Artık Hiçbir Yer… (Oya Palay) (Pınar Çekirge)


Şimdilerde, sahnede İzzet hanımı yaşar kılan Oya Palay, çok yakın bir tarihte yitirdiği annesi Özen Tutucu’nun ardından, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen, çok başarılı bir kompozsiyona imza attığının, ayırdında. Geçen sezon Bernarda Alba’nın Evin’de unutulmaz dilenci kadın tiplemesinin ardından İzzet hanım geniş oyunculuk yelpazesinin de göstergesi olmuş. Kozalar, Ben Anadolu, Sarıpınar 1914, Resimli Osmanlı Tarihi, Kuşlar, Metro Canavarı”nda izlemiştim Oya Palay’ı.Sanki rol onun için yazılmışcasına başarılıydı hepsinde, dedim ya adeta o insandı.Eğer, belleğim beni yanıltmıyorsa, geçmişte Ümit Besen ile başrolleri paylaşılmış sıradan, iddiasız bir film de var sanki.

Bir dönem aynı Lise de okumuştum Oya Palay ile.Hatırlıyorum, o zamandan tutkundu tiyatroya. İlle bir oyun sergilemek istiyordu yıl sonunda.Süpriz bir oyun olacaktı bu. Ihlamur Nine ile Çınar Dede miydi yoksa..şimdi tam hatırlayamıyorum adını.Oya Palay benim de oyunda yer almamı önermişti.Çocukluk işte kabul etmiştim..hem de nasıl sevinerek.Yatılı okuldaydık.Ders sonrası Çiğdem’i, beni uzun uzun çalıştırırdı Oya.İşi zordu, itiraf edeyim, müthiş yeteneksizdim çünkü.Çiğdem’de benden farklı değildi aslında.Hele o replikleri ezberlemek, kimya formüllerini ezberlemekten daha zor gelmişti. Sevgili Oya ne yapsa, ne etse rolün altından kalkamayacağım(ız) belliydi.Ve o güzelim proje rafa kalktı.Unutuldu, gitti.Yine de kişisel tarihimde ne kadar önemli bir olayın, düşünüyorum da Oya Palay’ın yönettiği bir oyunun provalarına katılmışım, ıskalandığını anlıyorum.Ama kabiliyetim olmayınca, elden başka ne gelirdi ki zaten ?

Siyah saçlarını ensesinde at kuyruğu toplayan, ince çok zarif bir kızdı Oya.Yıllar ondan hemen hiç birşey götürmemiş, ne güzel.

” İyi işte, kızım, sevin ! Onu gömdüğümüz gün, gelip bunları yüzüme haykıracak ne var ? Paşa babana gösterdiğin o ilgi, o sevgi yalandı demek ? Amacın vasiyetnameyi koparmaktı..

” İstemem, hiçbir şeyini istemem senin ! Paşa babandan kalan emekli aylığı yeter bana.Kira evine çıkarım.Mücevherlerimden ucun ucun satar, geçinir giderim..”

Kemal Bekir’in Nahid Sırrı Örik’in romanından oyunlaştırdığı, Düşüş’ü bir kez daha izledim. Oya Palay’ın İzzet hanım kompozisyonu gerçekten övgüye değer.Özellikle Paşa’nın ölümünden sonra yaşadığı duygusal yıkıntıda, adeta bir oyunculuk dersi vermekte.Sahnede tam anlamıyla bir grande dame..rolünü bir mücevher gibi, nasıl desem oya gibi işlemiş adeta.Oyununu abartıp, forse edip, deforme etmemiş.Ne de olsa safkan oyuncu.

İzzet hanım terk edilişi simgeliyor..seven, bağlanan, nice şeyleri göze alan ama sonunda kullanılıp bırakılan, bedel ödetilen.Gözlerinin derinliklerinde sonsuz bir hüznün gölgeleri.Yarım kalan cümleler.Silme pişmanlık ve acı buruşuyor o an.( Yoksa önce düşler mi ölür ? ) İçe kapanış.İzzet hanım ağlıyor.Koyu bir elem akıyor sahneye..gecenin son ışıkları.Geçmiş bugünü delik deşik ediyor.Artık hiçbir yer..artık hiçbir sevgi…vazgeçiş ve pişmanlık keskin bir yaraya dönüşüyor.Bakışlarından dökülen puslu, siliksoluk hatırlayışları toplayamıyor İzzet hanım.Yaldızlı lacivert bir ışık düşüyor yüzüne.Ağlıyor.Kendisinden esirgenen sevgilere ağlıyor.Yazgısına, uzakta tutuluşuna, vefasızlığa ağlıyor.İçtenlik yoksunu tebessümlere.

Bir yaşamı, bir role sığdırmak.O role ruh üflemek..yapmıştı bunu, başarmıştı !

Oya Palay’ı Medeia’da düşünüyorum bazen, Eskimeyen Oyun’da Vasileyevna Volinina karakterinde ya da.

Engin Gürmen’in yönettiği Düşüş’ün daha önce de belirttiğim gibi, izleyende ilk etkisi kurgusundan, sanatçı kadrosuna tüm çalışanların ortak bir ürünü oluşu duygusunu uyandırması.Dekorun işlevselliği çok iyi ayarlanmış.Öyle ki, sahne trafiğini aksatmadığı gibi, sahneden sahneye geçişlerde seyirciyi hiç sıkmıyor, oyundan kopartmıyor.

Oya Palay’ı bir kez daha ayakta alkışlarken, nedendir bilmem Mehmet Teoman’ın sözlerini yazdığı bir şarkı takıldı dilime.

“Tanıyorum sizi ben..biliyorum siz teksiniz.
Gerçekler taklit edilmez, gerçekler asla ölmez.
Cahide sizin isminiz..efsane oldunuz siz.
Ölümsüz gerçek aktris, ölümsüz bir artist..”

Pınar Çekirge

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here