‘Godot’yu Beklerken’i Beklerken’ Seyirciyle Buluşmaya Devam Ediyor!

“Dave Hanson’un “Godot’yu Beklerken”i çıkış noktası olarak aldığı oyun eğlenceli dialogları olan ama genelde insanın içini acıtan bir oyun. Çağımız insanının iletişimsizliği, yabancılaşması, yalnızlaşması ve varoluş mücadelesi çok başarıyla verilmiş. Metni, rejisi ve oyunculuklarıyla zevkle izlenen bir oyun; ama “Godot’yu Beklerken”i bilenler için keyfi çok daha büyük. 
– 
Yaşar İlksavaş (DirenSanat)

Samuel Beckett’in dünyaca ünlü “Godot’yu Beklerken” oyununun Amerikalı yazar Dave Hanson’ın kaleminden çıkan yepyeni uyarlaması, Newyork ve Londra’da gördüğü ilginin ardından ilk kez Türkiye’de tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor. Mart ve Nisan ayında Anadolu yakasındaki seyirciyle buluşacak olan oyun, Beyoğlu Asmalı Sahne’de gösterimine devam ediyor.

 

Ekin Tunçay Turan’ın Türkçeleştirdiği ve Muharrem Uğurlu’nun yönettiği oyunda Muzaffer Yöntem, Olcay Tanberken ve Metin Kurt oynuyor.

 

İstanbul’un ardından Aralık ayında “6. Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali”nde sahne alan ve ayakta alkışlanan oyun İzmir’den de tam not almayı başardı. Mart ayı boyunca Asmalı Sahne’de sahnelenmeye devam eden “Godot’yu Beklerken’i Beklerken”, izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.

 

YAKLAŞAN YENİ OYUN TARİHLERİ :

28 MART BEYOĞLU ASMALI SAHNE
03-09-15 NİSAN BEYOĞLU ASMALI SAHNE
27 NİSAN NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ (KADIKÖY)
30 NİSAN DAS DAS (ATAŞEHİR)

Konusu:

İki talihsiz erkek oyuncu ESTER ve VAL, bir tiyatroda “Godot’yu Beklerken” adlı oyun oynanırken, oyunda görevli aktörlerin yedeği olarak sahne arkasında hazır beklemektedirler…

 

Hiç karşılaşmadıkları yönetmenin gelip onlara diğer aktörlerin yerine sahneye çıkacakları zamanı söylemesi umudu içindedirler. Bu gerçekleşmezse, en kötü “Oyunculardan birinin kafasına spot düşebilir, biri hastalanabilir ya da biri kovulabilir” beklentisi içinde sahneye çıkabilmeyi umarlar… Bu sırada oyunculuk, hayat, beklentiler, özlemler, hayaller vb. üzerine konuşurlar… Ancak bekledikleri yönetmen bir türlü gelmez. Sahnedeki oyuncuların kafasına spot da düşmez, kimse hastalanmaz ya da kovulmaz… Yine de beklerler… Ta ki…

 

Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” adlı oyununda, oyunda görevli aktörlerin yerine sahneye çıkmayı bekleyen iki yedek erkek oyuncunun sahne arkasında yaşadıklarını anlatır. Sanata ve özellikle oyunculuğa olan tutku ve sevgilerinin ışığında; duygularını, beklentilerini, özlemlerini, kıskançlıklarını, üzüntülerini ve mutluluklarını paylaşmanın yanı sıra, aktörlerin yaşadıkları zorluklara ve gösterdikleri fedakârlıklara da değinerek çelişkiler içinde gezinirler. Hırs ve komplekslerini, beceriyle beceriksizlik arasındaki bariz uçuruma nasıl görünmez bir köprü kurup cesaretle dolaştıklarını, büyük bir keyifle egolarını nasıl kabarttıklarını da çarpıcı diyaloglarla gözler önüne sererler.

Hayatları boyunca görünmeye çalışan ama görünmez olarak kalanların umutlarını, beklentilerini, hayallerini anlatan, Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” oyununa da göndermeler yapan oyun  absürt yapısı, son derece eğlenceli diyalog ve başarılı kurgusuyla, New York’tan sonra Londra’da da başarı kazanmış nitelikli ve özgün bir komedi.”

 

Yazar : Dave Hanson
Yönetmen : Muharrem Uğurlu
Çevirmen: Ekin Tunçay Turan
YrdYönetmen : Esin Aslan
Reji Asistanları : Sıla Başdoğan – Doğuş Akkoyunlu
Dans Koreografi : Gizem Topal
Müzik : Tristan Lohengrin – Roand Rudzits –David Flavin –OSSİ Müzik (Çiğdem Talu)
Afiş Tasarım : OlcayTanberken

Oyuncular:
Muzaffer Yöntem- Olcay Tanberken-Metin Kurt

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here