istiyorlar?

CESUR KİTAP

Burası onların yuvası olmalı. Yumurtalarını koruyorlar.

KAHRAMAN

Bizden mi?

CESUR KİTAP

Elindeki çekici gördüler.

KAHRAMAN

Yumurtalarını kırmaya geldiğimizi zannediyorlar.

CESUR KİTAP

Evet.

KAHRAMAN

Ama gelmedik.

CESUR KİTAP

Gel de bunu onlara anlat.

(Kahraman ve Cesur kitap sırt üstü yere düşer, geri geri sürünerek kaçmaya çalışırlar. Dişi Siyah Karga Kahramanın üstüne pençeli ayaklarından biriyle basar, kanatlarını iki yana açarak konuşur.)

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak. Tam ağzıma layık. Gak.

ERKEK SİYAH KARGA

(O da pençeli ayaklarından biriyle Cesur Kitabın üstüne basar, kanatlarının iki yana açarak konuşur.) Önce hangisini yesek? (Bir Kahramana, bir Cesur Kitaba bakar.) Tıfıl çocuğu mu? Gak. Şu kâğıt yığınını mı? Gak. Sen seç hayatım, sen seç. Gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

(Kahramana doğru sivri gagasını eğerek.) Bu çocuk bana yeter, midemi doldurur sanırsam. Gak. Gözlerinden başlayıp, burnunu, kulaklarını, kırmızı yanaklarını, dilini, hepsini yiyeceğim. Gak gak!

ERKEK SİYAH KARGA

Afiyet olsun hayatım.

KAHRAMAN

Durun yemeyin bizi. (Cesur Kitaba sorar.) Biz size ne yaptık ki?

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak. Şu konuşana da bak. Gak. Ne yaptık diyor.

CESUR KİTAP

Evet, aynen öyle diyoruz. Ne yaptık biz size?

ERKEK SİYAH KARGA

Gak gak! Yuvamıza gelen, yumurtalarımızı çalan siz değil misiniz? Gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

Şimdi de son yumurtamı kırmaya gelmişsiniz besbelli. Gak.

KAHRAMAN

Hayır. Hiç de öyle bir şey yapmaya gelmedik. Bizi yanlış anladınız.

CESUR KİTAP

Ayrıca sizin yumurtalarınızı çalanlar da biz değiliz.

ERKEK SİYAH KARGA

Ne diyorsun hayatım, gak? Bunlar doğru mu söylüyor? Gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

Bir düşünelim, gak. Ellerinde çekiç vardı, yumurtamızın başındaydılar, gak.

ERKEK SİYAH KARGA

Haklısın hayatım, gak. Besbelli yumurtamızı kırmaya geldikleri. Gak gak.

(Beyaz tüylü bir fare sahne sağından girer. Sağa sola dikkatle bakınarak, Büyük Antene yaklaşır.)

KAHRAMAN

Affedersiniz ama…

DİŞİ SİYAH KARGA

Ama düşününce, gak, biraz garip değil mi, gak, niye kırmak istesinler ki yumurtamızı, gak, bir güzel mideye indirmek varken, gak.

KAHRAMAN

Hey bir şey diyorum.

(Erkek ve Dişi Siyah Karga, Kahramanı dinlemezler. Beyaz tüylü fare Büyük Antenin içine uzanır ve Yumurtayı alır, Erkek ve Dişi Siyah Karganın olduğu yere dikkatle bakar. Kahraman yumurtanın alındığını görür.)

ERKEK SİYAH KARGA

Haklısın hayatım, gak. Besbelli yumurtamızı kırmaya gelmemişler. Gak gak.

KAHRAMAN

Cesur görüyor musun? (Beyaz tüyle fareyi gösterir.)

CESUR KİTAP

Hırsızımız bu olsa gerek. (Erkek ve Dişi Siyah Kargalara seslenir.) Baksanıza… (Erkek ve Dişi Siyah Kargalar onu duymaz.)

DİŞİ SİYAH KARGA

Ama daha da düşününce, gak, belki de ziyafeti burada çekeceklerdi, gak, yumurtamızı kırıp anında yiyeceklerdi, gak.

ERKEK SİYAH KARGA

Haklısın hayatım, gak. Besbelli yumurtamızı kırmaya gelmişler, kırıp anında yiyeceklermiş, gak gak.

(Beyaz tüylü fare yumurtayı alır ve sessiz adımlarla geldiği sahne sağından çıkar gider.)

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak gak. Kanaatim şu ki yumurtalarımızı bunlar çalıyor, gak, pişirip pişirip, kaynatıp kaynatıp, kırıp kırıp, lop lop yiyorlar. (Üzüntüyle.) Gak gak!

ERKEK SİYAH KARGA

Üzülme hayatım, üzülme. (Sinirle.) Gak! (Arkasına döner yumurtasına bakarken.) Son yumurtamızı koruyacağız. (Önüne döner, bir anda yumurtanın yerinde olmadığını fark eder. Şaşkınlıkla.) Gak! Yumurta. (Arkasını döner, yuvaya bir daha bakar.) Yumurtamız yok. Gak gak! (Cesur Kitabın üstünden pençesini çeker; panikle etrafta kanat çırparak koşuşturmaya, yumurtasını gagasını sağa sola çevirerek aramaya başlar.)

DİŞİ SİYAH KARGA

(O da arkasına Büyük Antenin içine bakar, yumurtasını göremeyince panikler. Pençesini çekerek sahne ortasında yere tüner. Ağlar, söylenir.) Gitti, yumurtamı çaldılar. (Uzatarak.) Gak! Gak gak, gak! Gitti yumurtam, gitti yavrum. Gak! Gak gak, gak!



ERKEK SİYAH KARGA

Nerde, gak gak? Yumurtamız nerde? Gak gak. Yumurtamız çalınmış. Gak.

KAHRAMAN

Biz de bunu söylemeye çalışıyoruz.

ERKEK VE DİŞİ SİYAH KARGA

(Aynı anda, şaşkınlıkla.) Gak?!

(Dişi Siyah Karga tünediği sahne ortasından kalkar, Kahramanın yanına gelir. Erkek Siyah Karga da aynı şekilde kalkıp gelir.)

KAHRAMAN

Ben gördüm yumurtanızı çalanı.

ERKEK SİYAH KARGA

Nerde, gak, nerde gördün, gak gak?

DİŞİ SİYAH KARGA

(Ağlamaklı.) Yumurtamı ver bana, gak, gak gak!

KAHRAMAN

Çalanı biliyorum.

ERKEK VE DİŞİ SİYAH KARGA

(Aynı anda.) Kim? Gak gak!

KAHRAMAN

Söylemem.

ERKEK VE DİŞİ SİYAH KARGA

(Aynı anda.) Niye? Gak!

KAHRAMAN

Söylersem bizi yersiniz de ondan.

ERKEK SİYAH KARGA

(Sinirle.) Gak gak! Asıl söylemezsen yeriz sizi. Gak!

KAHRAMAN

Bizi yerseniz hırsızı bulamazsınız.

CESUR KİTAP

O da yumurtanızı çalmaya yine gelir, yine gelir, yine gelir.

DİŞİ SİYAH KARGA

(Üzüntülü.) Gak gak! Yemeyeceğiz.

ERKEK SİYAH KARGA

Hayatım? Gak!

DİŞİ SİYAH KARGA

Siz hırsız değilsiniz, gak, anladım.

KAHRAMAN

Bizi yemeyeceksiniz.

CESUR KİTAP

Ve izin vereceksiniz anteni kırmamıza.

(Dişi ve Erkek Siyah Kargalar başlarını öne eğip kaldırarak aynı anda onaylar bir hareket yaparlar.)

KAHRAMAN

O zaman biz de yumurtanızı çalanı söyleriz size.

CESUR KİTAP

Ve belki de yumurtanızı geri getiririz size.

ERKEK VE DİŞİ SİYAH KARGA

(Aynı anda.) Gak gak! Anlaştık. Gak.

KAHRAMAN

(Ayağa kalkarken.) Gidelim o halde, kalk, kırmaya anteni.

CESUR KİTAP

(Ayağa kalkarken.) Bekletmeyelim diğer kitapları, yaysınlar dürüst sözleri.

