Şehir Tiyatroları 2010-2011 Sezonu Repertuarı Açıklandı

 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2010-2011 Sezonu’nda yeni oyunları ile İstanbulluların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 1 Ekim 2010 tarihinde perdelerini açacak olan İBB Şehir Tiyatroları, 2010-2011 sezonuna ait repertuarını 17 Eylül 2010 tarihinde Yıldız Sarayı, Malta Köşkü’nde düzenlediği basın toplantısında açıkladı.
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu ve Genel Sanat Yönetmenliği yönetim birimlerinin katılımı ile yapılan toplantıda 2010-2011 Sezonu’nda sahnelenecek yeni oyunların yanı sıra İBB Şehir Tiyatroları Genç Tiyatro ve İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu’nun yeni sezonda sürdüreceği etkinlikler hakkında bilgi verildi.
 
İstanbul’un Tiyatrosu
İSTANBUL ŞEHİR TİYATROLARI
 
96 yaşında bir genç…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları…
Yalnız İstanbul’a değil, ülkemizin nice köşesine tiyatro ile hayatın birlikteliğini yansıtan bir şahsiyet.
Pek çok sahnesinde seyircisini hayatın zenginlikleriyle buluşturan, Cumhuriyet’imizin en köklü kurumlarından biri.
Başta Muhsin Ertuğrul olmak üzere nice önemli sanatçının değer kattığı bir tiyatro.
Sizin tiyatronuz.
Gücünü sizden alan; gücünüze güç katan… 

İstanbul Şehir Tiyatrosu 1914’te “Darülbedayi-i Osmanî” adıyla kuruldu. “Osmanlı Güzellikler Evi” anlamına gelen bu köklü kurum o zamandan bu yana, genelde tüm insanlığın, özelde ise İstanbul’un kültürel renklerini, heyecanlarını ve sorunlarını sahneye taşıyor.

Bütün sanatlar gibi tiyatro da yaşama kalitesini geliştirmeye yöneliktir. Çetin ve çok yönlü bir sanat olan tiyatro, öncelikle aşk, emek ve donanım işidir. Hayat kolay değildir ama uğrunda mücadele etmeye değer… Tiyatro sanatına hayatını verenler, karşılaştıkları nice zorluğu aşk ve emekle aşmaya çalışmıştır. Bu böyle de sürecektir. Seyircisiyle birlikte… Hayatın zenginliğini yansıtan çeşitlilikte eserlerle…

Yoğunlaştırılmış hayat olan tiyatro, daha düzeyli ve olumlu bir dünya için insanları daima yaşama ve onun coşkusuna davet etmiştir. Bu bakımdan ölüme değindiğinde bile ölümcüllüğe karşıdır. Tiyatro zorbalığa karşı eleştirel akılcılık, yaratıcılık ve yapıcılıktan yanadır. İlk insandan günümüze binlerce yıldır “dirim” kaynağı olan tiyatro, insanlığa dair değerleri gelecek bin yıllarda da yüceltmek için var olacaktır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 2010-2011 sezonunu bu anlayışla açıyor.
Önceki yıllarda olduğu ve bundan sonra da olacağı gibi…

 
İstanbul’un Seyir Merkezi
İBB ŞEHİR TİYATROLARI
2010-2011 SEZONU’NUN YENİ OYUNLARI

YERLİ ESERLER:

DÖRT KİŞİLİK BAHÇE

Yazan: Murathan Mungan
Yöneten: Ersin Umulu

Geçmişte renkli günlere tanıklık etmiş ahşap konak artık, üç “unutulmuş” kadının ve eski bir Osmanlı paşası olan Server Bey’in kendi tenhalıklarına sığındığı bir limana dönüşmüştür. Değişen düzen içinde savrulan aile, artık hiçbir şeyin yaşamadığı bu konakta, tıpkı insana onarılmazlık duygusu veren bahçe gibi sırlarıyla birlikte tutukludur sanki… Çağdaş Türk tiyatrosunun usta kalemi Murathan Mungan’dan, yüzleşmelerle gelişen hüzünlü bir hikâye. Arka planda ise son İstanbul…

ALEMDAR

Yazan: Orhan Asena
Yöneten: Engin Alkan

İsyancılar ayaklanmış, padişah öldürülmüştür. Sınır boyundan kalkıp gelen Alemdar Mustafa Paşa, II. Mahmud’u isyancıların elinden kurtarır. Bir kuluna tacını ve canını borçlu olan bir padişahla, padişahın canını ve tahtını kollamak isteyen bir paşa karşı karşıyadır şimdi. Üstelik yeniçerilerin hem Alemdar Mustafa Paşa’ya, hem de Padişah II. Mahmud’a karşı ateşlediği bir yangının tam ortasında…

