Orhan Alkaya, Şehir Tiyatroları 2008-2009 Repertuvarını Açıkladı

16 Eylül Pazartesi günü Malta Köşkü’nde düzenlenen basın toplantısında İ.B. B. Şehir Tiyatroları 2008-09 repertuvarını açıkladı.

 

İ.B.B. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, repertuvarın yanı sıra bitme aşamasına gelmiş, inşaatı başlamış ve proje aşamasında olan salonlarla da ilgili bilgi verdi. Ayrıca ”İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi” kapsamında planlananlar hakkında da bilgi veren Alkaya: İstanbulumuz’un 1914’te kurulan tiyatrosu 95 yaşına yaklaşıyor. Yeni dönemde gerekli hamlelerle, yeni yapılar, projeler, oyunlar kazanıyoruz. 2008-2009 sezonu, toplum ve kültür dokusu zengin bir çeşitlilik barındıran kentimize uygun bir derinlik taşıyor. Uluslararası ortak projeler, Türk tiyatrosu ile dünya tiyatrosunun çeşitli dönemlerinden seçkin örnekler geniş bir yelpaze oluşturuyor. DEĞİŞİM kavramı, oluşturulan yeni repertuarın ortak noktası…” olduğunu belirtti.

 


Alkaya, Türkiye’nin ilk çocuk tiyatrosu sahnesinin Kağıthane’de kurulacağını, bunu Gaziosmanpaşa’da çocuk tiyatrosu sahnesinin izleyeceğini anlatarak, Beyoğlu Sahnesi Mimari Proje Yarışması’nın da bir dönüm noktası olduğunu ve proje hayata geçtiğinde kamu-sanat binalarına model olacağını söyledi.
 
Yeni dönemde ilk etapta 35 tiyatro oyunu, 14 çocuk ve 3 gençlik oyunu sahneleneceğini anlatan Alkaya, ”Yüklü bir repertuvar. Diliyorum sonuçları itibariyle Türk tiyatrosunda beklediğimiz değişimi ateşleyecek bir repertuvar olur. Çünkü bu değişim, uzun zamandır sıkıntısını çektiğimiz, eşiğine geldiğimiz bir kavram. Yeni ve hasarsız tiyatro sahneleri ile İstanbul’u sanat binası yoksulluğundan kurtarmaya soyunduğumuz bir dönemde diliyorum ki 95 yıla yaklaşan tarihi ile Türk tiyatrosunun öncüsü olan Şehir Tiyatroları bu değişimi ateşleyici bir rol üstlenecektir” diye konuştu.
 
Bu yıl Özgen Yula, İskender Pala ve Işıl Özgentürk gibi yazarlarla proje geliştirme konusunda ilk adımları attıklarını dile getiren Alkaya, oyun yazma atölyelerinden çıkan ürünleri de çok önemsediklerini kaydetti.
 
Yeni sezonda, Nuri Pakdil, Aydın Arıt, Kemal Demirel, Vüs’at O. Bener ve Sevim Burak gibi yapıtları sahnelenmemiş yazarlar için özel projeleri olduğunu anlatan Alkaya, Abdülhak Hamid, Recaizade Mahmut Ekrem gibi tiyatronun kurucu dönem yazarlarından eserlerinin de seyirciyle buluşacağını bildirdi.
 
Alkaya, Ahmet Rasim, Reşat Ekrem Koçu ve Orhan Pamuk gibi İstanbul’u konu edinen yazarların roman ve anılarının oyunlaştırılarak sahneleme çalışmalarının da sürdüğünü anlattı.
 
-MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ’NİN DURUMU-
 
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Orhan Alkaya, bir soru üzerine, Şehir Tiyatroları’ndaki değişimde çok iyi bir noktaya geldiklerini söyledi.
 
Alkaya, ”İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un dört bir yanında tiyatro şantiyesi açmış durumda. İstanbul’da Vatan Caddesi, Güngören, Bahçelievler, Üsküdar, Beyoğlu ve Harbiye’de tiyatro yapılıyor. Bu hangi dönemde yaşandı?” dedi.
 