(Kahraman ve Cesur Kitap Büyük Antene doğru yürürler; Erkek ve Dişi Siyah Kargalar geçmeleri için yol verirler.)

CESUR KİTAP

Vur Kahraman, tek darbede bitirelim işi.

(Kahraman elindeki çekiç ile Büyük Antenin merkezindeki kara kutuya vurur, kırar; kırdığı küçük kara kutu parçasını eline alır.)

KAHRAMAN

Bunu yanımıza alalım. (Kara kutuyu askılı çantasının içine atar.)

CESUR KİTAP

Tekrar çalıştıramazlar bu sayede.

ERKEK SİYAH KARGA

Gak, gak gak! İstediğiniz oldu, gak, artık söyleyin hırsızı, gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

Kim çaldı yumurtamı, gak?

KAHRAMAN

Beyaz tüylü bir fareydi o. Sessizce geldi ve alıp gitti yumurtanızı.



CESUR KİTAP

Ben tanıyorum onu. ‘Ak Sıçan’ derler ona. Yerini de biliyorum.

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak, nerde? Nerde, gak?

CESUR KİTAP

Tam bizim gideceğimiz yerde. Elektrik Üretim Merkezinde. Kara bir delikte yaşar. Kablo döşemektir onun işi. Televizyonların hizmetinde.

ERKEK SİYAH KARGA

(Hayıflanır.) Gak, gak gak. Biz asla gidemeyiz oraya. Gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

(Üzüntülü.) Televizyonlar sokmaz bizi oraya, gak.

KAHRAMAN

Neden?

DİŞİ SİYAH KARGA

Orda çocuklar çalışır, gak gak.

ERKEK SİYAH KARGA

Çevirirler çarkları, indirip kaldırırlar kolları, gak, elektrik üretirler televizyonlar için, gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

Bal dudaklar, gak, elma yanaklar, tombul, sağlıklı. Yeriz diye korkarlar, konarız, kapıp götürürüz, kanatlanıp uçar kaçırırız diye. Gak gak!

ERKEK SİYAH KARGA

Yasaktır orası bize gak.

DİŞİ SİYAH KARGA

Televizyonlar düşman olur sonra bize gak.

CESUR KİTAP

Biz gideriz o halde size yasaksa.

KAHRAMAN

Hem esir çocukları kurtarırız, hem de yumurtanızı.

ERKEK SİYAH KARGA

Gak gak! Demek siz korkmuyorsunuz televizyonlardan.

CESUR KİTAP

(Ayakta donmuş, sivri mızrakları üzerinde dikilen İki Muhafız Televizyonu göstererek.) Bakın. Korkup korkmadığımızı sorun onlara.

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak gak! Söylentiler doğruymuş demek. Gak.

ERKEK SİYAH KARGA

Biz de sizin tarafınızdayız, gak gak.

CESUR KİTAP

O halde sizler Büyük Anteni koruyun, hiçbir televizyon dokunmasın ona.

KAHRAMAN

Gidelim Cesur, bizi bekliyorlar.

DİŞİ VE ERKEK SİYAH KARGA

(Kahraman ve Cesur Kitap sahneden çıkarken, arkalarından seslenirler aynı anda.) Buraya hiçbir televizyon giremez savaşırız onlarla. Pençelerimizle ve gagalarımızla, son tüyümüz yolunana kadar.

ERKEK SİYAH KARGA

Gak, gak gak! Ne dersin hayatım, tatlarına bakalım mı şu televizyonların, gak? Aç mı hala karnın?

DİŞİ SİYAH KARGA

Gak gak! Gurulduyor gak, gurulduyor midem. (Muhafız Televizyon 3 ve 4’ün yanına yemek için giderler.)

ERKEK SİYAH KARGA

Afiyet olsun bize, gak gak! (Yemek için gagalarıyla saldırırlar.)

(Sahne kararır.)

SAHNE SONU
































2. PERDE
3. SAHNE


(Elektrik Üretim Merkezi. Sahne sağında, solunda, yukarısında tuğla duvarlar. Sahne yukarı ortasında geniş metal bir silindir şeklinde Elektrik Deposu. Tepesinde kırmızı bir siren. Ön yüzünde üretim gösterge sayacı. Sağ ve solunda iki kol, Gözlüklü ve Uzun Çocuk tarafından indirilip kaldırılmaktadır. Sahne ortasında bir çark, uzun bir elektrik kablosu ile Elektrik Deposunun ön alt tarafına bağlı, Kız Çocuğu ve Şişman Çocuk tarafından çevrilmektedir. Sahne sol kanattaki tuğla duvarda Ak Sıçan’ın yaşadığı fare deliği. Çocukların başlarında onları ve makineleri denetleyen İki Teknisyen Televizyon. Sahne sağ alt ve sol altta iki açık geçit. Sahne yukarı kanatta tuğla duvarda kırmızı bir düğme.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Bir yandan Elektrik Deposunun ön panelindeki üretim gösterge sayaç kısmına bakar, bir yandan da elindeki kâğıt tablasına kalemle not alırken.) Daha fazla çocuk gerekli üretim için. (Ortadaki çarkı gösterir.) Şu çarklara baksana yarısından çoğu boş.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Elinde Elektrik Deposunun yan yüzeyindeki vidaları sıktığı bir anahtar vardır.) Alarm halinde bütün asker televizyonlarımız. Evlerden çocuk getiremiyoruz artık.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Asi kitaplar ve başlarında başıboş bir çocuk. Yakında o çocuk da gelecek fabrikamıza, o da kölelerimizden biri olacak.

(Sahne sağ kanattaki fare deliğinden Ak Sıçan elinde yarısı kırık içi yumurta dolu yumurta kabuğuyla sahneye girer, yumurta kabuğunu kafasına diker, içindekileri yer, yutar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Şu gelene bakın, obur şey.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Ak Sıçanı göstererek.) Şu dişlek tüy yumağından hiç haz etmiyorum.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Şimdilik işimize yarıyor, elektrik kabloları döşüyor ya bize.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Baksana bulmuş yine midesine indirecek bir yemek.

(Aniden Elektrik Deposunun tepesindeki kırmızı siren yanıp söner, uyarı sesi çıkar makineden. Teknisyen Televizyon 1 üretim gösterge sayacına bakar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Kaçak! Elektrik iletiminde bir sorun var.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Elektrik Deposunun sağını solunu kontrol eder.) Makinede bir sorun yok, kablolarda bir kopukluk olmalı.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Karnını doyurmakta olan Ak Sıçana seslenir.) Sen! Tıkınıp durma orada öyle. Git bak, kablolarda kopukluk bir kopukluk var.



AK SIÇAN

Bulup getiririm şimdi, kablodaki kopuk yeri.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Çabuk bul getir, git hadi.

AK SIÇAN

Başüstüne, hemen. (Ak Sıçan kara deliğine yollanır.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Boş yere çevirmesinler çarkları, indirip kaldırmasınlar kolları. Üretime ara verelim.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Bir süre için.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1 VE 2

(Aynı anda.) Çocuklar! Çocuklar!

GÖZLÜKLÜ, UZUN, ŞİŞMAN ÇOCUK VE KIZ ÇOCUĞU

(Çalışırken aynı anda.) Emredin! Emredin!

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1 VE 2

(Aynı anda.) Durun, durun!

(Gözlüklü, Uzun, Şişman Çocuk ve Kız Çocuğu aynı anda dururlar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Durdular.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Duracaklar elbet. Bir sözümüzle gelecek, bir sözümüzle gidecekler. Biz televizyonlar, onlar da çalışkan çocuklarımız.

(Teknisyen Televizyon 1ve 2 karşılıklı gülüşürler.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Kendine gelir.) Hah! Ne oldu? (Sağa sola bakınır.) Nerdeyim? Ne yapıyorum burada böyle?

(Teknisyen Televizyon 1 ve 2 kendine gelen Gözlüklü Çocuğa bakarlar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Neşemizi kaçıran zahmetli bir iş çıktı yine.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Sıra kimde, hangimizde?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Geçen sefer ben götürmüştüm, şimdi sıra sende.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Gözlüklü Çocuğun yanına gider, kolundan tutarak beraber sahne arkasındaki çıkışa yürürler.) Gel küçük dostum.
GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Nereye gidiyoruz böyle? (Ayakta dikilen çocuklara bakar.) Ne olmuş bu çocuklara?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Hiçbir şeyleri yok. Biz televizyon izlemeye gidiyoruz. Şeker mi seversin, çikolata mı söyle?