SURNAME 2010

Yazan – Yöneten: Yiğit Sertdemir – Candan Selda Balaban

Kocasının ölümünün ardından açtığı sahafında, özel bir nedenle geceyi bekleyen Sühendan Hanım, kocasına ait hiç görmediği notlarla karşılaşır. Bu notlar, kocasının kendisi için düşündüğü “sözde şenliğe” dair fikirleri içermektedir. Yazılanları şaşkınlıkla okumaya başlayan Sühendan Hanım; kendisini bir düşün içinde, geçmiş ile bugünün İstanbul’u arasında gerçekleşen bir şenliğin tam ortasında bulur.

ZIRHLI KURT

Yazan: Tarık Günersel
Yöneten: Erol Keskin

“Dünya zından idi, zından dünya oldu” der, adam. Babası (Deli) İbrahim ile babaannesi Kösem Sultan’ın sarsıcı izlerini ömrünce taşımıştır. Avcı Mehmet yaralanmış bir “zırhlı kurt” olarak yaşamaktadır. Dünyadan kaçamadan, aksine dünya ile iç içe – çarpıcı renklerle…

KADIN HAYATTIR, MEMATTIR KADIN

Yazan: Sema Keçik, Arzu Işıtman, Radife Baltaoğlu
Yöneten: Sema Keçik

İlk kadın bestekârlarımızdan Leyla Saz, ilk kadın şairlerimizden Nigar Hanım, ilk kadın romancılarımızdan Fatma Aliye, ilk kadın heykeltıraşlarımızdan Zerrin Bölükbaşı ve ilk kadın ressamlarımızdan Mihri Müşfik… Ortak noktalarda buluşsalar da birbirinden çok farklı yaşam öyküleri… Hayatları mücadeleyle geçen, yalnızlık ve unutulmuşlukla son bulan arayış dönemi kadınları…
Oyunda, günümüzün kadın sanatçılarına önderlik etmiş, alanlarında ilklerden olan Türk kadın sanatçıları tarihin tozlu raflarından indirilerek sahneye taşınıyor. Osmanlı döneminde yaşamış bu kadınlarımızın görünmezliği görünür kılınıyor.


AŞK HALLERİ

Yazan: Nezihe Meriç
Uyarlayan – Yöneten: Hülya Karakaş
 
Aşk Halleri, Nezihe Meriç’in aşk üzerine yazdığı çeşitli öykülerden derlenen, insanları yakından ilgilendiren ortak yaşantıları, beklentileri ve kaygıları bir arada buluşturan sıcak bir uyarlama halinde karşımıza çıkıyor. İnsan hayatındaki en temel duygulardan biri olan aşkın, neredeyse tüm halleri gözler önüne seriliyor. Aşkın itici gücüyle her zaman umuda açılan bir kapının var olacağı düşüncesi irdeleniyor.

 
ÇEVİRİ ESERLER:

MARAT-SADE

Yazan: Peter Weiss
Yöneten: Ragıp Yavuz

Oyun, 1808 yılında, Marquis de Sade’ın kapatıldığı Charenton Akıl Hastanesi’nde geçiyor ve akıl hastaları tarafından oynanması için Marquis de Sade tarafından yazılan bir oyun metninin, hastane yöneticileri ve seçkin bir seyirci kitlesine oynanışını anlatıyor…

TEHLİKELİ İLİŞKİLER

Yazan: Choderlos de Laclos
Yöneten: Aleksandar Popovski

Choderlos de Laclos tarafından, 18. yüzyıl sonlarında yazılan “Tehlikeli İlişkiler”, dönemin Fransız aristokrasisine dair eleştiri sunuyor. Tutkulu bir aşk hikâyesi ekseninde ikiyüzlü cemiyetin tüm değerlerden yoksun, yıkıcı görüntüsü çiziliyor.

ARZUNUN ONDA DOKUZU

Yazan: Heather Raffo
Yöneten: Arif Akkaya

Arzunun Onda Dokuzu, işgal edilen topraklarda kültürün, hayatın, bedenin, ruhun zorla ele geçirilmesi karşısında kadınların yaşadığı çıkmazları ve ölüm kalım savaşındaki dokuz kadını anlatıyor.