Başka bir soru üzerine, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin de 2009 yılının Ekim ayında açılacağını ve sembolik biletlerin de Ocak ayı itibarıyla satışa sunulacağını anlatan Alkaya, şöyle devam etti:
 
”Yüzeyde sıfır kot üzerinde Muhsin Ertuğrul Sahnesi olacak. Altında çok büyük bir kongre merkezi yapılaşması var. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin duvarları bile ayrı, hiçbir şekilde bir kompleksin içine sığınmış değil. Muhsin Ertuğrul Sahnesi ile ilgili tartışmaları, Türk tiyatrosuna büyük katkı sayıyorum. Tartışmalar bize çok şey öğretti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu büyük tiyatro yapma hamlesini de tetikledi.”
 
Atatürk Kültür Merkezi’nin durumu da sorulan Alkaya, ”Sonunda bir gelişme oldu. Uluslararası bir proje çalışması yürütülüyor. Bu benim alanım değil. Daha çok Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın cevaplaması gereken bir soru. Bildiğim bir şeyi söyleyeyim, şu anda bir proje sürecinde. Yıkılmadan dönüşecek, bir tadilat geçirecek” dedi.

 

2008-2009 Sezonu Repertuarı

Yeni dönemde, Türk tiyatrosunda önemli olması gerekirken gözden kaçmış yazarlarımızın yapıtlarına da yer vereceğiz. Nuri Pakdil, Aydın Arıt, Kemal Demirel, Vüs’at O. Bener ve başyapıtların kraliçesi Sevim Burak bu yazarlarımızın bazıları…

 

Önem verdiğimiz bir başka çalışma Abdülhak Hamid, Recaizade Mahmud Ekrem gibi tiyatromuzun kurucu dönem yazarlarının eserlerini seyirci ile buluşturmak.

 

Ahmet Rasim, Reşat Ekrem Koçu ve Orhan Pamuk gibi İstanbul’u konu edinen yazarlarımızın roman ve anılarını oyunlaştırarak sahneleme çalışmaları da gündemimizde…

 

2008-2009 sezonunun ülkemiz kültür yaşamına olumlu katkılarda bulunabilme dileğiyle 1 Ekim 2008 Çarşamba günü perdelerini açacak olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın yeni oyunlarına kısaca göz atalım:

 

Uluslararası Ortak Yapımlar

Lefkoşa Türk Tiyatrosu ile birlikte hazırladığımız CANAVAR SOFRASI perde açacak ilk oyunlar arasında yer alıyor. Vaha Katche’nin yazdığı, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği CANAVAR SOFRASI Nazi işgalindeki Fransa’da bir doğum günü partisinde geçiyor. İki Nazi subayı öldürülmüştür; Gestapo partideki kişilerden ikisini rehin almak ister. Ama kimleri götüreceklerdir? Bu konudaki karar, partiye katılanlara bırakılır. Can derdine düşen arkadaşlar arasında düşmanlık başlar…

 

“6. Kıbrıs Tiyatro Festivali”nin kapanış oyunu olan “Canavar Sofrası”, 26 Eylül 2008’de Lefkoşa’da sahnelenecek…

 

Üsküp Türk Tiyatrosu ise bir başka proje omuzdaşımız.

Bunun yanı sıra büyük önem verdiğimiz Çocuk Tiyatrosu kapsamında, İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Birimi ve Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği (ASİTEJ), Danimarka, Slovenya ve Sırbistan ile ortak bir projede buluşuyor.

 

“İstanbul 2010” Repertuarı

İSTANBUL REPERTUARI üstbaşlığı ile “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi” bağlamında, ekseninde İstanbul’un yer aldığı geniş bir repertuarın ilk 5 oyunuyla projemizi başlatıyoruz. İstanbul Repertuarı kapsamında yer alan oyunlarımızı 2009-2010 tiyatro sezonundan başlayarak İngilizce çevirili elektronik altyazı ile de sunacağız.

