Renkli Banklar Apartmanı (Çocuk Oyunu) (Mustafa Firuz BOZKURT)

<“RENKLİ BANKLAR APARTMANI”
İki Perde Çocuk Oyunu

KARAKTERLER:
TURGUT AMCA : Apartman Kalorifer Görevlisi
ENVER : Mehmet Bey’in Oğlu
MEHMET BEY : Apartman Yöneticisi
AYŞE NAZLI : Cüneyt Bey’in Kızı
CÜNEYT BEY : Apartman Sakini
BERKANT : Markette Çalışan Çocuk
CENGİZ BEY : Market Sahibi

ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ KONU ALAN OYUNUN KISA ÖZETİ

Kısa bir süre önce mahallede bulunan Çınar Apartmanda kalorifer yakmakla Turgut Amca görevlendirilmiştir. Apartmanda yaşamakta olan çocuklardan, Enver ve Ayşe Nazlı, Turgut Amca ile iyi bir dostluk kurmuştur.
Zaman içerisinde Turgut Amca’nın sadece kalorifer yakmakla görevli olmayan gizemli bir kişi olduğunun farkına varan iki kafadar, bir sürpriz hazırlığına girişirler.

Oğlum Mustafa Behram ve daha sonra dünyaya gelen tüm çocuklara yaşanılacak bir dünya kalması dileğiyle.

Ekim 2010
Mustafa Firuz BOZKURT
mfiruz@ttmail.com
mustafafiruz@hotmail.com

I.PERDE
SAHNE : Çocukların sürekli oyun oynadığı apartmanın giriş kısmı
Bank ve Masa
ENVER – Oh… Kendimi nasıl dışarı attım! Oysa kendimi kaptırdığım bilgisayar oyununda öldürdükçe karşıma sürekli çıkan ne kadar çok yaratık vardı. (Derin bir nefes alır) Bu temiz hava, ciğerlerimi temizledi. (Mırıldanmaya başlar) Geride öldüreceğim yaratık ve geçeceğim etap…
(Sahneye apartmanda kaloriferi yakmakla görevli Turgut Amca girer)
TURGUT AMCA – O… Enver, demek o bilgisayar oyunundan kendini kurtarıp dışarı çıkabildin
ENVER – Kısa bir mola, yarım saat beklide on dakika…
TURGUT AMCA – Bilgisayarı bırakıp gerçek bir şeyler yapalım, mesela hergün üzerinde oturduğumuz bankımız, birlikte boyayalım mı?
ENVER – Benimle birlikte mi?
TURGUT AMCA – Evet niye şaşırdın, (sahnede duran banka yönelir) gel bakalım
ENVER – Annem olsa “Bırak üzerini kirletirsin”, babam olsa…
TURGUT AMCA – Dur ben söyleyeyim, “İyi boyayamaz, yazık olur banka” der değil mi?
ENVER – Evet nerden bildin?
TURGUT AMCA – Bütün babalar aynıdır, ne renk olsun boyamız?
ENVER – Pembe olsun mu?
TURGUT AMCA – Senin daha çok lacivert sevdiğini sanıyordum yoksa yanlış mı hatırlıyorum?
ENVER – Bu renkte Ayşe Nazlı’ nın en sevdiği renk
TURGUT AMCA – O zaman bankımızın boyaması bitince, üzerine birde çiçek yapalım
TURGUT AMCA ve ENVER – (Birlikte söylerler) Papatttyaa!…
TURGUT AMCA ve ENVER – (Duraksamanın ardından tekrar birlikte söylerler) Aynı anda söyledik
TURGUT AMCA – Şimdi söyle bakalım o bilgisayarın başında saatlerce kalsan, Ayşe Nazlı’ nın sevdiği rengi nasıl bilecektin?
ENVER –Bilgisayarda oyun oynayarak geçirdiğimiz zamanda aslında çok şey kaçırıyoruz, değil mi?
TURGUT AMCA – Tabi ya, (Elindeki poşetten bir kutu boya ve iki fırça çıkarır) al bakalım boyayı, buda fırça
ENVER – Hani boya alacaktık, (Boya kutusuna bakar) ama bu boya pembe renk… Turgut Amca!