(Teknisyen Televizyon 2 ve Gözlüklü Çocuk sahne sol kanattaki geçitten çıkarlar. Kahraman ve Cesur Kitap sahne sağ kanattaki geçitte Teknisyen Televizyon 1’e kendilerini göstermeden belirirler.)

CESUR KİTAP

Şu çocuklara bak.

KAHRAMAN

Kendilerini kaybetmişler.

CESUR KİTAP

Bön bön bakıyorlar, kaskatı durmuşlar.

KAHRAMAN

Haydi gidelim, kurtaralım onları.

(Kahraman ayağa kalkmak için davranır. Teknisyen Televizyon 2 ve Gözlüklü Çocuk sahne solundan girerler.)

CESUR KİTAP

Dur Kahraman, bak, gelenler var. (Cesur Kitap, Kahraman’ın kolundan tutar, ortaya çıkmasını engeller.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Neden beni dolaştırıp duruyorsun?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Ne oldu? Sorun ne? Bu çocuk hala niye böyle?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Panik halinde.) Yayınlar gitmiş. Bütün televizyonlar kesik.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Hey, ne zaman çikolata vereceksin bana? Ha? (Teknisyen Televizyon 2’nin kolunu tutar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Kolunu tutan Gözlüklü Çocuğun elini iter.) Birazdan, bekle.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Kendi kendine.) Nasıl olur bu? (Teknisyen Televizyon 2’ye) Sabotaj mı?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Bilmiyorum.




GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Teknisyen Televizyon 2’nin kolunu dürter.) Şeker varsa şeker de yiyebilirim. Çikolata olmasa da olur.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Sinirli.) Bekle dedim.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Asi kitapların işi olmalı bu. Başlarında da o çocuk.

KIZ ÇOCUĞU

(Gözlerini ovuşturarak kendine gelir, sağa sola bakınır.) Ne oluyor burada? Ne yapıyorum ben burada?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Biri daha kendine geldi.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Ne yapacağız şimdi?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Bu kızı okuldan tanıyorum ben. (Kızın yanına gider.) Merhaba.

KIZ ÇOCUĞU

(Şaşkın.) Merhaba.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Ne işin var burada?

KIZ ÇOCUĞU

Bilmiyorum. Televizyon izliyordum sonra burada buldum kendimi.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Aa, aynı benim gibi. Seni de mi buraya televizyonlar getirdi.

KIZ ÇOCUĞU

Evet. O çocuklar dikilmiş ne yapıyorlar öyle?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Bilmem.

KIZ ÇOCUĞU

Eh, ne yapacağız şimdi?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Şunlara soralım.

(Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu, Teknisyen Televizyon 1 ve 2’nin yanına giderler.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Burada ne yapıyoruz biz?
(Teknisyen Televizyon 1 ve 2 yanıt vermez, birbirlerine bakarlar.)

KIZ ÇOCUĞU

Siz mi getirdiniz bizi buraya?

(Yine yanıt alamazlar.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Konuşsanıza. Nereye gidiyorsunuz?

(Teknisyen Televizyon 1 ve 2, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğunun yanından sahne orta aşağısına yürürler ve baş başa gizlice konuşurlar.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Ne yapacağız? Ne yapağız şimdi? Birazdan hepsi uyanacak.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Panikleme. Oyalayalım onları. Yalan söyleyeceğiz.

(Gözlüklü Çocuk yanlarına gelir.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Ne oldu? Biz niye buradayız? Niye cevap vermiyorsunuz?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Ah, küçük dostum, aramızda tartışıyorduk. Sizi şimdi nerede gezdirelim diye düşünüyorduk.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Tabi. Mutlu Çocuklar Ülkesi’nde gezdiriyoruz sizi. Bakın burası, çocukların spor aletleriyle egzersiz yaptığı bir yer.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Kız Çocuğuna döner.) Gelsene. (Kız Çocuk yanına gelir.) Bunlar bizi gezdiriyormuş.

KIZ ÇOCUĞU

Öyle mi? (Düşünür.) Eh, bu çocuklar niye öyle duruyor?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Eh, hım, o çocuklar, eh, hım, fazla spor yaptılar, yorgunlar, o yüzden öyleler.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Kız Çocuğuna.) Çocuklar burada spor yapıyormuş.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Evet, evet, çok spor yaptılar, ondan dinleniyorlar şimdi.

KIZ ÇOCUĞU

Ayakta mı dinleniyorlar?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Evet.


KIZ ÇOCUK

Garip ama.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Evet, bence de garip. (Çarkın başında duran Şişman Çocuğun yanına gider.) Hey! Ne haber? (Elini yüzü hizasında sallar.) Merhaba! (Teknisyen Televizyon 1 ve 2’ye döner.) Niye konuşmuyorlar?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Eh, hım, çok susamışlar, ağızları kurumuş, ondan konuşmuyorlar.

ŞİŞMAN ÇOCUK

(Birden uyanır ve bağırır.) Ah!

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Aynı anda o da korkak ve bağırır.) Ah! (Koşar, Kız Çocuğu’nun arkasına saklanır.) Ne olur ya?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Yoruldum. (Kıç üstü yere çöker.) Ne oluyor? Ayaklarım çok ağrıyor, kollarım da ağrıyor. Nerdeyim? Ne oldu?

KIZ ÇOCUĞU

(Şişman Çocuğun yanına giderken konuşur.) Hey, dur sakin ol. İyi misin?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Ne?

KIZ ÇOCUĞU

Sen burada spor mu yapıyorsun?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Spor mu? Ben… Bilmiyorum, buraya nasıl geldim ben?

KIZ ÇOCUĞU

Bu çocuk burada spor yapmıyormuş. Bu işin içinde bir iş var. (Teknisyen Televizyon 1 ve 2’ye doğru yürür.) Burada neler oluyor?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Bunlar bize yalan söylüyor.

KIZ ÇOCUĞU

Neden bize yalan söylüyorsunuz? Ne yapıyorsunuz siz burada çocuklara?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Biz… Eh… Hiçbir şey yapmıyoruz.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Yalan!



TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Yok, gerçekten bir şey yapmıyoruz. Bizim bütün yaptığımız sizi gezdirmek.

KIZ ÇOCUĞU

Yalan söylüyorsun.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Kızgın, hiddetli.) Eh! Yeter! Bizler televizyonlarız, sizin efendileriniziz. Bizi sorgulayamazsınız. Ne dersek doğrudur. Ne dersek yapacaksınız.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Korkuyla.) Ah! (Kız Çocuğunun kolundan tutar, çeker.) Gel, kaçalım buradan. (İkisi birlikte geriler.)

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Telaşlı.) Ne yapıyorsun?

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Bu işi eski usul çözeceğiz. Söz dinlemeyenleri kitap zindanına kapatacağız.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Baksana, bizden kalabalıklar! Hepsiyle baş edemeyiz.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Parmağıyla tuğla duvardaki alarm tuşunu gösterir.) Şimdi gider asker televizyonları çağırırım.

KAHRAMAN

(Gizlendiği yerden çıkar, önlerine fırlar.) Yapamazsın!

CESUR KİTAP

(Gizlendiği yerden.) Ben cesurum, bu benden cesur.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

Ne? Sen de kimsin? (Cesur Kitap da ortaya çıkar.) Bir kitap.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

Bunlar onlar. Bu da o. Asi kitapların başındaki çocuk.

TEKNİSYEN TELEVİZYON 1

(Hiddetle.) Demek öyle! Asker televizyonları çağıracağım. Onlar icabınıza bakar. (Alarm tuşuna basmak için o yana hareketlenir, koşa yürür. Kahraman askılı çantasından kumandayı çıkararak düğmesine basar ve Teknisyen Televizyon 1 kapanmaya başlar.) Ah! Ne oluyor? Ka-pa-nı-yo-rum! (Teknisyen Televizyon 1 alarm düğmesinin önünde ayakta donakalır.)