 

·         Kendisine damat beğenen bir baba, kızının başka birini sevdiğini öğrenirse ne yapar? İSTANBUL EFENDİSİ Savletî, kızının gönlüne yön vermek için cinlere perilere bel bağlar… Musahipzade Celal’in çalgılı, sazlı sözlü hicvini Engin Alkan yönetiyor.

 

·         Şiirimize dil, anlatım ve içerik olarak çok şey kazandıran Yahya Kemal Beyatlı’nın ölümünün ellinci yılında, Sönmez Atasoy’un yazdığı KENDİ GÖK KUBBEMİZ adlı oyun, Yahya Kemal Beyatlı gibi büyük bir şairi İstanbul olgusu içinde anmayı da amaçlıyor. Oyunu Engin Uludağ yönetiyor.

 

·         Kısa süre önce kaybettiğimiz usta oyuncu, yazar, çizer ve yönetmen Savaş Dinçel, edebiyatımızın en önemli kalemlerinden Sait Faik’in öykü ve anılarından yola çıkarak bize zengin bir İstanbul gezintisi yaptırıyor. Ergün Işıldar’ın yönettiği MERAKLISI İÇİN ÖYLE BİR HİKÂYE adlı oyun seyircisini önce Burgazada, sonra Karaköy, Tünel, Beyoğlu, Hristaki Pasajı ve Taksim Parkı’na götürüyor. Elbette yaşama sevinci ile…

 

·         Çağdaş şiirimizin öncülerinden Edip Cansever’in BEZİK OYNAYAN KADINLAR adlı uzun şiiri daha önce Orhan Alkaya’nın kurgu ve yönetmenliği ile 1993’te sahnelenmişti. İstanbul fonunda ötekileşmekte olan bir İstanbul yerlisi aile ve Edip Cansever’in şiir dehası… Şiir-Tiyatro buluşması elbette özel bir önem taşıyor.

 

 

Dünya Klasikleri

·         William Shakespeare’in Plutarkhos’un bir eserinden yararlanarak yazdığı CORİOLANUS iktidar tutkusu ekseninde insan zaaflarına odaklanıyor. Soylu bir aileden gelen Romalı bir komutan konsül seçilmek ister; seçilemeyince hırçınlaşıp halktan öç almaya girişir… Halka rağmen iktidar olma sevdasının ustaca eleştirildiği oyunu Ali Taygun İngilizce’den çevirdi. Corolianus’u Şükrü Türen yönetecek.

 

·         Fars’ın ve Bulvar tiyatrosunun öncülerinden Georges Feydeau’nun baştan sona doludizgin ilerleyen bu güldürüsünde burjuva ahlakı hicvediliyor. Orijinal adı La Dame de chez Maxim (Maksim’in Kadın’ı) olan oyunumuz ilk kez Türkçe’ye çevriliyor ama 1939 yılında Bedia Muvahit ve Vasfi Rıza Zobu tarafından adapte edilerek tiyatromuzda oynanmıştı. Biz de geçmişimize şapka çıkardık ve oyunumuza çok yakışan 1939 adaptasyonunun adını verdik: ONLAR ERMİŞ MURADINA. Haldun Dormen’nin yöneteceği oyun Gencay Gürün tarafından Fransızca’dan çevrildi.

 

·         Anton Çehov, VİŞNE BAHÇESİ ile Rus toprak aristokrasisinin çözülüş sürecindeki çatışmaları işlemiştir. Eski köleler toprak sahibi olmaya çabalarken, çalışmaksızın lüks içinde yaşayan ve toplumdaki değişimi kavramayanlar karşı karşıya gelir… Belgi Paksoy’un Rusça’dan çevirdiği Vişne Bahçesi’nin yönetmeni Ali Taygun.