BEN SİNEMA ARTİSTİ OLMAK İSTİYORUM

Yazan: Neill Simon
Yöneten: S. Bora Seçkin

Yıldız olma hayaliyle Hollywood’a gelen Libby Tucker, yıllardır görmediği babasının kapısını çalar. Biraraya gelen baba ve kız geçmişi sorgulamaya başlarken aslında birbirlerini keşfederler. Oyun, birbirinden farklı dünya görüşleri ve değerlerini irdelerken toplumdaki dönüşümlerin insan yapısındaki etkilerini ele alıyor.

ÜZERİNDE ÇALIŞILAN OYUNLAR:

İBB Şehir Tiyatroları 2010 – 2011 Sezonu’nda yerli ve yabancı yazarların önemli eserlerini sahneye taşıyacak. 2010 – 2011 Sezonu’nda üzerinde çalışılan oyunlar arasında; Turan Oflazoğlu’nun yazdığı KÖSEM SULTAN, Aziz Nesin’in yazdığı TOROS CANAVARI, Bilgesu Erenus’un yazdığı ARKA BAHÇE, Fehime Seven’in yazdığı TÜRKİYE KAYASI, Gülsün Siren Kınal’ın yazdığı, GÖNLÜMDEKİ OSMAN HAMDİ, Ziya Osman Saba’dan H. Zafer Şahin’in uyarladığı MESUT İNSANLAR FOTOĞRAFHANESİ, Ingmar Bergman’ın yazdığı EVLİLİK MANZARALARI,
Duşan Kovaçeviç’in yazdığı BULUŞMA YERİ, Maksim Gorki’nin yazdığı VASSA JELEZNOVA, Bertolt Brecht’in yazdığı GALILEI GALILEO, William Shakespeare’in yazdığı HIRÇIN KIZ, Harold Pinter’ın yazdığı DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ, Boris Vian’ın yazdığı GENERALLERİN BEŞ ÇAYI, İsraela Margalit’in yazdığı TRİO, ve Dans Tiyatrosu olarak seyirciye sunulacak olan Harold Pinter’ın yazdığı ESKİ GÜNLER
yer alıyor.

2009-2010 SEZONU’NDAN DEVAM EDEN OYUNLAR:

2009-2010 Sezonu’nda sahnelenen oyunlar arasından 2010-2011 Sezonu’nda sahnelenmeye devam edecek olan oyunlar ise şunlar:

MASKELİLER, Ortadoğu’nun kanayan yarası Filistin sorununa çarpıcı bir yorumla yaklaşıyor. İsrailli yazar Ilan Hatsor’un yazdığı oyun, Filistinli üç kardeş arasında geçiyor. Maskeliler savaşın, kardeşlik bağlarını bile koparan ezici baskısına, insanları nefret ve şiddet içinde birbirlerinden uzaklaştırmasına çok iyi bir örnek olarak ve ilk kez bir “karşı bakışla” işlenerek sahneleniyor… 2009 Şişli Belediyesi Muhsin Ertuğrul Tiyatro Ödülleri’nde, En Başarılı Oyun ve En Başarılı Erkek Oyuncu / Dram (Mehmet Gürhan); 9. Lions Tiyatro Ödülleri’nde Sahne Tasarımı (Duygu Sağıroğlu); 13. Afife Tiyatro Ödülleri’nde, Yılın En Başarılı Prodüksiyonu, Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu (Mehmet Gürhan), Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu (Serdar Orçin), Yılın En Başarılı Sahne Tasarımcısı (Duygu Sağıroğlu); 14. Sadri Alışık Ödülleri’nde, Yılın En İyi Yapımının Yönetmeni (Taner Barlas), Yılın En İyi Erkek Oyuncusu (Mehmet Gürhan-Levent Üzümcü); Tiyatro… Tiyatro… Dergisi Ödülleri Yılın Sahne Tasarımcısı Ödülü’nü (Duygu Sağıroğlu) alan Maskeliler’i Taner Barlas yönetiyor.