TURGUT AMCA – Bırak şaşkınlığı, biliyorsun benim görevin sadece kalorifer yakmak değil, sizlere de göz-kulak olmak. Buraya gelirken bilgisayarı kapattın mı?
ENVER – Nasılsa on dakikaya kadar dönerim diye sadece monitörü kapattım.
TURGUT AMCA – Aferin. Bilgisayarın başından on dakikaya kadar ayrılacaksak monitörü kapatıyoruz, ama on dakikayı geçerse bilgisayarı kapatıyoruz, biz buna ne diyoruz?
ENVER – Enerji verimliliği yada tasarrufu.
TURGUT AMCA – Bizim işimiz nereden bakarsan en az bir saat sürer, bilgisayarı kapat Enver, ayrıca…
ENVER – Odayı da havalandıracağım (Sahneden çıkar)
TURGUT AMCA –Ah bu zamane çocukları ne kadar zeki, bütün mesele onların bize ne anlattıklarını anlama, onların diliyle anlatacaklarımızı aktarma. (Sahneye döner) Gördüğünüz gibi ben sadece kalorifer görevlisi değilim, aynı zamanda mühendisim. Kalp mühendisi. Uzmanlık alanım çocuk kalbi…
(Enver koşarak sahneye girer, elinde A4 kağıdı ve içi dolu bir poşet vardır)
ENVER – Turgut Amca banka yapacağımız bu papatya resmi olsun
TURGUT AMCA – (Enver kağıdı uzatmak üzereyken) Dur bakalım yedi yapraklı papatya mı?
ENVER – Nerden bildin?
TURGUT AMCA – Değer verdiğim birisine resim yapacak olsan yedi yapraklı papatya resmi yapardım. Gel bakalım boyama işlemi başlasın (Fırçalarla boyamaya başlarlar)
ENVER – Boyaları damlatmamalıyız yoksa yetmeyebilir
TURGUT AMCA – Aslında boyalarla birlikte çok önemli bir şeyde aklıma geldi
ENVER – Sakın papatyayla ilgili olmasın… Utanmaya başladım!
TURGUT AMCA – (Tebessüm eder) Yok Enver, biz bu bankı boyuyoruz ya
ENVER – Evet
TURGUT AMCA – “Boyayı damlatmayalım” dedin, evde sürekli damlayan bir musluk bir ayda bu kutu gibi kaç boya kutusunu doldurur biliyormusun?
ENVER – Beş kova mı?
TURGUT AMCA – Biraz az değil mi?
ENVER – Sakın yedi kova deme!
( Turgut Amca ve Enver gülerler)
TURGUT AMCA – Hayır Enver, tam beşyüz kova
ENVER – Bu kovalar iki kilo olduğuna göre beşyüz kova
TURGUT AMCA – Evet tam bin kilo yani
ENVER – Bir ton, ama bu çok fazla Turgut Amca
TURGUT AMCA – Bu sadece bir dairede bir musluk için, bu apartmandaki her dairede sürekli damlayan bir musluk olduğunu düşünürsek
ENVER – Yirmi daire, yirmi ton su
TURGUT AMCA – Peki siz ayda kaç ton su tüketiyorsunuz… Ortalama… On ton
ENVER – Bizim apartmanda her dairede bir musluk arızalı olup damlatsa, yirmi ton yani iki evin suyu boşa gidecek
TURGUT AMCA – Belki de, damlayan musluklar yüzünden iki eve su verilemeyecek, o evdeki çocuklar su içemeyecek, banyo yapamayacak
ENVER – Bankı boyarken, ne kadar önemli şeyler öğrendim
(Bank boyası bitmek üzeredir)
ENVER – Çok güzel oldu
TURGUT AMCA – Senin sayende, ama bitmiş hali sana sürpriz olacak
ENVER – Sürpriz… Her zaman bir sürprizin var, belki bunun için seni çok seviyoruz, sürekli bizi şaşırtıyorsun. (Elindeki poşeti Turgut Amca’ya uzatır) Bu da benim sürprizim!
TURGUT AMCA – Bu ne böyle afacan (Poşeti açar içinden küçük bir yaş pasta çıkar, içinden de bir not. Notu okumaya başlar) “İyi ki doğdun Turgut Amca”.., İyide bugün benim doğum günüm değil ki!
