UNİMA İstanbul Karagöz Yapım ve Oynatım Kursu Mezuniyet Töreninden İzlenimler (Savaş Aykılıç)

AH BU ALPAY EKLER !…YAPMIŞ YİNE YAPACAĞINI :

HALİS KURTÇA KÜL. MERKEZİNE NASIL GİDİLİR
Yakacık’tan çıktım yola,haydi benim bu dünyaya garip gelmiş tiyatrocum,yolun açık ola…Alpay’a telefonda soruyorum : “-Bu Halis Kurtca Kültür Merkezi nerededir,nereden gelinir ?” diye…Göztepe’de diyor,sonra da yanındakilerden tarif alarak bana iletiyor : “-Kadıköy minibüslerinin kalktığı yerden Fikirtepe-Gözcübaba minibüsüne bin, önünden geçiyor…”

KARAGÖZÜN YAŞAYAN ÜÇ BÜYÜK ÇINARI
Uzatmayalım altı yaşımdaki kızım Başak ile oraya vardığımızda saatler beşi gösteriyordu (kol saatim ve cep telefonumdaki saatler…)Biraz erken gitmişiz,baktım Karagöz sanatının yaşayan (benim bilebildiğim kadarıyla) ülkemizdeki yaşayan en büyük ustaları yan yana oturuyorlar: Tacettin Diker , Orhan Kurt ve Metin Özlen…Üçünün de önünde saygıyla eğiliyorum…

HZ. MUHAMMED KARAGÖZ PERDESİNDE
Bu dev isimleri bir araya getiren Alpay Ekler yapmış yine yapacağını !…Geçen sefer aralık ayında CRR’de gerçekleştirdiği “Tasavvufi Karagöz” oyununda ,sessiz sedasız bir devrim yapmış ve Hz. Muhammed’i perdeye çıkarmıştı ; elbette ki minyatürlerimizde olduğu gibi yüzü peçeli olarak…

BAYAN KARAGÖZCÜLER GELİYOR
Bu sefer de bir başka devrim yapmış ; Kadın Karagözcüler yetiştirmiş…Mezunların toplam yirmi üç kişiden yarısı kadın…(Aslında “bayan” diyecektim ama feministler buna çok kızıyor,korkumdan “kadın” diyorum…)Şaka bir yana ülkemizde kadınların ellerlini atmadıkları bir şeyin yaşayamayacağına inanıyorum ben ve Karagöz’ün emin ellerde olacağına inanıyorum gelecekte…

TÖRENDE KARAGÖZ MUSİKİ KONSERİ VE KARAGÖZ OYUNU İÇİÇE
Derken efendim törenden önce Karagöz Musiki Konseri ve Karagöz Gösterisi başladı…Alpay yapmış yine yapacağını…Sahneyi ikiye ayırmış,sağda bir dikdörtgen Karagöz perdesi,sağda önde müzisyenler ve arkada yirmi üç genç karagözcü…Hem koro olup Karagöz şarkılarını söylüyorlar hem de her şarkıda birer sağa kayıp ikişer ikişer Karagöz oyunundan bir sahne oynatıyorlar…

KÜÇÜK BİR REJİ ÖNERİSİ
Tabii ben bu oyunu çözene kadar oyun yarılamıştı ve ben hala neden yengeç gibi her sahne başında yan yan yürüdüklerini anlamaya çalışıyordum…Halbuki her ikili Karagöz gösterisinden sonra sahne önüne gelip selam verselerdi hem biz az önce Karagöz ve diğer tipleri kimlerin oynattıklarını daha yakından görebilecek hem de belki de alkışların dozu onların yetenekleri ve başarıları konusunda bir fikir verebilecekti…

ALKIŞLAR KARAGÖZ MUSİKİ TOPLULUĞUNUN ŞEFİ LEVENT ÇELİK VE MÜZİSYENLERERİNE
Böyle bir Karagöz gösterili musiki ya da musiki korolu karagöz gösterisi eminim dünyada ilktir…Al bu şarkıları-türküleri-semaileri albüm yap,yok satsın…Koroyu çalıştıran,müzisyenleri organize eden şef Levent Çelik’i de huzurlarınızda ayakta alkışlıyorum…