 

·         1813-1837 yılları arasındaki 24 yıllık hayatına Danton gibi bir başyapıt ve Woyzeck gibi hâlâ tartışılan bir oyun sığdıran George Büchner’in grotesk-gerçekçi oyunu LEONCE İLE LENA, Adalet Cimcoz’un Fransızca’dan çevirisi, Yiğit Sertdemir’in yönetimiyle “Genç Günler 2008” kapsamında sahnelenmişti. Leonce ile Lena şimdi İBB Şehir Tiyatroları repertuarında…

 

·         Uzaktan tuhaf bir gürültü gelir. Herkes yorum yapar, ama eyleme geçmeden… Gürültü yaklaşır… GERGEDANLAR! Uyum sağlamak, karşı çıkmaktan kolaydır. Ve herkes gergedanlaşmaya başlar. Yalnızca bir kişi insan kalmakta direnmektedir… Eugene Ionesco’nun bu klasiğini çeviren, eleştirmen Hasan Anamur. GERGEDANLAR’ı Başar Sabuncu yönetecek.

 

·         1789 Fransız Sosyal Devrimi sonrası… Yer, Charenton Akıl Hastanesi… Dönemin öncü iki ismi Jean Paul Marat ve Marki de Sade yaşamı, bireyi ve devrimi tartışıyor, tartıştırıyor. Peter Weiss’in başyapıtı MARAT-SADE, Cengiz Tuncer tarafından dilimize çevrildi. Oyunun yönetmeni Ragıp Yavuz.

 

·         Bertolt Brechtin başyapıtlarından GALİLEO GALİLEİ’NİN YAŞAMI Ahmet Cemal’in çevirisiyle seyirci karşına çıkacak. Engizisyon tarafından mahkum edilen bilim adamının kişiliğinde, aydın bireyin yaşamdaki duruşu sorgulanıyor.

 

Çeşitli Dönemleriyle Türk Tiyatrosu

·         Dede Korkut’un zengin mirası arasında yer alan Deli Dumrul hikâyesi tiyatroda farklı bir bakışla işleniyor. Erol Keskin’in önerisi üzerine Ragıp Yavuz’un yazdığı oyunumuzun adı MECBUR ADAM. Yönetmeni Erol Keskin.

 

·         Efsanevî oyuncu Cahide Sonku’nun sanat yaşamı, evlilikleri ve dramatik yalnızlığı DİNMEYEN ALKIŞLAR adlı oyunda işleniyor. Gülsün Siren’in yazdığı oyunu Engin Gürmen yönetiyor. Bu oyun aynı zamanda İstanbul Şehir Tiyatrosu geçmişine de bir bakış niteliğinde.

 

·         Çağdaş Türk tiyatrosunun önemli yazarları arasında yer alan Bilgesu Erenus, ARKA BAHÇE adlı oyununda kapitalizmin tarihsel gelişimini, küreselleşmenin sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alıyor. Sömürenlere karşı yeni bir dünya kurmak isteyenlerin mücadelesi sürmektedir…

 

·         Çalıkuşu, Dudaktan Kalbe ve Yaprak Dökümü gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Reşat Nuri Güntekin, BALIKESİR MUHASEBECİSİ adlı oyununda; savaş sonrası ortaya çıkan fırsatçıları, yoksulluk karşısında toplumsal değerlerin nasıl değiştiğini ve parayla namusun nasıl satın alındığını anlatmakta. Oyunu Nedret Denizhan yönetiyor.

 

·         Bir timsah tarafından yutulan adam önce kurtulmak ister ama sonra durumu kabullenmeye başlar… Haldun Taner’in yeni keşfedilen, daha önce hiç oynanmamış bir oyunu olan HALDUN TANER’İN TİMSAHI’nı Orhan Alkaya yönetiyor. Haldun Taner’in Dostoyevski’nin bir öyküsünden yola çıkarak yazdığı oyun, Selçuk Erez’in katkısıyla tamamlandı.

