Bir Deli, Bir Vinç Ve ‘ERDAL BEŞİKÇİOĞLU’ (Füsun Balkaya)


Bir Deli . Bir Vinç Ve ‘’ERDAL BEŞİKÇİOĞLU’’ Ana başlıklı yazı, yazmak istediğim 2012 yılından beri yazamadığım ama içimde sırasını bekleyen yazılarımdan biri olmuştur.

’’ Hiçbir şey, hiçbir zaman geç değildir.’’anlayışım bu yazıyı 2014 yılı Haziran ayında yazmama da neden olmuştur.

Neden yazamadım?

Ankara’nın sıcak havasından kaçarak İstanbul’daki evimin balkon- terasından zaman, zaman denizi seyrederek uzaklara daldığımda; Yazamadığım günlerin, iyi olmayan anılarını hatırlamam! Neden yazamadiğimın? ise tamamen şahsımın dışında gelişen ve 2012 Mart ile 2013 Temmuz tarihleri arası zirve yapan ‘TMR’ birleşik yönetim harekatına bilmeden hedef seçilmem ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır.

Bu harekat’a hedef olmak zordur. Başarılı bir kadın akademisyen olarak tek başına olmak daha da zordur. İyi olmayanla başa çıkmak’TMR’ birleşik yönetim harekatına karşı durmak ve kurtulmak gerçekten çok zor olmuştur.. Geçici de olsa bir güç faktörü oluşturarak maalesef sizi tehdit etmeyi de başarmışlardır.
Bu harekat da’’ Haklı olmak,Doğru olmak ,Çalışkan olmak ,Bilgili olmak, Vefalı olmak yetmez’’.Mağduru oynayan, doğru olmayan insanların olduğu yerde yalanın kuvvetli esintisi ,ahlaki değerlerin sarsıntısı ,sıra dışı suçlamaların doğru gösterilerek yapıldığı bir ortamda köpek ulumalarının gittikçe çoğaldığını görmek,bunlara diğer çakal ulumalarının karışması ile gittikçe daralan çemberin tam orta yerine alınan bir kadının kurban olarak seçilmesi ve bu ortamda özgür bir mücadele vermesi ise takdir edersiniz ki yazıldığı anlatıldığı kadar kolay bir durum olmamıştır.

Yaşanılan daha doğrusu yaşatılan her an korkunç bir kabus olarak sizi değerlerinizden uzaklaştırmıştır. Bir gün mutlaka açıklaması yapılacak mobing ötesi yaşanılan, yaşatılan bu durumun tarihsel süreci geçici de olsa bir çok şeye yine o süreç içinde engel olmuştur.

Yayınlanamayan araştırmalar,yazılar ve daha bir çok benzer husus ile psikoljik sıkıntılar bu dönem içinde gerçekten önemli engelleme demeti olarak altı çizilmiş vaziyet de bekletme odasında sıcacık olarak bırakılmıştır.

‘Bir Delinin Hatıra Defteri’ Erdal Beşikçioğlu

Ankara Devlet Tiyatrosu’da kapalı gişe oynayan ‘Bir Delinin Hatıra Defteri ‘ adlı tek perdelik oyun 2008- 2014 yılları arası Sevgili Erdal Beşikçioğlu ismi ile bir bütün olmuştur. (Bittiği anlamında bu süreç tarihlenmemiştir.)

Oyunun başladığı tarih olan 4 Ocak 2008’den itibaren büyük bir ilgi , hatta kapalı gişe olarak tanımlanan bilet satışı ile seyirci tarafından izlenmiştir.
Beden gücünün de katıldığı akıl gücü ile bir delinin yaratılmasındaki görsel mükemmelliğe, nefes kesen Beşikçioğlu oyunculuğunun da katılması ile genç ama ustalık bayrağını tamamen ele geçirmiş olağan dışı bir performansla bir oyuncuyu yeniden Ankara Devlet Tiyatrosunda seyretme hazzını seyirci bu oyunla ile bu kurum da yeniden yakalamıştır., Kurumun diğer oyunlarına karşı haklı bir üstünlük de bu oyun ve oyuncu ile bir saat yirmibeş dakikalık süre ile yakalamıştır.

