İzmir Tiyatroları Derneği 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi

Değerli tiyatro emekçileri, tiyatro severler, basın ve medyanın (eğer var iseler) değerli çalışanları…

KHK’lerle işlerinden edilen on binlerce kamu emekçisi ve DTCF Tiyatro Bölümü’nden ihraç edilen akademisyenleri selamlayor, alkışlarımızı yolluyoruz…

Bugün hepimizin bildiği üzere 27 Mart… Dünya Tiyatro Günü…

Acıların sevinçlere maalesef baskın geldiği, Umudun karamsarlığa doğru gittiği, düşünmeyen-sorgulamayan insan modelinin dayatıldığı bir sistemde kutlamaya çabalıyoruz 27 Mart’ı.

Ülkemiz büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Ekonomik kriz, aşırı milliyetçilik, ilahi duyguların politikaya alet edilerek dinci gericiliğin kışkırtılması, tek adam diktatörlüğünün kapısının aralanmak istenmesi vb..Vb..

KHK’ler ile tüm özgürlüklere darbe vurulmuştur. Neredeyse, tiyatro gününde tiyatro gününü kutlamak için sokağa çıkmamıza izin vermeyecekler. Daha da kötüsü bu sansür uygulanıyor ve hatta oto sansüre dönüştürmeye çabalanıyor. Örneğin bu bildiriyi okurken benim gözaltına alınıp-alınmayacağımı kimse bilemez.. Hatta sadece dinleme eylemini gerçekleştiren sizlerin bile..

Tiyatronun beşiği Anadolu’da tiyatro yok edilmeye çalışılıyor. İstanbul BB Şehir Tiyatrolarından atılan bu ülkenin değerli tiyatro sanatçıları hala işlerine dönemediler ve döneceklerine dair pek bir umut da yok.

Ödenekli sanat kurumlarının küçültülme yoluyla yok edilmesi gün gün hayata geçiriliyor. Bunun için DT ile bağı bile olmayan birini Genel Müdür yapıyorlar. Liyakat, unutulmuş bir erdemdir artık…

OHAL denilen karanlık uygulamayla Yenikapı Tiyatrosuna, Seyr-i Mesel Tiyatrosuna mühür vuruldu. Diyarbakır’da, Batman’da seçilmiş Belediye Başkanlarının yerine atanan Kayyımlar Şehirlerin Tiyatrolarına kilit vurdular.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ve maalesef uzun bir liste ile karşı karşıyayız.

Ama acılara alışılamayacağı gibi umudu da kaybetmemek gerekiyor.

İnsanın, daha güzel ve yaşanılır bir dünya kurması için çabalayan tiyatro; başka bir dünyanın mümkün olduğu bilinciyle, oyunlarını özgürlük çığlıklarıyla, yeniden ve yeniden üretmek zorundadır…

Hepimizin bildiği üzere sanat; yaşamı güzelleştirmek, derinleştirmek ve onu geniş halk kitlelerinin beğenisine sunmak misyonuna sahiptir.

Tiyatronun, tiyatrocunun tavrı; “dünyanın lanetlilerinin” yanında olmaktır… Bu realiteyle sanatçıların, insanî olmayan akıntıya karşı durmaları gerektiğini, Dünya Tiyatro Günü’nde dilimize pelesenk etmeliyiz..

Tiyatro doğal bir kaynak; tiyatrocu da buradan çıkan su olsun… İçtikçe gelişen, geliştiren, güzelleştiren..

Tiyatro ki; Özgürlüklerin evinde oturan.. Yaşama tanıklık eden… Onu değiştirip dönüştüren…

Tiyatro; Eşitsizliğin üstüne giden… Özgür ve özerk olan… Değiştirdikçe, kendi de değişen ve gelişen…

İşte tüm bunları oluşturmak gibi tarihsel bir görevimiz olduğunu,      27 Mart’ta, tüm tiyatro emekçilerine hatırlatıyoruz…

Yaşasın insan, yaşasın tiyatro!

Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun

İZMİR TİYATROLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here