 

·         Murathan Mungan’ın MEZOPOTAMYA ÜÇLEMESİ’nin ilk halkası MAHMUD İLE YEZİDA, farklı kavim ve inançlardan gelip törelere karşı duran bir sevda öyküsüdür: Kişi kim ve inancı ne olursa olsun “yüreğin aklı yoktur ve töresi de uçarı olur”. Üçlemenin ikinci oyunu TAZİYE ise kurallarla çevrili toplumda kadının yazgısını işler: “Töre demek ölmektir, öldürmektir. Ve kaderin kervanında hüküm yürümez”. Üçüncü oyun GEYİKLER LÂNETLER de bir kavmin dört kuşaklık hikâyesi anlatılır. Anadolu kültürü ve efsanelerinin işlendiği bu üçleme tiyatro tarihimizin köşe taşlarından…

 

·         Şair, öykü ve roman yazarı Dinçer Sezgin’in TELEFON DEFTERİ adlı oyunu günümüz Türkiye’sinde değişen ahlaki değerlerin çatışmasını ele almakta. Oyunda iki kişilik bir yalnızlığa mahkûm olan ve değişime direnen kadının dramı işlenmekte.

 

·         Erken yitirdiğimiz değerli oyun yazarı Memet Baydur, YALNIZLIĞIN OYUNCAKLARI adlı yapıtında, geçmişe hapsolmayı eleştiriyor. Çetin İpekkaya’nın yöneteceği oyunda ilerlemiş yaşlardaki üç insan birbirlerine anılarını anlatırken dünlerini yaşamakta, ne var ki yarınlarını kuramamaktadırlar. Bu da onları yalnızlığa iter…

 

·         Büyük kente göç eden bir ailenin yaşadığı zorluklar Güner Sümer’in BOZUK DÜZEN adlı oyununda sergileniyor. Oyunu Burteçin Zoga yönetecek.

 

·         Planlanan bir cinayetten haberi olduğu halde engel olmaya çalışmayan kişi suç ortağı olmaz mı? KIRMIZI PAZARTESİ adlı oyun bu konuyu işliyor. Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in romanı İnci Kut tarafından çevrilmiş, Can Yayınları tarafından yayınlanmıştı. Oyunun yönetmeni Macit Koper’in sahneye uyarladığı Kırmızı Pazartesi’nin Dünya Prömiyeri “2008 İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali”nde yapıldı.

 

Çağdaş Dünya Tiyatrosu

·         Ortadoğu’nun kanayan yarası Filistin sorununa çarpıcı bir yorumla yaklaşan MASKELİLER, Filistinli üç kardeş arasında geçiyor. Kardeşler, savaşta çatışan taraflarda olunca kardeşlik ne ölçüde belirleyici olabilir? İsrailli yazar Ilan Hatsor’un yazdığı oyunu dilimize Nebil Tarhan çevirdi, Taner Barlas yönetiyor.

 

·         Aşk, sanat tutkusu, engeller ve özveri… Büyük besteci Schumann, piyanist Clara ve genç Brahms arasındaki yoğun ilişkiler. Israela Margalit’in yazdığı TRİO adlı oyunu, Hale Kuntay İngilizce’den dilimize çevirdi.

 

·         ATEŞLİ SABIR, Şili’de seçimle iktidara gelen Devlet Başkanı Allende’ye karşı darbe yapan General Pinochet döneminde yaşananları büyük şair Neruda’nın hayatından kesitlerle anlatıyor. Diktatörlük döneminde sürgün yaşayan yazar Antonio Skármeta’nın bu oyunu “Postacı” adıyla sinemaya uyarlanmıştı. Oyunu İngilizce çevirisinden dilimize kazandıran, tiyatro tarihimizde önemli yeri olan araştırmacı, yazar Aziz Çalışlar.

 

·         Toplumdaki yozlaşmanın hicvedildiği DERİ CEKET bir bürokrasi eleştirisi. Stanislav Stratiev’in bu oyununu şair Özdemir İnce Fransızca çevirisinden Bulgarca aslıyla karşılaştırmalı olarak Türkçe’ye çevirdi, Arif Akkaya yönetiyor.