KAHRAMAN

(Yüzünü Teknisyen Televizyon 2’ye dönerek kumandayı düğmesine basmak üzere ona doğrultur.) Sıra sende.





TEKNİSYEN TELEVİZYON 2

(Arkasını döner, sahne solundaki çıkıştan kaçmak için o yana koşarken.) Ah! İmdat! (Kahraman düğmeye basar ve Teknisyen Televizyon 2’de kapanmaya başlar.) Te-le-viz-yon-lar… (Kapanır.)
CESURİ KİTAP

Bu iş tamam.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Hey, siz kimsiniz?

KAHRAMAN

Merhaba. Ben Kahraman. Bu da Cesur.

CESUR KİTAP

Merhaba çocuklar.

KIZ ÇOCUĞU

Burada neler oluyor? Söyler misiniz?

KAHRAMAN

Olan şu ki, televizyonlar çocukları kandırarak buraya, eskiden ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ denilen bu yere getiriyorlar.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Hatırladım, konuşan bir televizyon odamda belirip beni ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ne çağırmıştı.

KIZ ÇOCUĞU

Evet evet, aynen beni de.

ŞİŞMAN ÇOCUK

(Oturduğu yerden elini kaldırarak) Hey bende, beni de.

CESUR KİTAP

Televizyonlar ilk iş olarak çocuklara televizyon izletip onları itaatkâr birer köleye çeviriyorlar.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Buraya gelmeden önce en son hatırladığım şey... (Düşünür.) Televizyon izlemekti.

KIZ ÇOCUĞU

Evet. Televizyon izliyordum sonra burada buldum kendimi. (Uzun Çocuğu gösterir.) Bu çocuk o yüzden böyle bön bön bakıyor değil mi?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Peki... (Düşünür.) Burada çocuklara ne yapıyorlar?

KAHRAMAN

Elektrik üretmek için kullanıyorlar onları.




CESUR KİTAP

Ama biz televizyon yayınlarını kestiğimiz için, size tekrar televizyon izletip, sizi tekrar itaatkâr birer köleye çeviremediler.

(Uzun Çocuk kendine gelmeye başlar.)


ŞİŞMAN ÇOCUK

Hey, bakın, bu çocuk da uyandı.

UZUN ÇOCUK

(Kara delikten çıkan Ak Sıçanı görür, korkar.) O da ne? Canavar!

(Ak Sıçan sırtında içinde metal görünen dışı plastik kalın kablo kara deliğinden sahneye girer.)

AK SIÇAN

(Öfke ve şaşkınlıkla.) Ne oluyor? Siz çocuklar niye çalışmıyorsunuz?

(Uzun Çocuk, Şişman Çocuğu ellerinden tutup kaldırır; ikisi de koşarak Kahraman ve Cesur Kitap’ın arkasına saklanırlar.)

UZUN ÇOCUK

Hey, burada neler oluyor?

CESUR KİTAP

Yumurtaları çalan Ak Sıçan bu!

AK SIÇAN

Hah, bir kitap! Televizyonlar nerede? (Ayakta kapalı duran Teknisyen Televizyon 1 ve 2’yi görür.) Asiler! (Sırtındaki kabloyu yere fırlatır.)

KAHRAMAN

Demek kargaların yumurtalarını çalan Ak Sıçan sensin.

AK SIÇAN

Evet, benim. O başıbozuk çocuk da sensin demek. Seni yakalayıp Televizyon Kralına teslim edince daha çok yumurta yiyeceğim.

KAHRAMAN

Bunu yapamayacaksın.

AK SIÇAN

Seni yaramaz çocuk seni. (Kuyruğunu kırbaç gibi kullanmak için eline alır ve boşlukta sallamaya başlar.) Bu kitap aklını karıştırmış senin, uslu bir çocuk ol, yanıma gel. (Ak Sıçan elinde kırbaç yaptığı kuyruğunu sallayarak, yere vurarak saat yönünün tersinde sahnede daire çizmeye Kahraman ve Cesur Kitap’ın üstlerine yürümeye başlar.)

KAHRAMAN

(Yanında Cesur Kitap arkalarında Esir Çocuklar saat yönünün tersinde yürüyerek Ak Sıçan’dan kaçarak o da daire çizmeye başlar, konuşur.) Pışık! Beni aptal mı sandın. Gelmem.



CESUR KİTAP

Kargaların yumurtalarına ne yaptın, söyle?

AK SIÇAN

Yedim.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Yemiş.

UZUN ÇOCUK

Bizi de yemesin bu?

KAHRAMAN

Korkmayın. Birlikte olursak bize hiçbir şey yapamaz.

AK SIÇAN

Yapar mıyım, yapamaz mıyım görürsün sen şimdi. (Kuyruğunu kırbaç gibi üstlerine savurur. Kırbaç kuyruk isabet etmez onlara.)

UZUN ÇOCUK

Saldırıyor!

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Kaçın!

KAHRAMAN

Korkmayın. (Kahraman askılı çantasından çıkardığı bir kitabı Ak Sıçan’a fırlatır. Ak Sıçan kafasını eğer ve kitap ona çarpmadan uçup arkasına gider.)

AK SIÇAN

Bana kitap fırlatmak ha! (Kırbaç kuyruğunu savurur Kahraman’a, isabet ettiremez.) Beni kitapla durduracağını mı sanıyorsun? (Kırbaç kuyruğunu yine savurur üstlerine, Kahraman’a isabet eder kırbaç kuyruk, Kahraman dengesini kaybedip sırt üstü yere düşer.)

ŞİŞMAN ÇOCUK

Hayır!

CESUR KİTAP

Kahraman dikkat et!

AK SIÇAN

Şimdi düştün elime, sonun geldi! (Kırbaç kuyruğunu Kahraman’ın başına doğru sertçe savurur.)

CESUR KİTAP

Kahraman! (Kendini kırbaç kuyruğun önüne atar ve ölümcül darbeyi o alır başına.)

KIZ ÇOCUĞU

Olamaz.



KAHRAMAN

Cesur! (Kahraman dizlerinin üstünde sürünerek yerdeki metal iç kısmı görünen plastik elektrik kablosunun yanına gider.)

AK SIÇAN

(Cesur Kitap’a sırtını döner ve kuyruğunu elinden bırakarak Kahraman’a doğru yönelir.) Seni bir lokmada, hart diye yutacağım. (Uzun ön dişli ağzını Kahraman’ı ısıracak gibi açıp açıp kapar.)

CESUR KİTAP

(Sırtı dönük Ak Sıçan’ı bıraktığı kuyruğundan yakalar ve kendine çeker.) Kaç Kahraman, kaç! (Ak Sıçan bir an kuyruğunu kimin çektiğini görmek için arkasını döner.)

KAHRAMAN

(Yanında metal iç kısmı görünen plastik elektrik kablosunu görür ve iki eline alır. Ak Sıçan tekrar Kahraman’a döner. Kahraman kendisini ısırmak için ağzını açan Ak Sıçan’a kablonun metal kısmını uzatır.) Al bunu ısır! (Ak Sıçan kablonun metal kısmını ısırır ve elektrik akımına kapılır, titremeye başlar, sırt üstü arkaya fırlayarak bayılır.)

UZUN ÇOCUK

Ne oldu ona?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Öldü mü?

(Kahraman ayağa kalkar. Ak Sıçan’ın yanına gider. Ak Sıçan’ın ayakları, elleri kımıldar.)

KAHRAMAN

Bayıldı. Çocuklar bağlayın onu. Kendi kuyruğuyla.

(Uzun Çocuk ve Şişman Çocuk Ak Sıçan’ı kendi kuyruğuyla el ve ayaklarından bağlamaya başlar.)

CESUR KİTAP

(Sırt üstü yerde devrilmiş yatmakta, zorlukla kımıldayabilmektedir.) Kahraman, ah!

(Kahraman arkasını döner, Cesur Kitap’ın yanına gider, dizlerinin üstüne çöker.)

KAHRAMAN

Cesur, iyi misin?

CESUR KİTAP

Ölüyorum Kahraman, beni unutma.

KAHRAMAN

(Metin olmaya çalışarak.) Böyle konuşma. Ölmeyeceksin.