ENVER – Olsun, bugün doğum günün olsaydı yaş pasta sürpriz olmazdı ki
TURGUT AMCA – Çok teşekkür ederim
ENVER – Müsadenle eve çıkmam gerekiyor, kolay gelsin (Apartmana doğru çıkar)
(Turgut Amca boyanan bankı sahnenin arkasında bırakır, yeni bir bankı getirerek üzerine oturur)
TURGUT AMCA – (Sahneye doğru konuşur) Çok yanılmıyorsam, bir kalp mühendisi olarak bu bankın müşterisi de yakında gelecektir
(Sahneye Mehmet Bey girer)
MEHMET BEY – Merhaba Turgut Amca
TURGUT AMCA – Merhaba Mehmet Bey
MEHMET BEY – Apartman camlarının değişmesi konusunu araştırabildin mi?
TURGUT AMCA – Evet efendim, pencerelerde çift cam kullanırsak ısı yalıtımı sağlanıyormuş. Hem yakıt tasarrufu yapacağız, sadece kışın soğuktan, yazın da sıcaktan fazla etkilenmeyeceğiz
MEHMET BEY –Demek yaz aylarında da faydalı, çok güzel
TURGUT AMCA – Birde mantolama diye bir yalıtım sistemi çıkmış, evin tamamı bir maddeyle kaplanıyor yorgan gibi
MEHMET BEY – Yorgan mı!
TURGUT AMCA – Evet efendim, tıpkı akşam yatarken üzerimize örttüğümüz yorgan gibi, binamızı örtüyoruz
MEHMET BEY – Bu konuyu da bir araştıralım, neticede daha az para vererek daha fazla ısınacağız
TURGUT AMCA – Evet neredeyse yarı paraya daha fazla ısınacağız
MEHMET BEY –O boyalar ne?
TURGUT AMCA – Afacanlara küçük bir sürpriz hazırlıyorum
MEHMET BEY – Bu kadar işin arasında sürprizlere de zaman ayırıyorsun ya, tebrik ederim
TURGUT AMCA – Aslında zamanımız günlük işlere de yeter, afacanlarımıza da yeter
MEHMET BEY – Doğru söylüyorsun, bizim Enver’i yanıma alıp halı sahada bir maç yapayım diyorum. Baba – oğul aynı takımda
TURGUT AMCA – Çok güzel, hatırası kalacak bir maç olur, (elinden bir zarf uzatır) buyurun apartmanımıza kazandırdığımız parkın açılış davetiyesi
MEHMET BEY –Hım… Sayende hepimizin birlikte oturacağı bir yeşil alan olacak. Kolay gelsin Turgut Amca (Sahneden çıkar)
TURGUT AMCA – Sağolun Mehmet Bey (Mehmet Bey sahneden çıkar)
TURGUT AMCA – (Sahneye döner) Babamla aynı takımda oynadığım futbol maçını unutmam mümkün mü? Müjdat Amca’nın evinin önündeki çıkmaz sokak bizim için bir stadyum gibiydi, Müjdat Amca bazı maçlarımızda evinin balkonundan bize taktik bile verirdi. Her günkü maçlarımızın birinde, oldukça çetin bir mücadele vardı. Maç berabereydi, hava kararıyordu ama en önemlisi babam eve gelmek üzereydi. Maç devam ederken “Gol atan kazanır” dedim, rakip arkadaşlarım tamam manasında kafasını salladı. Takım arkadaşım Ömer sakatlandı, atan kazanacaktı durumumuz zorlaşmıştı. Arkadan Babamın sesini işittim “Turgut”, şimdi yandık derken Babam devam etti “Atan kazanacaktı değil mi?” Babam yarım saattir bizi izliyormuş, kravatı çıkarttı, oyuna girdi. Birbirimize bir – iki pas attık derken kale önündeydim Babam bana pas attı, kale boştu vurdum gol oldu. Babamın omuzlarında eve döndüm. Ertesi gün, hafta sonu Cumartesiydi. Kahvaltımızı yaparken evimizin kapısı çaldı, rakip takımın kaptanı Ahmet’in Babası kapıdaydı. Babama “Dün oynanan maçın rövanşını isteriz” dedi. Cumartesimiz Babalar ve Oğullardan oluşan takımların maçıyla geçmişti. Müjdat Amca’nın evinin önündeki sokağın adını “Babalar ve Oğullar Stadı” koymuştuk.