CABARET (KABARE)… Nazilerin yükseliş döneminde bir kabare aktrisi ile bir yazar arasında doğan aşk, yıpratıcı toplumsal kaosa direnmeye çalışır. Nazileri önemsemeyen bir grup hayalperest burjuva, kendi küçük dünyalarında avunurken ölümcül tehlike büyümektedir… 1972’de sinemaya uyarlanıp sekiz Oscar kazanan müzikali, Joe Masteroff yazdı. Şarkı sözlerinin Fred Ebb’e ait olduğu yapıtın unutulmaz müziği John Kander imzasını taşıyor. Yücel Erten’in yönettiği bu çarpıcı müzikal, Tiyatro… Tiyatro… Dergisi Ödülleri’nde Yılın Erkek Oyuncusu (Mert Turak), Yılın Koreografı (Selçuk Borak); 2009-2010 Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En İyi Yapımının Yönetmeni (Yücel Erten), Yılın En İyi Erkek Oyuncusu (Mert Turak); 2010 Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Erkek Oyuncusu (Mert Turak), 9. Lions Tiyatro Ödülleri’nde En Başarılı Koreografı (Selçuk Borak) Ödülleri’ni aldı.

İSTANBUL EFENDİSİ, Osmanlı’nın Lale Devri’nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor. Musahipzade Celâl’in yazdığı Engin Alkan’ın yönettiği oyun, 2009 Şişli Belediyesi Muhsin Ertuğrul Tiyatro Ödülleri En Başarılı Dekor Tasarımcısı (Barış Dinçel), En Başarılı Kostüm Tasarımcısı (Duygu Türkekul); 9. Lions Tiyatro Ödülleri’nde Yardımcı Kadın Oyuncu (Sevinç Erbulak); 13. Afife Tiyatro Ödülleri Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Müzikal ya da Kadın Oyuncu (Sevinç Erbulak) Ödülleri’ni aldı.

LÜKÜS HAYAT, Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşırken, bu durumun değişmezlerini 25 yıldır sahnede diri tutuyor. Ekrem Reşit Rey’in yazdığı oyunda küçük hırsızlıklarla geçinen Rıza ile Fıstık bir zengin evine girince kendilerini bir kıyafet balosunun ortasında bulurlar. Aslında bu ikilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur… OYÇED-Oyun Yazarlığı ve Çevirmenleri Derneği Sürekli Başarı Ödülü’nü alan oyunu Haldun Dormen yönetiyor.

YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ’da, “vatandaş” Yaşar’ın bürokrasi karşısındaki ezikliği anlatılıyor. Büyük mizah ustamız Aziz Nesin’in devlet-birey ilişkisini sorguladığı bu oyunda, 13. Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde Müzikal ya da Komedi Dalında Yılın En İyi Erkek Oyuncusu (Mert Turak), Müzikal ya da Komedi Dalında Yardımcı Rolde Yılın En İyi Kadın Oyuncusu (Ezgim Kılınç); 3. İsmail Dümbüllü Ödülleri’nde En İyi Tiyatro Oyunu, En İyi Erkek Tiyatro Oyuncusu (Mert Turak); İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezi Bilgisayar Kulübü 9. Bilişim Ödülleri’nde En İyi Tiyatro Oyunu Ödülleri’ni alan oyunu Y. Kenan Işık yönetiyor.


Ayrıca, William Shakespeare’in yazdığı Şükrü Türen’in yönettiği CORIOLANUS, Duşan Kovaçeviç’in yazdığı M. Nurullah Tuncer’in yönettiği İNTİHARIN GENEL PROVASI, Haldun Taner’in yazdığı Yücel Erten’in yönettiği KEŞANLI ALİ DESTANI, Sait Faik’in hikâyelerinden Savaş Dinçel’in uyarladığı Ergün Işıldar’ın yönettiği MERAKLISI İÇİN ÖYLE BİR HİKÂYE, Yiğit Sertdemir’in yazdığı Tolga Yeter’in yönettiği BEKLEME SALONU, Murathan Mungan’ın yazdığı Yıldırım Fikret Urağ’ın yönettiği BİNALİ İLE TEMİR, Güner Sümer’in yazdığı Burteçin Zoga’nın yönettiği BOZUK DÜZEN, Fitzgerald Kusz’un yazdığı Hülya Karakaş’ın yönettiği DULLAR, Kemal Bekir’in yazdığı Engin Gürmen’in yönettiği DÜŞÜŞ, Jean Paul Sartre’ın yazdığı Ergün Işıldar’ın yönettiği GİZLİ OTURUM, Jean Genet’nin yazdığı Ekip Çalışması tarafından yönetilen HİZMETÇİLER, Mario Fratti’nin yazdığı Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği KAFES, Georg Büchner’in yazdığı Yiğit Sertdemir’in yönettiği LEONCE İLE LENA, Klaus Mann’dan Ariane Mnouchkine’in uyarladığı Ragıp Yavuz’un yönettiği MEFİSTO, Atol Fugard’ın yazdığı Taner Barlas’ın yönettiği MERHABA HOŞÇAKAL, Ephraim Kishon’un yazdığı Engin Alkan’ın yönettiği TARLA KUŞUYDU JULIET, Euripides’in yazdığı Mihai Maniutiu’nun yönettiği BAKHALAR, Özen Yula’nın yazdığı M. Nurullah Tuncer’in yönettiği DÜNYANIN ORTASINDA BİR YER, William Shakespeare’in yazdığı Kemal Başar’ın yönettiği ROMEO VE JULIET, Arslan Kacar’ın yazdığı Ali Karagöz’ün yönettiği YÜZLEŞME, Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği İSTANBUL HATIRASI adlı oyunlar 2010-2011 repertuarında yer almakta…