CANAVAR GİBİ YENİ BİR NESİL TİYATROCU YETİŞİYOR
Mezunların bazılarını bizzat tanıyorum : Ata Camuz , Sibel Tomaç , Deniz Karalar , Bülent Aksu vb. GSM’den öğrencilerimiz…Özellikle bu üçü kendilerini ustaları Alpay Ekler’in yanında çok geliştirdiler… Geliştirmeye de devam ediyorlar hem Alpay’ın Kukla ve Karagöz atölyesinde hem de Kocaeli Tiyatro Bölümünde…

SENEYE NEDEN BEN DE BU KARAGÖZ KURSUNA GİTMEK İSTİYORUM
Ana !…Kursiyerler içinde bizim Selçuk Delipınar da var…Seneye vakit bulabilirsem ben de mutlaka katılacağım bu Karagöz kursuna…Neden ?…Çünkü sadece büyük ustalardan ders almak değil , sadece oynatmak da değil ; bizzad derisini kesmek , boyamak , süslemek , tasviri bizzad üretmek…bunlar çok önemli…gerçek bir Karagöz ustası (Orhan Kurd hocanın her karşılaşmamızda bana ezber ettiği gibi 😉 Karagözcü hem bir ressamdır ; tasvirleri kendi yapar ; hem bir müzisyendir ; perde gazellerlini bizzad canlı okur ; ayrıca Karagöz’ün tamamı bir müziktir-bestedir ;hem de oyuncudur ; her tasviri sesini değiştirerek canlandırır…

BANTTAN KARAGÖZ OLUR MU
(İsmi lazım değil,bilenler bilir,fi tarihinde İstanbul’da bir ödenekli kamu tiyatrosunda bir karagöz izlemiştim,Karagöz dahil tüm seslendirmeler banttanttandı…ve canlı karagözün canına okunmuş,karagöz cavlağı çekmişti,yani imamın kayığına binmişti,yani efendim mort olmuştu… )

KARAGÖZ SANATI TİYATRO VE OYUNCULUK SANATININ ÖZÜDÜR
Dünyada her ülkenin sanatta ve tiyatroda kendi biçemi/uslubu/tarzı (vb…) vardır…Bizim kendi şahsımıza özgü tiyatromuzdur Karagöz…Ortaoyunu , Karagöz’ün “perdeliye” , sahneye çıkmış halidir…Karagöz , bir ilk oyuncu (Thesbis) , bir ilk anlatıcı/meddah , Türkiye Tiyatro Tarzının özüdür…Kökleri ilk şamana , ilk büyücüye , ilk sanatçıya dayanan ressam , müzisyen ve oyuncudur o…

PLATON’UN MAĞARA BENZETMESİ VE KARAGÖZ
Karagöz’ün özü düşüncedir…İde’dir…Platon’un idealar dünyasını anlatmak için başvurduğu “Mağara Benzetmesi”ndeki “gölgeler”-“insanlar” aslında duvara yansıtılan kuklalardan başka bir şey değildir ki bir gölge oyunu , bir gölge tiyatrosu benzetmesi üzerinden tarihte ilk defa “bu dünya ve öte(ki) dünya” inancı dile getirilmiştir…

HALK , DEMOKRASİ , EŞİTLİK VE KADIN KARŞITI , KÖLECİ VE ELİTİST ARİSTOKRASİ SAVUNUCUSU PLATON İDEAL DEVLETİNDEN OZANLARI NEDEN KOVDU
Platon’un zamanındaki kuklalarla yapılan (eklem yerlerindeki deliklere kadar tam bir Karagöz tasvirini verir) gölge oyununun bizim anladığımız anlamda Karagöz ile akrabalığı ya da ilişkisi şimdilik bir sır…Ancak aşırı muhafazakar Platon’un ozanları “ideal devlet”ine sokmadığı ve onları oradan kovduğu” hiç de sır değil…