(Sahneye market önlüğü ve elinde sepetle birlikte Berkant girer)
BERKANT – Merhaba Turgut Amca
TURGUT AMCA – Merhaba, mis gibi ekmeklerimizde gelmiş ayrı ayrı poşetli
BERKANT – Turgut Amca bazen ne düşünüyorum biliyormusun
TURGUT AMCA – Bilmiyorum, ama merak ediyorum
BERKANT – Sen gerçekten kapıcı mısın?
TURGUT AMCA – Kalorifer görevlisi diyecektin, evet
BERKANT – Ne bileyim biraz gizemli birisin, poşetli ekmekler, pratik bilgiler. Mesela geçen sefer anlattığın A sınıfı enerjili harcayan beyaz eşyalar
TURGUT AMCA – Evet A sınıfı beyaz eşyalar daha az enerji harcar
BERKANT – Yani paramız cebimizde kalıyor
TURGUT AMCA – Evet, buzdolabında en fazla enerji tüketimi nasıl oluyor biliyormusun?
BERKANT – Sıcak havada, yaz aylarında mı?
TURGUT AMCA – (Gülümser) Hayır. Buzdolabını kaç dereceye ayarlarsan o kadar dolabı soğutur, o kadar enerji harcar. Buzdolabının kapısını ne kadar çok açarsak ve ne kadar çok süre açık tutarsak o kadar fazla enerji harcar
BERKANT – Anladım, buzdolabının kapısını kardeşim gibi ne kadar lüzumsuz açarsak, o kadar fazla enerji harcar
TURGUT AMCA – Tıpkı şuan apartmandakilerin ekmekleri beklerken, bizim sepette ekmekleri beklettiğimiz gibi (sepeti alır, sahneden çıkmaya başlar)
BERKANT – Tamam Turgut Amca görüşürüz (Sahneden çıkarken kendi kendine konuşmaktadır) Turgut Amca çok bilgili, tıpkı öğretmen gibi
(Sahneye Ayşe Nazlı girer)
AYŞE NAZLI – Turgut Amca, Turgut Amca… (Bir müddet bekler, banka oturur ve masanın üzerinde duran kağıtları karıştırır) Güneş enerjisinden faydalanma yolları hıımm… (Eline bir zarf alır ve kaldırır okumaya başlar) Sayın Prof.Dr.Turgut Bozkurt, …… Üniversitesi Yüksek Teknoloji Bölümü Öğretim Görevlisi – İstanbul (Bir müddet düşünür) Turgut Amca’nın adı soyadı, ama adresi değişik
TURGUT AMCA – (Sahneye girer) O… Ayşe Nazlı Hanımefendi hoş geldiniz!
AYŞE NAZLI – Merhaba Turgut Amca
TURGUT AMCA – Nasıl gitti okul, Teknoloji Tasarım Ödevin sergide beğenildi mi?
AYŞE NAZLI – Sergide en çok ilgi çeken proje benim ödevim seçildi, nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum
TURGUT AMCA – Aslında bana yardım ederek, teşekkür edebilirsin, bu eski emektar bankı boyayalım
AYŞE NAZLI – Çok güzel, arkadaşımın sevdiği renge boyayalım mı?
TURGUT AMCA – Yani laciverte
AYŞE NAZLI – Turgut Amca nerden biliyorsun?
TURGUT AMCA – Ben bu apartmanda görevli değilmiyim?
AYŞE NAZLI – Harikasın, keşke babamda senin kadar ilgili olsa
TURGUT AMCA – Baban bu kadar ilgili olmasa senin bu seviyeye gelmen mümkün mü? Sadece zamanları yetmiyor. (Poşetten boyayı çıkarır) Boyada burada, al bakalım fırçayı
AYŞE NAZLI – Boya bile hazır!
(Turgut Amca ve Ayşe Nazlı boyamaya başlarlar)
TURGUT AMCA – Şu ödevini anlat bakalım kimler neler söylediler?
AYŞE NAZLI – Okulumuzun sergisini Kültür Merkezinde yaptık. İsimlerimizi küçük yaka kartlarına yazarak yakamıza iğneledik. Böylece bizi tanımayanlar isimlerimizle bize hitap ettiler.