 

·         Sovyetler döneminde muhalif olduğu için baskı gören Çek lider Vaclav Havel’in yeni oyunu AYRILIŞ, otobiyografik izler taşımakta. Oyun, yönetimdeki makamından ayrılan politikacının geçiş dönemi sorunlarını konu edinmekte. Dilimize Tarık Günersel tarafından çevrilen “Ayrılış”, ilk kez Eylül 2008’de İngiltere’de sahnelenecek.

 

·         İşkenceye seyirci kalan biri kendisini “iyi insan” sayabilir, ama aslında bu kendini aldatmak değil midir? Cecil Philip Taylor’un yazıp Gencay Gürün’ün İngilizce’den çevirdiği İYİ adlı oyun, çıkar uğruna baskı rejimiyle uzlaşan bir bilim adamını konu ediniyor. Oyunun yönetmeni Macit Koper.

 

Müzikaller

·         İSTANBUL EFENDİSİ adlı oyunumuza “İstanbul 2010 Kültür Başkenti Projesi” bağlamında değinmiştik.

 

·         KABARE… Nazilerin yükseliş döneminde bir kabare aktrisi ile bir yazar arasında doğan aşk, yıpratıcı toplumsal kaosa direnmeye çalışır. Nazileri önemsemeyen bir grup hayalperest burjuva, kendi küçük dünyalarında avunurken ölümcül tehlike büyümektedir… 1972’de sinemaya uyarlanıp sekiz Oscar kazanan müzikal, Yücel Erten yönetmenliğinde hazırlanıyor. Joe Masteroff’un yazdığı müzikalde şarkı sözleri Fred Ebb’e ait. Yapıtın unutulmaz müziği John Kander imzasını taşıyor. Bu çarpıcı müzikali İngilizce’den dilimize çeviren Aclan Büyüktürkoğlu.

 

Genç Tiyatro

Ülkemizde gençlik tiyatrosu yeterince yerleşmiş, gelişmiş değil. Bu nedenle İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde yeni oluşturulan, Arif Akkaya’nın koordinatörlüğünü üstlendiği “Genç Birim”, gençlere dönük oyunları seçmek ve genç yazar, yönetmen ve tasarımcı yetiştirmek üzere çalışmalarını sürdürmekte. Gençlere kendilerini gösterebilecekleri alanlar yaratmak amacıyla yola çıkan “Genç Birim”in ilk sahneleyeceği oyunlar arasında; Nâzım Hikmet’in yazdığı, Mehmet Avdan’ın yönettiği İNEK, Nezihe Meriç, Ayşe Kilimci, Nevra Bucak, Seray Şahiner ve Evrim Yağbasan’ın yazdığı, Ersin Umulu’nun yönettiği YEDİ TEPELİ AŞK ve Yiğit Sertdemir’in yazdığı, Tolga Yeter’in yönettiği BEKLEME SALONU yer almakta.

 

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi, sahneleyeceği oyunların yanı sıra kukla, gölge, illüzyon, çocuk oyunu yazarlığı, yönetmenliği ve oyunculuk gibi alanlarda atölyeler düzenlemekte. 6 Eylül 2008’de yazarlık alanında başlayan ilk atölyeyi diğer atölyeler izleyecek.

 

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi’nin uzun vadede hedefi “Ulusal Çocuk Tiyatrosu Merkezi”ni kurmak ve bu yolla Türkiye’deki Çocuk Tiyatrosu kavramının gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamaktır.

 

Aslı İçözü’nün koordinatörlüğünü üstlendiği İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi’nin sürdürdüğü projelerden bir diğeri “Farklı Olanlar, Farklı Gelişenler” adı altında gerçekleştirilecek ve fiziksel ya da mental farklıkları olan çocuklar ile çalışılacak. Yonca İnal Eğilmezbaş’ın yürüteceği projede; psikolojik danışman eşliğinde, oyuncular ve farklılık gösteren çocuklar ortak bir çalışma süreci içinde yer alacak. Projeye katılan çocukların hem sahnede hem de seyirci koltuğunda var olmaları, farklılığın dengelenmesini ve değişimin ön plana çıkmasını sağlayacak. Proje, ayrıca atölye çalışmaları, ulusal ve uluslararası “farklı gelişen” çocuklarla çalışan enstitü ve kurum işbirlikleriyle de daha kapsamlı bir hale getirilecek.