CESUR KİTAP

Başarmana az kaldı Kahraman. Ne olursa olsun, sen, gerçek bir kahramansın. (Cesur Kitap’ın başı yana düşer, ölür.)

KAHRAMAN

(Üzgün.) Cesur! Cesur! Sana söz Cesur, sana söz. Bu yeri tekrar ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ yapacağım. Televizyon kralının şatosuna gidip onu durduracağım.
(Asker Televizyon 1 sahne sağından girer.)

ASKER TELEVİZYON 1

(Sahne sağındaki tuğla geçide, Asker Televizyon 2’ye seslenir.) Buradalar!

(Arkasından Asker Televizyon 2 sahneye girer.)

UZUN ÇOCUK

(Korkuyla.) Bunlar kim? (Uzun Çocuk ve yanında Şişman Çocuk Kahraman’ın arkasına saklanır.)

KAHRAMAN

(Ayağa kalkar.) Asker Televizyonlar!

ASKER TELEVİZYON 1 ve 2

(Aynı anda.) Kaçmayın, gelin! (Sivri anten mızraklarını uzatır ve uyumlu adımlarla yaklaşırlar.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Ne yapacağız?

KIZ ÇOCUĞU

Onları durduramaz mısın?

KAHRAMAN

Durdurabilirim. (Kahraman kumandayı askılı çantasından çıkarır, düğmeye basar ama kumanda çalışmaz.)

UZUN ÇOCUK

Ne oldu?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Çalışmıyor mu?

KAHRAMAN

Hayır.

(Asker Televizyon 1 ve 2 daha da yaklaşırlar.)

KIZ ÇOCUĞU

Ne yapacaksan çabuk yap geliyorlar!

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Aman aman!

UZUN ÇOCUK

Belki pili bitmiştir.

ŞİŞMAN ÇOCUK

Salla, vur biraz belki çalışır.

(Kahraman kumandaya vurur, sallar. Düğmesine basar, çalışmaz.)

KIZ ÇOCUĞU

Ne yapacağız?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Kahraman?

KAHRAMAN

Gidelim. Televizyon kralının şatosuna. (Cesur Kitap’a döner.) Hoşça kal Cesur! Bu taraftan.

UZUN ÇOCUK

Hey, biri bana burada neler olduğunu anlatabilir mi?

KAHRAMAN

Yolda anlatırım, gidelim.

(Kahraman önlerinde, Gözlüklü, Şişman, Uzun ve Kız Çocuğu arkasında, sahne solundaki tuğla geçitten çıkarlar.)

SAHNE SONU











































2. PERDE
4. SAHNE

(Şato taht odası. Sol kanatta Televizyon Kralı’nın boş tahtı. Sahne yukarı kanatta Birinci Fon Resmi: Televizyon Kralının ayakta durmuş, kırmızı pelerini arkasında savruluyor, sağ elinde havaya kaldırdığı kumanda, başında tacı, kırdığı sağ ayağıyla altında ezilmiş, üst üste yığılmış kitapları ezerken görünüyor. Tepesinde de slogan: Zafer Televizyonlarındır. Kahraman önde, arkasından sırayla Kız Çocuğu, Gözlüklü Çocuk, Şişman ve Uzun Çocuk sahne sağındaki geçitten girerler.)

KAHRAMAN

Burası.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Geldik mi?

KAHRAMAN

Evet.

KIZ ÇOCUĞU

Eh, nerdeler peki?

UZUN ÇOCUK

(Şişman Çocuğa.) Şuraya bak kimsecikler yok.

ŞİŞMAN ÇOCUK

Evet. Bu arada benim karnım çok acıktı.

(Televizyon Kralı sahne solundaki geçitten içeri girer.)

TELEVİZYON KRALI

Merhaba çocuklar. Nasılsınız?

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Kahraman’ın arkasına saklanır.) Bu da kim?

KAHRAMAN

Bu o, Televizyonların Kralı.

TELEVİZYON KRALI

(Geldiği sahne solundaki geçide seslenir.) Getirin bakalım hediyelerimizi! Çabuk!

BAKICI TELEVİZYON 1 VE 2

(Aynı anda.) Emredersin kralım.

(Sahne solundaki geçitten önce Bakıcı Televizyon 1 dört tekerli küçük çekçekli içi şeker, çikolata, gazoz, çerez dolu bir vagonla girer, ardından da Bakıcı Televizyon 2 o da içi oyuncak dolu bir vagonla girer.)

TELEVİZYON KRALI

Gelin çocuklar, gelin, bakın size neler getirdim, neler.

UZUN ÇOCUK

Bakalım mı Kahraman?
KAHRAMAN

Hayır.

ŞİŞMAN ÇOCUK

(İştahla yiyecek vagonuna bakar.) O ne?

TELEVİZYON KRALI

Gelin!

(Şişman Çocuk ve Uzun Çocuk yürümek için atılırlar.)

KAHRAMAN

(Kahraman onları engeller.) Yaklaşmayın ona!

UZUN ÇOCUK

Bu televizyon diğerleri gibi kötü görünmüyor Kahraman?

TELEVİZYON KRALI

Kötü mü? Ben kötü biri değilim. Size oyuncak, çikolata getiren biri hiç kötü olabilir mi?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Ben dayanamayacağım.

UZUN ÇOCUK

Gidelim mi diyorsun?

ŞİŞMAN ÇOCUK

(Ağzı sulanarak.) Baksana çikolatalara, şekerlere, gazozlara!

UZUN ÇOCUK

Gidelim mi yani?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Hem de hemen gidelim.

(Kahraman’ı iterek Şişman Çocuk vagonlara koşa yürür, yiyeceklere yumulur; Uzun Çocuk da ardından o da birkaç yiyecek alıp oyuncak vagonuna oyuncaklara bakmaya gider.)

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

(Kız Çocuğuna.) Sen ne diyorsun, ben karar veremedim.

KIZ ÇOCUĞU

Kahraman haklı olabilir.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Baksana, yemek yiyorlar, oyun oynuyorlar, hiçbir şey olmadı onlara. Biz de gidelim, biz de oynayalım, biz de yiyelim.

KIZ ÇOCUĞU

Sanırım haklısın.


KAHRAMAN

Durun.

KIZ ÇOCUĞU

O haklı Kahraman, baksana onlara. (İkisi de Şişman Çocuk ve Uzun Çocuğa bakarlar.) Kötü bir şey olduğu yok.

KAHRAMAN

Ama…

KIZ ÇOCUĞU

Belki de öbür televizyonlar kötüydü, bunlar iyi televizyonlar.

KAHRAMAN

Dur…

KIZ ÇOCUĞU

Biz gidelim Kahraman.

(Kız Çocuğu ve Gözlüklü Çocuk da diğerlerine katılır.)

KAHRAMAN

Durun yapmayın, gitmeyin. (Televizyon Kralına döner.) Her şey senin başının altından çıkıyor, kandırdın onları!

TELEVİZYON KRALI

Yo! Kandırmadım onları, onlara istediklerini verdim.

KAHRAMAN

Ya, tabi. Şimdi onları kandırıyorsun, sonra ne olacak?

TELEVİZYON KRALI

(Elini ağzına çocuklar duymasın diye siper eder.) Sonra televizyon izleyecekler, ne dersem yapacak, söz dinleyecekler. (Kıs kıs güler.)

KAHRAMAN

Buna izin vermeyeceğim, seni kapatacağım.

TELEVİZYON KRALI

Hiç sanmıyorum Kahraman.

KAHRAMAN

Bak da gör! (Kahraman kumandayı ona doğrultur, düğmesine basar. Televizyon Kralı kapanmaz. Bir daha basar, bir daha basar düğmeye, yine kapanmaz.)

TELEVİZYON KRALI

O kumanda beni kapatamaz Kahraman. Ben yaratılan ilk televizyonum. Beni kapatacak bir kumanda yok.

KAHRAMAN

O halde bir kapatma düğmen var. (Televizyon Kralı’nın arkasına bakar.) Yanılmıyorsam sırtında.
TELEVİZYON KRALI

(Sahne aşağı ortasına doğru yürür.) Gel Kahraman, bunları bırakalım, onlar yiyedursun, biz seninle konuşalım.