TURGUT AMCA – İnsanlara isimleriyle hitap etmek çok güzel
AYŞE NAZLI – Vali Amca yanıma geldi “Nazlı olan Ayşe, bu projende ne yapmaya çalıştın” diye sordu. Bende bir güzel anlattım. Projemin çalışma masası lambası olduğunu, ders çalışırken yada kitap okurken çalışma lambamızı yaktığımızda odamızın ışığının söndüğünü sadece çalışma lambamızın ışığının yandığını anlattım. Böylece odamızın lambası yanmadığından ve çalışma masamızın lambasının az enerji harcadığından iki kere tasarruf ettiğimizi anlattım.
TURGUT AMCA –Çok güzel anlatmışsın
AYŞE NAZLI – Vali Amcada arkadaşlarıma döndü, “Ben arkadaşınıza Nazlı olan Ayşe dedim ama, arkadaşınız zeki olan Ayşe Nazlı’ymış” dedi
TURGUT AMCA – Ne güzel önümüzdeki dönemin ödev konusunu şimdiden düşünmeye başlarız.
AYŞE NAZLI – İleri teknoloji ürünü olsun mu?
TURGUT AMCA – (Şaşkın bir şekilde bakar, sessiz kalır)
AYŞE NAZLI – Kendi oturduğumuz bankı boyamak ne güzelmiş. Şehrimizde yüzlerce bank var, oysa bu bank emek verdiğimiz için ne kadar değerli
TURGUT AMCA – Yaşıtların bankları anlamsız bir şekilde karalarken sen boyayarak güzelleştirdin. Bankı nasıl süsleyelim?
AYŞE NAZLI – Araba yapalım mı?
TURGUT AMCA – Dur bakalım, sarı renkli spor bir araba olsun!
AYŞE NAZLI – Bunu nasıl bildin?
TURGUT AMCA – Enver’in çantasında, defterlerinde hep o arabanın resmi var. AYŞE NAZLI – Harika
(Sahneye Cüneyt Bey Girer)
CÜNEYT BEY – Kolay gelsin Turgut Amca ve Prensesim
AYŞE NAZLI – Sağol Baba, prensesin bugün kocaman aferinler aldı
CÜNEYT BEY – Nasıl proje ödevin beğenildi mi?
AYŞE NAZLI – Bütün aferinleri aldım
CÜNEYT BEY – Çok güzel prensesim, Turgut Amca bu renk çok güzel olmuş
TURGUT AMCA – (Masa üzerinden küçük bir poşet alır ve Cüneyt Bey’e uzatır) Herhalde, bunlar size lazım olan malzemeler
CÜNEYT BEY – (Poşete bakar) Musluk contaları…
TURGUT AMCA – Musluğunuz damlatmaya başlamış
CÜNEYT BEY ve AYŞE NAZLI – (Birlikte Söylerler) Kimse susuz kalmasın… TURGUT AMCA – (elinden bir zarf uzatır) Buyurun apartmanımıza kazandırdığımız parkın açılış davetiyesi
CÜNEYT BEY – Parkımızın açılışını sabırsızlıkla bekliyorum
TURGUT AMCA – Tıp, tıp, tıp… Damlayan musluklarla gece uykusuz kalmayın, çocuklarda susuz kalmasın
CÜNEYT BEY – Teşekkürler Turgut Amca, biz eve doğru çıkalım
TURGUT AMCA – İyi günler, prenses (göz atar) bankımızın son hali sana sürpriz olsun (Cüneyt Bey ve Ayşe Nazlı sahneden çıkar)
(sahneye Berkant girer)
BERKANT – Turgut Amca kolay gelsin
TURGUT AMCA – Sağol Berkant, hoş geldin
BERKANT – Ustam dedi ki, “ Turgut Amcanı bir çağır da, dükkânımızda nasıl enerji tasarrufu yapabiliriz biraz fikir versin” dedi.
TURGUT AMCA – Hayırdır Berkant? Evdeki enerji tasarrufu başarılı mı oldu?