GENÇ TİYATRO

“GENÇ TİYATRO YAZARINI ARIYOR!”

Hedeflerinin başında yeni yazar, yönetmen, tasarımcıların yetişmesini sağlamak ve onları genç izleyiciyle buluşturmak yer alan Genç Tiyatro, İBB Şehir Tiyatroları repertuarındaki oyunların yanı sıra, gönüllülük esasına göre çalışmalarını yürütmektedir.

Genç Tiyatro’nun ilham kaynağı ve yaratıcısı olan Gençlik Günleri, 27 yaşına basıyor. Yani ergenliğinin ve ilk gençliğinin ardından “olgun bir genç” olarak hayatına devam ediyor.

Geride bıraktığı yıllar boyunca müzik, dans, sergi, söyleşi, atölye, sinema, eğitim ve oyun gösterimleriyle Mayıs’ın ortasını “entelektüel” olarak “işgal” eden şenlik, devraldığı mirası, artık daha kurumsal ve uluslararası platformda sürdürüyor.

Bu “işgal”e ihtiyacımız var. Çünkü genelde “genç tiyatro”, özelde Genç Tiyatro her yıl 9 – 19 Mayıs arasındaki on bir günlük maratonda “suya yazılan” oyun gösterimleriyle kalmıyor; düşünsel platformdaki sanat / ülke / vizyon / dünya / yaratım tartışmalarını da sonuna kadar sürdürmekte. Bu tartışmalarla dünyanın gidişatı ve sanat arasındaki “inceldiği yerden kopmak üzere” olan ilişkiyi tekrar sağlamlaştırmayı hedefliyor.

Yalnız değiliz!.. Seyirci tepkilerine, yazılan eleştirilere ve İBB Şehir Tiyatroları’nın aldığı ödüllere baktığımızda Genç Tiyatro’nun temsiliyeti ve sürdürülebilirliği daha da büyük bir önem kazanıyor. Leonce ile Lena, Kafes, Hizmetçiler, İnek gibi oyunlar Şehir Tiyatrosu’nun yenilikçi vizyonunu seyirciye yansıtırken; Genç Tiyatro yapımı olarak aldığı adaylıklar ve ödüller sonraki yıllara umutla bakmamızı sağlıyor.

Bu yıl da 7’den (+) sonsuz’a bütün gençler, istedikleri takdirde tiyatronun çalışanı, yöneteni, oyuncusu, kuramcısı, dansçısı… olabilecekler. Yine atölyeler düzenleyeceğiz, dersler vereceğiz, dersler alacağız, oyunlar oynayacağız, daha çok dans edeceğiz, daha çok dans ettireceğiz, birlikte film izleyeceğiz…

Sadece Mayıs ayı ortasında değil, yıl boyu biz buradayız. Ulusal ve uluslararası projelerle, eğitimle, ustalarla deneyim paylaşımı ile…

Ama en önemlisi yazdıklarınız ile!..

Çünkü “genç tiyatro yazarını arıyor!”

 
ÇOCUK TİYATROSU

GELECEĞİN OYUNCU VE SEYİRCİLERİ 


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu, 2010-2011 Tiyatro sezonunda Kâğıthane Sadabad, Kâğıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu, Ümraniye, Fatih Reşat Nuri, Üsküdar Kerem Yılmazer ve Kadıköy Haldun Taner Sahneleri’nde; çocuk seyircileriyle oyunlarını buluşturmaya devam edecek.

