Ergin Orbey Hakkında (Sevinç Aktansel)


Türk Tiyatrosu’nda yeterince bilinmeyen gizli kahramanlar vardır. Hiçbir rütbe
almadan çalışırlar, üretirler, öncülük ederler, eğitime değer verirler. Hep en iyiyi,en doğruyu bulmaya çalışırlar. Sessizce ve vakurca. Ödünsüz,kendi bildikleri yolda,yılmadan usanmadan.

Hiç kuşkusuz bunlardan biri de, Sayın Ergin Orbey’dir. O gerçek bir İstanbul
beyefendisidir; yönetmen, oyuncu, öğretim üyesi, yönetici, yorumcu, araştırmacı, derlemeci, dramaturg, eğitimci sözün kısası tam bir tiyatro adamıdır.

Bütün bunları hayatına nasıl sığdırabildiğine inanmak zordur. O her zaman ilkeli, inançlı, saygılı, dost ve özverili olmuştur. Konuşmak yerine o hep ilkibaşarmıştır. Ankara’da bulunan Altındağ Tiyatrosu onun düşüncesiydi. Bir lisenin müsamere salonunda Devlet Tiyatrosu perdesini açtı. O salon, Ankara’mıza yıllarca gerçek bir sanat ve kültür ortamı oluşturmuştur.

Konservatuar dönemimizde Türkiye’de tiyatro basını yeterli değildi.(1957-1962)
Ergin Orbey yurtdışındaki yayınlardan tercüme edip duvar gazetesi çıkarırdı. Bertolt Brecht’i Epik Tiyatro’yu biz duvar gazetesinden tanıdık öğrendik.

Ergin Orbey, Eskişehir’de ilk ödemeli tiyatronun kurucusu oldu. Perdelerini
‘Lorca’nın Yerması’ ile açtı. Daha sonraları ADTCF öğretim görevlisi olarak çalıştı. Fakültenin tiyatro bölümünde çok iyi bir ekip oluşmuştu. Bu ekipten bazıları Prof.Sevda Şener, Prof. Ayşegül Yüksel, Prof.Nurhan Karadağ ve Turgut Özakman idi. Bir süre sonra aynı fakültede oyunculuk bölümü açıldı. Burada güçlü teorik ve pratik bilgiler verildi. Devlet Tiyatrosu’ndan sanatçı arkadaşlarımız görev aldılar. Bunlar arasında Yücel Erten, Alpay İzbırak, Nurşen Girginkoç, Nurşim Demir ve Gülgün Kutlu sayılabilir.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin tiyatro bölümünü hem kurucusu, hem de hoca-
sı olarak faliyete geçirdi. Bu değerli üniversitemiz sanatta büyük bir hamle yaptı. Sayın Yılmaz Büyükerşen ile birlikteliği bugün Eskişehir ilimizi Anadolu’nun ortasında sanatta, çağdaşlıkta, imarda örnek bir şehir haline getirdi. Ankara’dan gelen sanatçı arkadaşların(Dinçer Sümer,Alpay İzbırak,Nurşim Demir)yetiştirdikleri Türk sinema ve tiyatrosuna eğitimli,bilgili, genç, dinamik sanatçılar olarak adım attılar.(Nurgül Yeşilçay, Andaç Haznedaroğlu, Türkan Kılıç).Ayrıca fakültenin sinema bölümünün yeni mezunları bu sektörde kendilerine yer edindiler.

Ankara Sanat Tiyatrosu’nu kurmak için bir avuç yetenekli, heyecanlı ve genç bir
sanatçı grubu İstanbul’dan geldi. Bu birikimli grup, Ankara’da ilk özel tiyatroyu kurdular.
Çok iyi bir repertuar oluşturdular. Asaf Çiğiltepe,Güner Sümer,Ayberk Çölok,Elif Türkan Çölok, Tunca Yönder,Işık Toprak,Erkan Yücel;daha sonraları Rutkay Aziz,Cezmi Baskın, Erol Demiröz,Rana Cabbar sayabildiğim isimler…

Ergin Orbey; AST’de çok iyi oyunlara imza attı. ‘Resimli Osmanlı Tarihi’,bunlar-
dan biridir.Bir öyküden Turgut Özakman’ın oyunlaştırdığı ‘Sarıpınar 1914’,bu yazarın ve Ergin Orbey’in birlikteliğinden oluşmuştur. Bu oyunlar çok tutulup,çok sevilmiştir. Uzun süre oynanmıştır. Hatta ‘Sarıpınar 1914’ filme çekilmiştir.

AST, grev döneminde tiyatronun yanında olmuştur. Bütün zorluklara ‘gık’ deme-
den katlanmıştır. Birlikte tencere kaynatıp kaşık çaldılar. Bizim kuşak bunları çok iyi hatırlayacaktır. Bunlar gerçekten yaşanıp örnek alınması gereken çalışmalardır. Bilinmesinde yarar vardır. O heyecanlar önemsenmeden yeni bir tiyatro akımı var edilip, keşfedilemez.

Ankara Radyosu Çocuk Kulübü; çocuklar için gerçekten bir okuldu. İlerinin çok
iyi sanatçıları severek çalıştılar. Macide Tanır, Handan Uran,Kartal Tibet meşhur ‘Ayşen Abla’ Radyo Çocuk Kulübü’nde yetişip, keşfedildiler.

Ergin Orbey’in radyoda çalıştığı dönemde çok güzel skeçler hazırlanırdı. Eğitici,
öğretici, neşeli, dopdolu skeçler… Hepimiz zevkle dinlerdik. Unutmak mümkün değildi.
Bu skeçlerde Rüştü Asyalı, Köksal Ergün, Ayten Uncuoğlu, Yücel Erten gibi sanatçılar
yer aldı. O zaman radyo programları bir şenlikti. İletişim teknolojisinin en zayıf yıllarında bize ışık tuttular.

Ankara Konservatuarı’na yurtdışında eğitim almış genç pırıl pırıl bir kadro gel-
di. Kimler yoktu ki! Ergin Orbey, Yücel Erten, Can Gürzap, Muammer Çipa… Her yanı
heyecan sardı, çok iyi oyunlar oynandı. Öğrenciler de müthişti doğrusu… Zuhal Olcay,
Haluk Bilginer, Selçuk Yöntem, Derya Baykal hatırlayabildiklerim…

En son Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü yaptığı dönem 1,5 yıl kadar sür-
dü. O kadar farklı, değişik, keşfedilmemiş, çağdaş eserler repertuara alındı ki bütün bölgeler adeta silkelendi. O yaz 68 ilde tiyatro perde açtı. Bu çok büyük bir coşkuydu. Bölgeler arası turneler yapıldı. Farklı seyirciler ile buluşmak istiyorduk. Hepimiz yollara düştük.

Ergin Orbey’in bir de sinema serüveni vardır. ‘Arzu Film’ ile çalıştı. Çok sı-
cak, sevimli, duygu dolu aile filmleri çekti. Çalıştıkları arasında Adile Naşit, Minur Özkul, Şener Şen, Halit Akçatepe, Itır Esen vardır.

Ona her zaman en büyük desteği eşi sanatçı Gönül Orbey başta olmak üzere
öğrencileri, meslektaşları, ve onu sevenler verdi. Ergin Orbey’i hala ayakta tutanın mesleğine duyduğu sevgi ve saygı olduğuna inanıyorum. Daha nice yıllara…

Emekli Sanatçı
Sevinç Aktansel

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here