BERKANT – Evet Turgut Amca. Verdiğin bilgiler sayesinde elektrik faturası düşük gelmiş, aradaki farkta Berke’ye yeni alınan bisikletin ilk ay taksiti olacakmış
TURGUT AMCA – Hım… Demek verdiğimiz fikirler Berke’ yi bisiklet sahibi yaptı
BERKANT – Turgut Amca (Konuşarak sahneden çıkmaya başlarlar) rüzgar enerjisiyle elektrik nasıl üretiliyor?
TURGUT AMCA – Ülkemizde yeni yeni başlıyor, ama inşallah yaygınlaşır, bu sayede daha ucuza elektrik üretebileceğiz (Sahneden çıkarlar)
(Sahnede Ayşe Nazlı ve Enver,girerek banka otururur, masada ampuller vardır)
ENVER – Bunlar değişen contalar, tam onbeş tane
AYŞE NAZLI – Bunlarda değişen ampuller, baksana 100 W enerji harcıyormuş
ENVER – Oysa biz 40 W enerji harcayanlarla değiştirdik
AYŞE NAZLI – Nerden bakarsak, apartmanımızda üç evlik bir enerji tasarrufu sağladık
ENVER – Birde kendi el yazımla hazırladığım yirmi tane el ilanımız var, (bir kağıt uzatır) bak bakalım nasıl olmuş
AYŞE NAZLI – Hım… Çok güzel, dişlerimizi fırçalarken lavabo musluklarını kapatmalıyız. Küçük – büyük demeden hepimizin sıklıkla yaptığı bir hata. Bence bu ilanlar çok faydalı olacak. Nerden aldın bu bilgiyi
ENVER – İşte bunu duyunca şaşıracaksın (Kulağına eğilerek bir şeyler fısıldar)
AYŞE NAZLI – Hiç şaşırmadım
ENVER – Niye, sende biliyormuydun?
AYŞE NAZLI – Bugün tesadüfen öğrendim
ENVER – Turgut Amca bunları internette yayımlamış ama apartmanımızın bundan haberi bile yok, bizde Turgut Amca’ya bir sürpriz yapalım mı?
AYŞE NAZLI – Ne yapsak acaba…
ENVER – Ne yapmalı…
AYŞE NAZLI – Ne yapmalı…
ENVER – Buldum!…
AYŞE NAZLI – Ne yapacağız?
ENVER – (Ayşe Nazlı’nın Kulağına eğilir fısıldar) Nasıl?
AYŞE NAZLI – İyi fikir
ENVER – Hadi o zaman işe koyulma zamanı, akşam ki apartmanımızın park açılışına yetiştirelim
(Sahneden çıkarlar, perde kapanır)

II. PERDE
SAHNE : Akşam olmuştur, apartman önündeki parkın açılışı için, renkli balonlar asılmış Enver ve Ayşe Nazlı’nın boyadığı banklar sahneye dizilmiştir. Sahnede Turgut Amca, Mehmet Bey, Cüneyt Bey, Berkant, Cengiz Bey vardır

BERKANT – Banklarda çok güzel olmuş
MEHMET BEY – Evet Turgut Amca, meğer burası ne kadar güzel bir yermiş
CÜNEYT BEY – Turgut Amca’nın emekleri burayı güzelleştirdi
CENGİZ BEY – Bizim marketi de böyle güzelleştirsene
TURGUT AMCA – (Telaşlı bir şekilde) Güzel oldu ama afacanla prensesimiz nerede kaldı?
BERKANT – Şimdi gelirler Turgut Amca
(Ayşe Nazlı ve Enver şarkı söyleyerek sahneye girerler)
AYŞE NAZLI – Hayatımızda ne kadar kolaylık sağlar
Evimizde gece bizi aydınlatan lambalar
Çevirdiğimizde şarıl şarıl akan sular
ENVER – Düğmeye bastığımızda yanmazsa lambalar
Çeşmeyi açtığımızda akmazsa sular
Biz insanlar ne yaparlar?
AYŞE NAZLI – Su içemez, banyo yapamaz
Karanlıkta kalırsa
Biz insanlar ne yaparlar
ENVER – Biz çocuklar ne yaparlar?