2010-2011 Tiyatro Sezonu’nda Aziz Nesin’in Pırtlatan Bal, Dersu Yavuz’un Uçan Adam, Carlo Collodi’nin Pinokyo, Hasan Erkek’in Çiçek Prenses, Seza Güneş’in Cambazhane, Özgür Atkın-Ceren Hacımuratoğlu’nun Karagöz ile Balıkçı, Michael Ende’nin metninden Ece Okay’ın uyarladığı Momo isimli oyunlarıyla repertuarını zenginleştiren İBBŞT Çocuk Tiyatrosu, bu yeni oyunların yanı sıra Emill Alfred Hermann’ın yazdığı Tolga Yeter’in yönettiği Çizmeli Kedi, Adrian C. Mitchell’in yazdığı, Cem Karakaya’nın yönettiği Fareli Köyün Kavalcısı, Caner Bilginer’in yazıp-yönettiği Karagöz Geri Döndü, Hakan Yavaş’ın yazıp yönettiği Kazuu, Maria Clara Machado’nun yazdığı, Ece Okay’ın yönettiği Küçük Hayalet, Gökçe Delegrange’nin yazdığı Ece Okay Işıldar’ın yönettiği Boya Benek, Gülşah Gülebenzer’in yazdığı, Semah Tuğsel’in yönettiği Şahmeran, Turgut Denizer’in yazıp yönettiği Benim Arkadaşım Yok, Turgut Denizer’in yazıp yönettiği Büyüyünce Ne Olacaksın, Şevket Avşar’ın sahneye uyarlayıp yönettiği Kibritçi Kız, Reha Bilgen’in yazdığı, Ragıp Yavuz’un yönettiği Sokak Kedileri, Soren Ovesen’in yazdığı Ana Dijordjevic ve Marija Milenkovic’in yönettiği Mucize (Miracle) adlı oyunları küçük tiyatroseverlerle buluşturmaya devam edecek.

İBBŞT Çocuk Tiyatrosu, ayrıca Ümraniye, Gaziosmanpaşa ve Kâğıthane Sahneleri’nde Biz Bize Konuşuyoruz başlığı altında, uzman psikologlar tarafından yürütülecek seminerlerle ebeveynlere de ulaşmayı hedefliyor.
 
Farklı Olanlar ve Farklı Gelişenlerle Tiyatro Projesi, yeni sezonda ‘Biri Hiçbiri ya da Hepsi’ isimli oyunla perde açacak. Engelli gençlerin, profesyonel oyuncularla birlikte sahne alacağı oyun, sıra dışı varoluşları sebebiyle kendilerine alan açmaya çalışan iki gencin hikâyesini anlatıyor. Bir çocuk oyunu olarak tasarlanmış olmasına karşın, 7’den 70’e bu alanda sıkışıp kalmış herkesin seyredebileceği bir oyun olarak, özellikle seyirci koltuklarında daha fazla engelliyi ağırlamanın da yollarını arıyor.
 
Ayrıca İBBŞT Çocuk Tiyatrosu, Gaziosmanpaşa bölgesinde başlatılacak bir pilot çalışmayla; bölgede yaşayan çocuklar ve aileleriyle yeni metinler oluşturmak ve sahnelemek üzerine atölyeler başlatacak.
 
İBBŞT Çocuk Tiyatrosu çatısı altında çalışmalarını sürdüren Çocuk Eğitim, bu yıl açacağı sınav sonucunda, sınavı kazanan 40 kişiyle Kâğıthane ve Ümraniye’de eğitim çalışmalarını sürdürecek. Gerektiğinde  repertuar oyunlarındaki çocuk oyuncu ihtiyacını karşılamak, ama öncelikle geleceğin tiyatro seyircisini yetiştirmek ilkesiyle yoluna yıllardır devam eden Çocuk Eğitim, 2 yıl sürecek eğitim için; 8, 9, 10 yaşlarındaki öğrenci adaylarını Ekim ayı içinde yapılacak sınavlarla belirleyecek ve Kasım ayı içinde ders programını başlatacak.
 
Bu yıl geleneksel olarak  27.’si yapılacak olan 23 Nisan Çocuk Şenliği; ulusal bir şenlik programıyla bu yıl da çocuk seyircilere pek çok oyun, atölye çalışması, sergiler ve seminerlerle zengin bir program sunmak için hazırlanıyor.
 
Çağdaş, günün sosyal koşullarını göz ardı etmeden oluşturulan repertuarıyla daha çok çocuğa, daha çok aileye ulaşmayı hedefleyen Çocuk Eğitim; aynı zamanda  seminerler, atölye çalışmaları, eğitim programları, sosyal yaşam projeleriyle de, bu alana daha çok hizmet vermenin yollarını 2010-2011 Sezonu’nda da aramaya devam edecek. 


Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here