KADIN YÖNETİCİLERE KARŞI ATAERKİL BİR İDEAL DEVLET ÖNGÖREN PLATONDAN GÜNÜMÜZDE EN ÇOK ETKİLENENLER İNANÇ ADINA KADINA VE SANATA VE TİYATROYA UZAK VE DÜŞMAN ATAERKİL KÜLTÜR DEĞİL Mİ
Neden bu büyük filozof sanatçıları ideal devletinde istemiyordu acaba ?…Duygu ustası sanatçıların aklı baştan çıkarabileceğinden çekindiği için !…(Ozanlar ve oyuncular kötünün değil iyinin taklidini yapmalıydılar ona göre sadece…)Ozanlar tehlikeli olabilirdi ideal devlet için çünkü inancı bile sorgulamaktan çekinmezdi bunlar…(Aristokrasi) sistemini bozabilir hatta yıkabilirdiler düşünceleriyle ve eleştirel akıllarıyla…

Tanrıları yeri geldiğinde eleştiren , yeri geldiğinde yeren , yeri geldiğinde hicveden İonyalı ozanlardan , özellikle de tragetya ve komedya ozanlarından hiç haz etmediği de ortadaydı…(Kendisi de bir aristokrat olarak , demokrasi karşıtı köleci aristokrasi yönetiminden yana olan Platon ozanların aksine müzisyenlere-MÜZİK DİYE MARŞLARI KASTEDİYOR OLMALI- yer vermiştir ideal devlet düzeninde…)

KARAGÖZÜN BURSA CAMİİ EFSANESİ SUNNİ İSLAMIN KARAGÖZE BAKIŞ AÇISININ ÖZETİDİR BİR BAŞKA OKUMA İLE
Biz dönelim Karagöz’e…Karagöz de kör inanca karşıdır , eleştirel aklın sesidir o…Bursa Camii hikayesi her şeyi ne kadar da açıkça ve acımasızca özetler aslında ; Karagöz , (anadoluya) cami inşaını geciktirdiği için boynu vurulur padişah tarafından !…Nokta…

ÇARŞI PAZARDAN MEYDANLARDAN TEKKELERDEN ÇOCUKLARIN OYUN KUTUSUNA KADAR DÜŞEN KARAGÖZ (CANLI KARAGÖZ ADI ALTINDA YOZLAŞTIRILIYOR GÜNÜMÜZDE , İLLE KARAGÖZÜ ÇIKARACAKLARSA ORTAOYUNUNU ÇIKARSINLAR SAHNEYE ;ORTAOYUNU KARAGÖZÜN SAHNEYE ÇIKMIŞ HALİDİR NE DE OLSA)
Siz bakmayın Karagöz’ün günümüzde sterilleştirilmiş , ağzına biber sürülmüş , Tuzsuz Deli Bekir’in aksine ağzına tuz koyularak ayıp laflar etmesi önlenmiş , deyim yerinde ise sansürlenmiş , eleştirel aklı ve en büyüğüne varana kadar devlet yöneticilerini eleştiren sivri dili törpülenmiş ; çocuk oyunları seviyesine düşürülmüş olduğuna…

KARAGÖZ KENT VE KIR SINIFLARININ TASVİR BİÇİMİNDE BİR RESMİGEÇİTİDİR
Külyutmaz ve haktan ve haklıdan yana olan halkın Keloğlanıdır Karagöz…İdeallerle gerçeklerin çatışmasının ; Karagözle Hacivat arasındaki muhavere/atışmasının üzerinden şehir/kent ile kır yarışmasının alegorisidir Karagöz…Osmanlı toplumunun özü özeti , Hitit Yazılıkayadaki 1001 anadolu tanrı ve tanrıçasının resmi geçit yapması gibi ; İstanbul’un ve Anadolu ile Osmanlının üç kıtadan tiplerinin perdedeki tasfiridir Karagöz…