KAHRAMAN

(Kahraman da arada mesafe bırakarak bir eli askılı çantasındaki çekiçte o da karşısında yürür.) Ne konuşacaksın bakalım benimle?

TELEVİZYON KRALI

Sana bir teklifim var Kahraman.

KAHRAMAN

(Şaşkın.) Ne?

TELEVİZYON KRALI

Bana o kumandayı vermen karşılığında, söyle ne istiyorsun? İstediğin neyse hemen verebilirim sana.

KAHRAMAN

Ben…

TELEVİZYON KRALI

Evet, sen? Bir şeyler istiyorsundur, söyle.

KAHRAMAN

Kendim için hiçbir şey istemiyorum, ama…

TELEVİZYON KRALI

Ama ne? Bir şey istiyorsun belli ki. Söyle haydi, söyle!

KAHRAMAN

Çocukların sürekli televizyon izlemediği bir dünya istiyorum.

TELEVİZYON KRALI

(Kızar. Bir ayağını yere vurur.) Ne? Hayır!

KAHRAMAN

Kitapların yasak olmadığı, çocukların kitap okuyabildiği bir dünya.

TELEVİZYON KRALI

(Daha da kızar. İki ayağı üstünde tepinir.) Hayır! Bunu isteyemezsin!

KAHRAMAN

Çocukların hayal kurabildiği, eğlendiği, yeni şeyler yaratabildiği bir dünya.

TELEVİZYON KRALI

Hayır! Olmaz! Olamaz!

KAHRAMAN

Çocukların oyunlar oynayabildiği bir dünya.

TELEVİZYON KRALI

Hayır!

KAHRAMAN

Aslında tek bir şey istiyorum.

TELEVİZYON KRALI

(Tepinmeyi bırakır, sakinleşir.) Bunları istemiyorsun değil mi? Başka bir şey istiyorsun.

KAHRAMAN

Ben, bunların hepsini sağlayacak bir şey istiyorum, ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ni.

TELEVİZYON KRALI

(Kızar, küplere biner, olduğu yerde tepinir, dört döner.) Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Bin defa hayır! Yok, öyle bir şey! (İki kolunu birden uzatarak elleriyle Kahraman’ı yakalamak için onun üstüne yürür.) Ver o kumandayı bana, seni yaramaz çocuk, seni!

KAHRAMAN

Dur! (Elindeki kumandayı yere koyar, askılı çantasından çıkardığı çekici yere koyduğu kumandaya vuracak gibi havaya kaldırır.) Yaklaşma, yoksa kumandayı kırarım.

TELEVİZYON KRALI

(Olduğu yerde durur.) Demek öyle. Muhafızlar!

UZUN ÇOCUK

Ne oluyor?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Ne? Ah bunlar da kim?

(Sahneye omuzlarında sivri mızrakları nizami adımlarla Muhafız Televizyon 1 ve 2 girer.)

MUHAFIZ TELEVİZYON 1 VE 2

(Aynı anda.) Emret kralım.

TELEVİZYON KRALI

(Parmağıyla göstererek.) Şu çocukların, etrafını sarın!

(Muhafız Televizyon 1 ve 2 sivri mızraklarını doğrultarak çocukların etrafını biri sahne sağında diğeri sahne solunda iki yandan çevirirler.)

KIZ ÇOCUĞU

Bunlar da kötüymüş.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Ne? Ah!

KIZ ÇOCUĞU

Kahraman yardım et bize.




KAHRAMAN

Size söylemiştim. (Kahraman kumandayı yerden alır ve Muhafız Televizyon 1 ve 2’ye sırayla sinyal gönderir. Muhafız Televizyon 1 ve 2 başları öne düşerek, kolları yanlarda sallanarak, mızraklarını düşürerek kapanırlar.)

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK VE KIZ ÇOCUĞU

(Hep bir ağızdan.) Yaşa Kahraman, yaşa!

KAHRAMAN

Alın mızrakları! Kapatalım o zorbayı! (Şişman ve Uzun Çocuk sivri mızrakları yerden alır.)

UZUN, ŞİŞMAN, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK VE KIZ ÇOCUĞU

Evet! Kapatalım.

TELEVİZYON KRALI

(Korkuyla, olduğu yerde gerileyerek.) Bakıcılar! Durdurun onları!

BAKICI TELEVİZYON 1 VE 2

(Aynı anda.) Emredersin kralım. (Kız Çocuğuna ve Gözlüklü Çocuğa arkadan ellerini uzatarak hücum ederler. Kahraman onlara da sinyal gönderir sırayla, Bakıcı Televizyon 1 ve 2 de başları öne düşerek, kolları yanlarda sallanarak oldukları yerde durarak kapanırlar.)

TELEVİZYON KRALI

Prensim, prensim nerde? (Sağı solu arar, bakınır.)

YENİ NESİL TELEVİZYON

(Elinde bir meşale, sahne sağından girer.) Geldim baba, sana tutsakları getirdim. (Diğer elinde bir zincir, zincire ellerinden bağlı Yasa Kitabı, Şüpheci Kitap, İnançlı Kitap arkasından sahneye girer. Onları zincirinden çeker, Televizyon Kralı’nın önüne iter. Kahraman, Uzun Çocuk, Şişman Çocuk, Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu oldukları yerde dururlar.)

TELEVİZYON KRALI

(Sevinçle.) Evet!

YENİ NESİL TELEVİZYON

Diz çökün! (Yasa Kitabı, Şüpheci Kitap, İnançlı Kitap diz çöker.)

KAHRAMAN

(Üzüntüyle.) Hayır. Bırak onları.

YASA KİTABI

Üzgünüm Kahraman.

ŞÜPHECİ KİTAP

(Yeni Nesil Televizyonu gösterir.) O yakaladı bizi. Kaçamadık.

YENİ NESİL TELEVİZYON

Susun! (Elindeki meşaleyi Şüpheci Kitaba, Yasa Kitabına yaklaştırır, onları korkutur.) Yoksa yakarım sizi.




TELEVİZYON KRALI

Seçimini yap Kahraman. Ya kumandayı verirsin, ya da oğlum, tahtımın varisi, televizyonların gelecekteki kralı onları ateşe verir, hepsini bir bir yakar, küle çevirir. Seçimini yap. Ya kumanda, ya onlar!

İNANÇLI KİTAP

Bizi düşünme Kahraman.

YASA KİTABI

Asla ona kumandayı verme.

ŞÜPHECİ KİTAP

Sözünü tutacağından şüpheliyim.

TELEVİZYON KRALI

(Yeni Nesil Televizyon’a) Yakmak için emrimi bekle evlat. (Yeni Nesil Televizyon elindeki meşaleyi İnançlı Kitap, Şüpheci Kitap, Yasa Kitabı’na yaklaştırır. Televizyon Kralı elini işaret vermek için havaya kaldırır. Yeni Nesil Televizyon’a.) Hazır ol! (Kahraman’a) Kumandayı veriyor musun Kahraman? (Kahraman bir kumandaya bir meşaleye bakar, kararsızlık geçirir. Televizyon Kralı, Yeni Nesil Televizyon’a seslenir.) Hazır! (Elini indirecek gibi bir an gerer.) Hazır!

KAHRAMAN

(Atılırcasına bağırır.) Tamam tamam, veriyorum. (Kahraman kumandayı Televizyon Kral’ına fırlatır.) Al. (Televizyon Kralı kumandayı havada yakalar.)

TELEVZİYON KRALI

Nihayet. (Kumandaya hasretle bakar.)

KAHRAMAN

Onları öldürmeyeceksin, değil mi? Söz verdin.

TELEVİZYON KRALI

Hayır Kahraman. Onlar için başka planlarım var.

KAHRAMAN

Ne?

TELEVİZYON KRALI

Onlar, benim için çalışacaklar.

İNANÇLI, ŞÜPHECİ KİTAP, YASA KİTABI

Ne yapacağız?

TELEVİZYON KRALI

(Yasa Kitabı’nı işaret eder.) Sen! Benim için yasalar yapacaksın.

YASA KİTABI

Ne? Hayır!