 

2009’da 25. yılını kutlayacak “23 Nisan Çocuk Şenliği”nde ana tema: “Değişim”. Çocuklar için tiyatro festivali biçiminde organize edilecek olan “23 Nisan Çocuk Şenliği”, köklü bir tiyatro olmanın getirdiği sorumluluk ve bilinç ile çocuklara yönelik kurumsal düzeyde bir tiyatro şenliği oluşturmayı hedefliyor. “23 Nisan Çocuk Şenliği”nde tiyatromuzun özel gösterimlerinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası tiyatroların seçkin oyunlarına da yer verilmesi amaçlanıyor…

 

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi’nin, çocuk seyirciler için hazırladığı oyunlardan bazıları şöyle:

·         Gülşah Gülebenzer’in yazdığı, Semah Tuğsel’in yönettiği ŞAHMERAN,

·         H. C. Andersen’in ünlü masalından Şevket Avşar’ın sahneye uyarlayıp yönettiği KİBRİTÇİ KIZ,

·         Seden Edgü’nün yazdığı Can Doğan’ın yönettiği BİR DENİZ MASALI,

·         Reha Bilgen’in yazdığı, Ragıp Yavuz’un yönettiği SOKAK KEDİLERİ,

·         Turgut Denizer’in yazıp yönettiği BÜYÜYÜNCE NE OLACAKSIN?,

·         Ümit ve Turgut Denizer’in yazdığı Turgut Denizer’in yönettiği DEĞİŞİM ÜÇLEMESİ: Benim Arkadaşım Yok, Beni Anlayan Yok, Metamorfoz,

·         Maria Clara Machado’nun yazdığı, Bülent Kınay’ın çevirdiği, Ece Okay’ın yönettiği KÜÇÜK HAYALET,

·         Henry Beissel’in yazdığı, Selen Korad Birkiye’nin çevirdiği, Cengiz Özek’in yönettiği İNUK VE GÜNEŞ,

·         Gökhan Aktemur’un yazdığı DAMLALARIN DANSI,

·         Ayşe Selen’in yazdığı Gölge Oyunu BİR AVUÇ İNSAN MİNSAN,

·         Manuel Sohobel’in yazdığı, Sibel Aslan’ın çevirdiği ANA BABA,

·         Güngör Dilmen’in yazdığı DELİ DUMRUL,

·         ASKERİN ÖYKÜSÜ, Straviniski’nin aynı adlı eserinden Gölge ve Kukla uyarlaması. Uyarlayan ve projeyi tasarlayan Ebru Kara,

·         Michael Ende’in yazdığı, Leman Çalışkan’ın çevirdiği, Ece Okay’ın oyunlaştırdığı MOMO,

·         William Shakespeare’nin yazdığı, Zerrin Akdenizli’nin çocuk tiyatrosuna uyarladığı FIRTINA,

·         Samet Behrengi’nin yazdığı KÜÇÜK KARA BALIK,

·         Cengiz Özek’in çocuk oyununa uyarladığı FARELİ KÖYÜN KAVALCISI.

 

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi sosyal bir projeye de imza atıyor: “Trafik Eğitimi”. İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yürütülecek olan proje, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında trafik bilincini geliştirmeyi amaçlamakta.

 

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Birimi’nin “Yazarlık Atölyesi”nde çocuk ve gençlerin trafik eğitimine katkıda bulunacak yeni oyunların yazılması ve bu oyunların İstanbul’daki okullarda sahnelenmesi için çalışmalar sürdürülüyor…

 

İstanbul’un 95 yıllık tiyatrosu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, yeni dönemde de yeni sahneler, yeni projeler ve yeni oyunlarla gelişerek sanata ve kültüre katkıda bulunmayı sürdürecek…

Kaynak : Tiyatro Dergisi


Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here