HALKIN SESİDİR KARAGÖZ
Merkezin (başkent İstanbul) ile taşranın ; yönetenler ile yönetilenlerin ; üretenler ile bölüştürenler arasındaki gerilimin estetize edilerek hesaplaşıldığı mecazi bir arenadır Karagöz…Karadenizlisinden Rumuna , Rumelilisine , Arap’ına , Acemine zengin kültür ve yaşayışlarının,konuşma biçimlerinin ve birbirleri ile ilişkilerinin ve iletişim ya da çoğu kez iletişimsizliklerinin ve buradan doğan yanlış anlamaların ve komedinin oyunudur Karagöz…

KARAGÖZ EDEBİYLE YAPAR ELEŞTİRİSİNİ
Yine de önlemlerini alır , sanatını sağlam kazığa bağlar , oyunun sonunda “her ne sürçi lisan ettiysek affola “ diyerek af diler oyunun sonunda , gönül alır alınanlar kırılanlar , gücenenler , gönül koyanlar , kızanlar olursa diye…Oyunun başında ise uyarır izleyicisini ; kendisini garantiye alır ; perdedeki yansıyanlar bir gölgedir , hayaldir ancak ; aman gerçek sanılmaya ; yeni bir dünya , başka bir dünya , gölge dünyasıdır aman ha…

İŞVEREN (ARİSTOKRAT) HACİVAT , EMEKÇİ (HALKÇI-DEMOKRAT) KARAGÖZ
Hacivat çoğu zaman bir “işveren”dir ; Karagöz ise işverenin verdiği işi yapan (ya da yapayım derken yüzüne gözüne buluşturan ama oyunun sonunda aşıkları buluşturan , doğruların ve gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayan , oyunun sonunu tatlıya bağlayan) bazen konağın bekçisi , bazen de dükkanın bir işçisi , bir emekçidir…

KARAGÖZ VE HİTİTLER
Karagöz’ün Pir’i sayılan Horosan’ın Kuşter şehrinden gelen Şeyh Küşteri’ye sormak gerekir : Karagöz ve Hacıvat’a Hititlerin ( İvriz Kaya Kabartmalarındaki) ekin ve üzüm tanrısı Tarhuzza ile Hitit krallarının kısa pantalonlu , uçları kalkık çarıklı bir elleri aşağıda bir elleri yukarıda (tıpkı Karagöz gibi) yandan tasvirlerindeki elbiseleri niçin geçirmiş ?

KARAGÖZ VE HACİVATIN KOSTÜMÜ HİTİT İVRİZ KAYA KABARTMALARINDAN ALINMA
Bu benzerliğe (birebirliğe) ilk kez (söylemesi ayıptır ; bu satırların yazarı) tiyatronline’daki “Hititler ve Karagöz” yazımla –karşılaştırmalı iki resim eşliğinde- bendeniz dikkatleri çektim sanıyordum…Oysa yine internette karşılaştığım bir yazıya göre bir Kültür Bakanlığı Folklor Araştırmacısı da bu benzerliğe –fotosuz- vurgu yapmış bir yazısında…

HER DAİM GÜNCELLENEN GELENEK
O gün bu gündür bazen kaynak vererek , çoğu zaman vermeyerek (ne de olsa internet yazısı diyorlar herhalde…) bu konu üzerine araştırmalar yapıldı , tezler yapıldı/yazıldı ve yazılıyor…Hiçbiri de doyurucu bir cevap veremedi…Belki de bu sorunun cevabı Fatih’tedir…Bence Fatih , kendi mezarını tam da Doğu Roma İmparatorluğu’nu kuran I.Konstantin’in mezarının üzerine neden yapılmasını vasiyet etti ise ve mezarı da gerçekten oraya neden yapıldı ise ; Şeyh Küşteri de Hitit Tanrı ve Kral tasvirlerini onun için aldı ve yeniden tasarladı…

Savaş Aykılıç

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here