TELEVİZYON KRALI

Yapacaksın! Bütün bu yerlerin adının ‘Televizyon Dünyası’ olduğunu söyleyen, başında da benim Televizyon Kralı olduğumu söyleyen, bütün yerlerin bana ait olduğunu, benim sözümün dinlenmesi gerektiğini, Televizyonların iyi, kitapların kötü olduğunu söyleyen yasalar, yapacaksın!

YASA KİTABI

Hayır! Yapmayacağım.

TELEVİZYON KRALI

(Öfkeli bağırır.) Yaşamak istiyorsan, ne dersem yapacaksın!

(Yeni Nesil Televizyon elindeki meşaleyi Yasa Kitabı’na onu yakacak gibi uzatır, korkutmak için, sonra çeker.)

TELEVİZYON KRALI

(İnançlı Kitabı işaret eder.) Sen! Vaaz vereceksin! Çocuklar yalnızca bana inanacak, bana tapacaklar! Bunun için onlara Televizyon Kralı yücedir, Televizyon Kralı uludur, diyeceksin. Anladın mı?

İNANÇLI KİTAP

Hayır! Asla! Yanar, kül olurum daha iyi.

TELEVİZYON KRALI

O halde yanarsın! (Yeni Nesil Televizyon elindeki meşaleyi İnançlı Kitaba onu yakacak gibi uzatır, korkutmak için, sonra çeker.) Senin gibi inançlı kitapların hepsini bulur, yakarım o halde!

İNANÇLI KİTAP

(Üzüntüyle.) Hayır!

TELEVİZYON KRALI

(Şüpheci Kitabı işaret eder.) Sen! Düşündüm de, sana ihtiyacım yok! Çocuklarımın aklına şüphe tohumları eken birine ihtiyacım yok. Yak onu, prensim, yak!

(Yeni Nesil Televizyon elindeki meşaleyi Şüpheci Kitaba uzatır.)

KAHRAMAN

Dinle! Yakamazsın onu. Sen kötü değilsin. Sen onun gibi değilsin.

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi geri çeker.)

TELEVİZYON KRALI

Dinleme onu, yak!

YENİ NESİL TELEVİZYON

O benim babam, yaratıcım o.

TELEVİZYON KRALI

Evet, öyleyim.

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi Şüpheci Kitaba tekrar uzatır.)



KAHRAMAN

Hayır. Seni yaratan bir kitaptı.

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi yine geri çeker.)

TELEVİZYON KRALI

Hayır, bu yalan!

KAHRAMAN

Senin içine sevgi koydu, ben oradaydım.

TELEVİZYON KRALI

Yok öyle bir şey, sana yalan söylüyor.

KAHRAMAN

İçine bak, aç göğsünü ve bak, orada sevgi var.

TELEVİZYON KRALI

Hayır, onun dediğini yapma. Yak onu, dediğimi yap.

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi yakmak için Şüpheci Kitaba uzatır.)

KAHRAMAN

Hayır, yapma!

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi geri çeker.)

TELEVİZYON KRALI

Yak! Yak dedim sana, yak onu!

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi yine uzatır.)

KAHRAMAN

Hayır!

(Yeni Nesil Televizyon meşaleyi yine geri çeker.)

TELEVİZYON KRALI

Yak!

YENİ NESİL TELEVİZYON

Susun! Kimim ben? Yaratıcım kim? Gerçeği bilmeliyim. (Elindeki meşaleyi ve zinciri yere atar. Göğsündeki kapağı açar. Kırmızı üstünde ‘Sevgi’ yazan kalbi görür.) Doğruymuş. (Televizyon Kralı’na döner.) Bana yalan söyledin.

TELEVİZYON KRALI

Oğlumun aklını çeldin. (Kumandayı Uzun Çocuk, Şişman Çocuk, Gözlüklü Çocuk, Kız Çocuğu’na doğrultur, düğmeye basar.) Çocuklar!

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Aynı anda kaskatı kesilir, dimdik dururlar.) Emret kralım.



TELEVİZYON KRALI

Öldürün onu! Kahramanı öldürün!

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Uzun ve Şişman Çocuk ellerindeki mızrakları Kahraman’a doğrultur; Gözlüklü Çocuk ve Kız Çocuğu ise ellerini yakalamak, boğmak için uzatarak Kahraman’ın üstüne doğru hepsi birden yürürler.) Öldür! Öldür! Öldür!

KAHRAMAN

(Kahraman sahne sol aşağısına doğru geriler.) Yapmayın çocuklar! Kendinize gelin!

YENİ NESİL TELEVİZYON

(Televizyon Kralı’na yandan iki kolunu da saracak şekilde sarılır.) Bunu yapmana izin veremem. (Televizyon Kralı’nı sağa sola sallar, sıkar.)

TELEVİZYON KRALI

Bırak beni! (Televizyon Kralı elindeki kumandayı sahne ortasına doğru düşürür. Uzun Çocuk, Şişman Çocuk, Gözlüklü Çocuk, Kız Çocuğu oldukları yerde biranda dururlar.) Al sana! (Televizyon Kralı, Yeni Nesil Televizyon’un iki kolu arasından sıyrılır ve onun kafasına yumruğuyla vurur.)

YENİ NESİL TELEVİZYON

(Acıyla bağırır.) Ah! (Yeni Nesil Televizyon sahne soluna yakın sırt üstü düşer.)

(Kahraman ile Televizyon Kralı aralarında kalan kumandaya aynı anda bakarlar. Sonra birbirlerine bakar, kumandayı almak için aynı anda atılır, yavaş çekimde kumandaya doğru koşarlar. )

KAHRAMAN

(Ağır çekimde koşarken.) Ha-yır!

TELEVİZYON KRALI

(Ağır çekimde koşarken.) Ku-man-da be-nim.

(Kahraman önce yetiştiği kumandayı yerden almaz, yanından geçer. Televizyon Kralı’nın kumandayı almasına izin verir. Televizyon Kralı kumandayı almak için eğilirken Kahraman arkasına geçip sırtındaki kırmızı tamamen kapatma düğmesine basar. Televizyon Kralı yerden aldığı kumandayı doğrulurken düşürür.)

TELEVİZYON KRALI

Ha! Ha-yır! O-la-maz! (Televizyon Kralı kapanmaya başlar. Kollarıyla uzanıp sırtındaki düğmeye ulaşmaya, basmaya çalışır, yetişip başaramaz.) Ka-pa-nı-yo-rum. (Televizyon Kralı’nın başı önü düşer, kolları yanlarda sallanır şekilde tamamen kapanır.)

KAHRAMAN

(Sevinçle.) Sonunda. (Kahraman, Televizyon Kralı’nın önünde, yerde duran kumandayı uzanıp alır. Uzun, Şişman, Gözlüklü ve Kız Çocuğuna kumandayı nişan alıp birkaç düğmesine basar. Çocukların donuk yüz ifadeleri, kaskatı dik duruşları yerini normal hallerine bırakır, kendilerine gelirler.)

UZUN ÇOCUK

Ne oldu böyle?

ŞİŞMAN ÇOCUK

Evet, ne oldu?
GÖZLÜKLÜ ÇOCKU

Yine bizi kullandılar.

KIZ ÇOCUĞU

Robot gibi yönettiler bizi.

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Kumandayla.

KAHRAMAN

Evet. (Elindeki kumandaya bakar.) Bu kumanda var olmamalı. (Kahraman askılı çantasından çekici çıkarır, kumandayı yere koyar ve çekiçle vurarak onu kırar.)

KIZ ÇOCUĞU

(Kapanmış Televizyon Kralı’nı fark eder.) Hey! O televizyonu durdurmuş.

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Hepsi birden dönüp kapanmış Televizyon Kralı’na bakarlar.) Yaşa! Kahraman, yaşa!

YENİ NESİL TELEVİZYON

(Yeni Nesil Televizyon yerden ayağa kalkar. Kahraman’ın yanına gider.) Daha önce olanlar için üzgünüm Kahraman.

KAHRAMAN

Önemli değil ve artık kitap okumak yasak değil. Arkadaşlarımı çöz artık.

YENİ NESİL TELEVZİYON

Tamam. (Yeni Nesil Televizyon elleri birbirine zincirli İnançlı Kitap, Yasa Kitabı ve Şüpheci Kitabın yanına gider, zincirlerini çıkarır, yere atar.)