TURGUT AMCA – Çok güzel afacanım, prensesim
MEHMET BEY – Ne diyorsun Cüneyt Bey
CÜNEYT BEY – Gurur günümüz
(Ayşe Nazlı ve Enver banklara bakarlar, Ayşe Nazlı için boyanan bankın üzerinden Enver, Enver için boyanan bankın üzerinde Ayşe Nazlı yazmaktadır)
ENVER – Turgut Amca bize yine sürprizini yaptın… (Sevinçli bir şekilde) Bizi mutlu ettin
AYŞE NAZLI – Çok güzel, hangi banka otursak acaba? Beğendim renk Enver’ in ismi olan banka mı?, Enver’ in beğendiği renk benim ismim olan banka mı?
TURGUT AMCA – Prensesim durum raporu verin bakalım
AYŞE NAZLI – Apartmanımızda dört dairede damlatan dört musluk contası, iki musluk apartman sakinleri tarafından değiştirildi
ENVER – Fazla enerji tüketen onbir ampul, düşük enerji harcayan ampullerle apartman sakinleri tarafından değiştirildi
AYŞE NAZLI – Ayrıca diş fırçalarken ortaya çıkan su kaybını önlemeye ilişkin el ilanları dağıtıldı
ENVER – Isınma kaybını önlemek üzere kış günlerinde, pencerelerimizi lüzumsuz açmamamızı öğütleyen el ilanları asıldı
CENGİZ BEY – O… Askerler hücum…
TURGUT AMCA – Benim de vazifen burada bittiğine göre bu görevimden …
ENVER – Dur bakalım Turgut Amca sana bir sürprizimiz var
TURGUT AMCA – Sürpriz mi?
AYŞE NAZLI – Evet. (Sahneden dışarı doğru seslenir) Melek, Melek… gel bakalım
(Sahneye küçük bir kız çocuğu girer)
TURGUT AMCA – Ama… Bu torunum Melek (Koşar ve kucağına alır)
ENVER – Evet Profesör Amca
TURGUT AMCA – Yani benim profesör olduğumu biliyormuydunuz?
AYŞE NAZLI – Tabi Turgut Amca
MEHMET BEY – Allah, Allah … Çocuklar biz nasıl farkına varamadık, yanı başımızda olup bitene, hocam bir kusur etmedik inşallah
TURGUT AMCA – Yok sevgili dostlar. Benim bu apartmanda çalışma amacım insanlarımızı biraz da olsun enerji verimliliğine dikkat çekebilmekti
ENVER – Bence çok faydalı oldu Turgut Amca
TURGUT AMCA – (Sahneye döner) Bu oyunumuzun sonunda neler öğrendik sevgili çocuklar
(Oyuncular tek tek sahne önüne gelerek, seyircilere hitaben)
BERKANT – Lüzumsuz yere açık kalan lambaları kapatalım, damlayan muslukları onaralım!
CENGİZ BEY – Akşam yatarken üstümüzü nasıl örtüyorsak, mantolama sistemiyle evimizi örterek sıcak ve soğuktan koruyalım!
CÜNEYT BEY – Evimizi havalandırmak için açtığımız camları uzun süre açık tutup ısı kaybına yol açmayalım!
MEHMET BEY – A sınıfı enerji harcayan beyaz eşyaları tercih edelim!
ENVER – Bilgisayarın başından on dakikalığına ayrılıyorsak monitörü kapatalım, on dakikadan fazla ayrılıyorsak bilgisayarı kapatalım!
AYŞE NAZLI – Evimizde gereksiz yere yüksek enerji harcayan lambalar yerine düşük enerji harcayan lambalar kullanalım. Ders çalışırken yada kitap okurken çalışma masası lambası kullanalım!
TURGUT AMCA – Evet sevgili çocuklar, biz ihtiyacımız olan kadar su ve elektrik harcarsak, su ve elektriği olmayan çocuklar kalmaz!
ENVER – (Sahnede oyuncular dizilir en önde Enver ve Ayşe Nazlı öne çıkar) Unutmayalım arkadaşlar…
AYŞE NAZLI –Yaşanılacak bir dünya için…
SAHNEDEKİ TÜM OYUNCULAR KORO HALİNDE – İhtiyacımız kadarını harcamak elimizde!
(Perde Kapanır)

Ekim 2010
Mustafa Firuz BOZKURT
mfiruz@ttmail.com
mustafafiruz@hotmail.com


Paylaş   <img border=0 src=”galeri/face

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here