Ankara da oyun Stüdyo sahne ile Akün sahne arasında değişen programa göre aralıksız oyun düzeninde yerini almıştır..

2008 yılından beri eksilmeyen seyircisi ile oynayan bu oyunu,Nikolay Vasiliyeviç GOGOL yazmış, Sylvie LUNEAU ile Roger COGGİO tarafından uyarlanmış,Çoşkun TUNÇ TAN Türkçeleştirmiş,Yönetmenliğini ise önemli bir isim Cem EMÜLER yapmıştır.
Sertel ÇETİNER , Zeynel IŞIK ve Tayfun GÜLTUTAN dekor-kostüm,ışık ,efekt çalışmalarına imza atmışlardır.

Oyun da yazar içinde bulunduğu toplumun yapısını birey gözlemleri ile de zenginleştirmiştir.Gerçekleri kabul edemeyen ve bu nedenle hezeyanları öne çıkan ve bu hezeyanlarla adım adım deliliğe giden Popriçin’in zor- insanlık hikayesidir.
Aksenti İvanoviç Popriçin, İçinde bulunduğu düzene uyumsuzluğuna eklenen aşk ile kendini İspanya Kralı zannetme sanısına kadar devam eden olaylar sonunda akıl hastahanesinde Popriçin için noktalanmıştır.

Makine (Vinç)

1842 ‘den günümüze değişen nedir? Toplumdaki sıkışmalar, ayrıcalıklar, haksızlıklar, baskılar ve Popriçinlerin yine aynı toplum içinde saf ve şaşkın tutumlarındaki izlerin , güncelliğini korumasındaki ıslaklık korkusu ile Sahnenin tam orta yerine konulan vinç!,Yaşanan teknolojik değişimlerin hatta makineleşmenin birey’e getirdiği sorunlarla tam bir yüzleşmenin oyunda ‘ fotoğrafı’ olmuştur.
Sevgisizlik ve yalnızlığın bir dekor parçası ile okunma hali olarak sahnede ancak bu kadar anlamlı bir şekilde oyun kişisine eşlik edecek şekilde yerini alması uygulanmıştır.. Seyircinin tam tepesine gelecek şekilde kurulan bu vinç bir kez daha sevgisizlik ve yalnızlık vurgusunda insanı tiyatro sahnesinde yep yeni bir ifade ile karşılaştırmış ve karşılamıştır..

Popriçin oyun boyunca birlikte oynadığı repliklerin seyirci ile buluşmasında tüm hünerlerini de cambazlık düzeyinde sergilemesine destek olan bu vinç ya da bu iri metal dekor parçası kendine de bu oyun da bir’ oyuncu kimliği’ bulmayı başarmıştır. Popriçin rolünde inanılmaz başarılı performansı ile Erdal Beşikçioğlu da bu iri metal dekor parçasına doğal olarak böyle bir görev yüklemiştir. Beşikçioğlu ile aralarında tehlikeli bir dostluk oluşmuştur.. Yaşam ve Ölüm arasında birbiri üzerine ilmek ilmek giden hatta nefes nefese anlık ihmalleri gözardı etmeyecek bir yorumla Beşikçioğlu onu hemen kendi yorumuna da üstün oyunculuğu ile katmıştır. Vinç ve adım adım deliliğe giden yolda Popriçin birlikte ama farklı geçici bir uzlaşmanın da mesajını vermişlerdir.

Bir saat yimibeş dakika sonunda kapanmayan perde ‘nin yönetmeni Cem EMÜLER ,Oyuncusu Erdal BEŞİKÇİOĞLU veSertel ÇETİNER,Zeynel IŞIK ,Tayfun GÜLTUTAN’a isimlerinden oluşan ekibin çalışma,yorum beraberliği tekst’te de hükmetmiş . Nikolay Vasilyeviç GOGOL ‘un da mutlu olduğuna seyirci inanmıştır….Yeni dönemde yeniden beraber olmak ……

Füsun Akmen Balkaya
TEMMUZ 2014

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here