İNANÇLI KİTAP

(Sevinçle.) Başardın Kahraman, sen başardın.

KAHRAMAN

Hayır, birlikte başardık, hepimiz.

ŞÜPHECİ KİTAP

İşte bundan hiç şüphem yok.

YASA KİTABI

Şimdi ne olacak Kahraman? Ne yapacağız?

KAHRAMAN

Şimdi, burasını, hep birlikte ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’ yapacağız!

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Kahraman’ın etrafına toplanırlar.) Evet!

KAHRAMAN

Televizyonlar ve kitaplar…

YASA KİTABI, ŞÜPHECİ KİTAP, İNANÇLI KİTAP ve YENİ NESİL TELEVİZYON

(Onlar da Kahraman’ın etrafına toplanır, merakla aynı anda.) Evet?

KAHRAMAN

Ve de çocuklar…

UZUN ÇOCUK, ŞİŞMAN ÇOCUK, GÖZLÜKLÜ ÇOCUK, KIZ ÇOCUĞU

(Merakla aynı anda.) Evet evet?

KAHRAMAN

Ve bütün canlılar, herkes… Kardeşçe ve barış içinde yaşayacaklar bu dünyada! (Herkes sevinçle yerinde dans etmeye, oynamaya başlar.)

UZUN ÇOCUK

Evet!

GÖZLÜKLÜ ÇOCUK

Yaşasın!

YENİ NESİL TELEVZİYON

Yaşasın ‘Mutlu Çocuklar Ülkesi’!

İNANÇLI KİTAP

Evet, sonunda her şey düzeliyor!

KAHRAMAN

(Seyircilere hitaben.) Eve döner dönmez babamın bana aldığı kitabı okuyacağım.

KIZ ÇOCUĞU

Hey, baban sana kitap mı aldı?

KAHRAMAN

Evet.

KIZ ÇOCUĞU

Ben de istiyorum. (Seyirciye hitaben.) Ben de annemden bana kitap almasını isteyeceğim.

ŞİŞMAN ÇOCUK

Hey, ben de isteyeceğim, bende.

İNANÇLI KİTAP

Aferin çocuklar, kitap okumak güzeldir.

KAHRAMAN

(Seyirciye hitaben.) Siz de ailenizden size kitap almalarını isteyin, bir dolu, bir sürü kitap.

SAHNE SONU




Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 573
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Hedda Gabler - Ankara DT
Süheyl&Behzat Uygur Tiyatrosu – Dünya'nın Sonu.net
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Yalnızlar Kulübü (Üstün Akmen) - 10/8/2013
  • Popüler ve Eleştirel Bir Oyun: Televizyon Cumhuriyeti (Kitap Tanıtım Yazısı) (Serkan Fırtına) - 10/7/2013
  • Tiyatro Dünyası Oyuncuları - Arapsaçı (Cüneyt İngiz) - 10/5/2013
  • Olay Rusya'da Geçiyordu (Cüneyt İngiz) - 10/3/2013
  • Ankara'nın Yalnızca -İstanbul'a Dönüşünü- değil; Devlet Tiyatrosunu da Seviniz... (Murat Örem) - 10/3/2013
  • Saat On İkiyi Beş Geçiyordu - Tuncel Kurtiz (Yurdagül Yurtseven) - 9/28/2013
  • Kıbrıs Tiyatro Festivali'nden Döndüm (Üstün Akmen) - 9/25/2013
  • Dokuz Tenorun Sesi, İzmir'İn Çeşme İlçesinin Semalarını İnletti (Üstün Akmen) - 9/12/2013
  • Antalya'da Sevgi, Merhametsizlikle Yer Değiştirirken: Othello (Üstün Akmen) - 9/2/2013
  • Terörist Düşünce (İki Perdelik Politik Oyun) (Nebi Can Köksal) - 9/2/2013
  • Mutlu Çocuklar Ülkesi (Çocuk Oyunu) (Nebi Can Köksal) - 9/2/2013
  • Hortum Bank (Hüseyin Manto) - 8/26/2013
  • Şimdi Ordulu Oldum, Gönlümü Ordu İle Doldurdum (Üstün Akmen) - 8/21/2013
  • Tükeniriz, Ama Yeniden Var Olabiliriz: Yağmur Durduğunda (Üstün Akmen) - 8/20/2013
  • Devlet Tiyatroları ve Opera/Bale Çalışanları Eyleme Geçmeli (Üstün Akmen) - 8/17/2013
  • Sisyphos Aşaçatı'da, Hanım İğnesi'ni Yolundan Alıkoyuyor (Üstün Akmen) - 8/17/2013
  • Ah O Eski Bayramların Gözü Kör Olsun! (Üstün Akmen) - 8/14/2013
  • Shakespeare Klasiğine Cesur Yaklaşım: Antonius İle Kleopatra (Üstün Akmen) - 8/12/2013
  • Soprano Didem ve Sinem Balık Alaçatı'daydı (Üstün Akmen) - 8/12/2013
  • Bir Aktörün Serüvenleri: Yaman Tüzcet (Serkan Fırtına) - 8/1/2013
  • Verdiği Söze Kanmayın! Padişah Taksim'e Topçu Kışlasını Dikecek (Üstün Akmen) - 8/1/2013
  • Memet Ali Alabora (Arda Aydın) - 7/29/2013
  • Kültür Nazırı Ömer Çelik de Yalan Söylüyor. AKM'yi Yıkacaklar (Üstün Akmen) - 7/27/2013
  • Kinky Boots: Sivri ve yüksek topukların üzerindeki erkekler (Ali Kemal Güven) - 7/26/2013
  • yavuzer çetinkaya (Murat Örem) - 7/21/2013
  • Üstün Akmen, Melih Gökçek'e Hayranlığını (!) Yazdı (Üstün Akmen) - 7/20/2013
  • afife jale ; anadoluda - ahter-i dünbale-dar - (Murat Örem) - 7/20/2013
  • Köhneleşmiş Bir Vahşet Tiyatrosu Örneği: Islah Evi (Üstün Akmen) - 7/19/2013
  • Tiyatrocular, Operacılar, Dansçılar Artık SES Çıkarmalı (Üstün Akmen) - 7/19/2013
  • Tiyatro Dünyası Oyuncuları'ndan Bir Vodvil/Fars: Arapsaçı (Üstün Akmen) - 7/8/2013
  • Buyer & Cellar: Barbra Streisand patronunuz/yeni en yakın arkadaşınız olursa!... (Ali Kemal Güven) - 7/8/2013
  • Çok Yıllık Karıma Çok, Ama Çok Açık Mektup (Üstün Akmen) - 6/26/2013
  • Maktülün Son Sözü 'Filifu' Oldu: Katilcilik (Üstün Akmen) - 6/24/2013
  • Toplum - Sanat - Ülke (Erdal Yıldırım) - 6/24/2013
  • Salieri ile Mozart: -Önce Müzik Sonra Söz- ve -Opera Müdürü- (Üstün Akmen) - 6/22/2013
  • Başbakanımız Efendimiz AKM İçin Yalan Söylemeyi Sürdürüyor (Üstün Akmen) - 6/22/2013
  • Bette Midler 30 Yıl Aradan Sonra Broadway'de Gişe Rekoru Kırıyor! (Ali Kemal Güven) - 6/22/2013
  • Güngör Dilmen'e Saygı: Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını (Üstün Akmen) - 6/20/2013
  • Huzura Alınmak, Padişahım Çok Yaşa Diyerek Secdeye Varmak (Üstün Akmen) - 6/20/2013
  • Ağaç Bir Baskının Simgesidir (Yurdagül Yurtseven) - 6/14/2013
  • DENİZ GÖKÇER'i dinlerken.. (Pınar Çekirge - Yavuz Pak) - 6/10/2013


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    26 Ekim'den itibaren her Pazar Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!


    Duyuru Panosu!


  • Oyuncu arayan gruplar, kurslar, etkinlikler ve daha pek çok güncel duyuru DUYURU PANOSU'nda.. Mutlaka inceleyin!

  • Panoya Yaz!
    Tüm Duyurular


         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Kumbaracı 50'de Kasım Programı....
    Yeni Bir Tiyatro Topluluğu 'Sarı Sandalye'

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |