6. Kıbrıs Tiyatro Festivali’ndeyim, Lefkoşa’dayım… (Üstün Akmen)

Dün öğle vakti Lefkoşa’ya geldim. Lefkoşa Türk Belediyesinin (LTB) 50’nci kuruluş yıl dönümünü kutlama etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “6. Kıbrıs Tiyatro Festivali”, geçtiğimiz pazartesi akşamı Costas Ferris’in yazıp yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu “Rembetiko” ile başladı. Müzikal oyun “Rembetiko”nun, barış ve halkların birleşmesine ve Türk-Yunan halklarının dostluğuna adandığını biliyordum, gel gelelim izlemeyi “elimde olmayan nedenlerle” bu kere de kaçırdım.

“Araştırmacı-tiyatro eleştirmeni(!)” kimliğimi derhal kullanarak sordum soruşturdum ve de öğrendim. “6. Kıbrıs Tiyatro Festivali”nin tanıtımı, ara bölgedeki Ledra Palace Otelinde düzenlenen basın toplantısıyla yapılmış. Toplantıda, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Kültür Sanat Koordinatörü Yaşar Ersoy, Yunan yönetmen Costas Ferris, Devlet Tiyatrolarımızın Genel Müdürü Doç Dr. Lemi Bilgin, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ile 1986’dan beri işbirliği yapan ve barışa gönül vermişgillerden Satirigo Tiyatrosunun Sanat Yönetmeni Stelyo Kafgaridis, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Kıymet Karabiber, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu kurucularından sanatçı Osman Altaş, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğümüzün Festivaller ve Dış İlişkiler Birim Sorumlusu Sükun Işıtan, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Serhat Nalbantoğlu ve Satirigo Tiyatrosu Genel Sekreteri Kostas Kafgaridis hazır bulunmuş.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Kültür Sanat Koordinatörü Yaşar Ersoy konuşmasında, günün (yani eylülün) dünyadaki önemini vurgulamış ve herkesin özlemini çektiği, acil olarak gereksinim duyduğu barışın günü olduğunu belirtmiş. Ersoy, dünyada bir daha acıların, savaşların ve göçlerin yaşanmaması dileğinde bulunmuş, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların barış özlemlerini her zaman dile getirdiklerini ve bu yöndeki uğraşlarının sürdüğünü de sözlerine eklemiş. Ersoy, geçtiğimiz çarşamba günü başlayan Kıbrıs konulu müzakerelerin başarılı geçmesini de sanatçı duyarlılığıyla dilemeyi savsaklamazken, liderlerden her türlü önyargıdan, önkoşuldan uzak, iki toplumun eşitliğine, saygıya ve hakların yenmemesine dayalı bir barış anlaşması istemiş. (Ağzına sağlık, pekiyi demiş!)

“Rembetiko”nun yönetmeni Kostas Ferris ise günün kutsal aylardan ramazanın birinci günü olduğuna dikkat çekerek, böyle bir günde bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını söylemiş ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Doç. Dr. Lemi Bilgin’e, oyunu Ankara’da sahnelemeleri için kendisini davet etmesinden dolayı teşekkür etmiş. Ferris, oyunu sahneleme cesareti gösterdiği için de Bilgin’i ayrıca kutlamış. Oyunun içeriği hakkında bilgiler veren Ferris, bir savaşın yenilenleri ve yenenlerinin olamayacağını da “derkenar” olarak sözlerine eklemiş. “Savaş sonrasında yenilenler daima halklardır” demiş. Kıbrıslı Türkler ile Rumların, barış için herhangi bir aracıya gereksinimleri olmadığını da dile getiren Ferris, “Biz sorunlarımızı kendi kendimize çözemezsek vay halimize” diye gürlemiş. “Yabancı aracılar, iki halkın kurduğu büyük uygarlığı küçümsüyor. Böyleleri bizim sorunumuza çözüm olamaz” demiş. (Söyledikleri doğru değil mi ama, ne iyi demiş!)

Doç Dr. Lemi Bilgin de, Costas Ferris’le aralarındaki diyalogun nasıl başladığını anlatmış ve “Benim Ferris ile sanki çok uzun yıllara dayalı bir dostluğum var, öyle duyumsuyorum” diye söze girmiş. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde sanatçı ve kültür insanlarına çağrıda bulunan Bilgin, barışı en kolay anlayıp hayata geçirenin sanatçı ve kültür insanları olduğunu belirtmiş ve barış konusunda sanatçılara politikacılardan daha fazla görev düştüğünün altını çizmiş. “Politikacılar, barışın peşinden giden sanatçıları mutlaka izleyecektir” demiş. (Bilgin de, gerçekten çok iyi demiş!)

Satirigo Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Stelyo Kafgaridis ise Satirigo Tiyatrosu ile Lefkoşa Belediye Tiyatrosunun yıllardan beri tüm zorluklara karşın birlikte iş yapma ortamı yarattığını ve tiyatro kavramını ileriye götürmeye çalıştıklarını söylemiş. Lefkoşa Belediye Tiyatrosuyla dostluk ve barış sevgisine dayalı bir işbirliği içinde bulunduklarını anlatan Kafgaridis, “Ortak çalışmalarımızla barışa giden yola hiç değilse küçük çakıl taşları koyuyoruz” tümcesini sözlerine eklemiş. “Yunanistan’dan bir yazar ve yönetmenin Türk Devlet Tiyatrolarıyla birlikte çalışması iki halkın barışa olan özleminin ifadesidir” demiş. (Daha ne desin? Güzel demiş!)

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Kıymet Karabiber kürsüye geldiğinde, sözlerine; “Satirigo Tiyatrosuyla yaptığımız işbirliği, barış yolunda bizden önceki ağabeylerimizden aldığımız tertemiz bir mirastır” tümcesiyle girmiş. Satirigo Tiyatrosu ile ortak sahneledikleri oyunlarla ilgili bilgiler vermiş. “Rembetiko” oyununu festival kapsamına almalarının kendilerine ayrı bir mutluluk verdiğini ifade etmiş. “Barışa bir mesaj da sizden olsun. Bunun için yapacağınız ‘Rembetiko’yu izlemek” demiş. (“İyi demiş” ne demek! Çok iyi demiş!)

Konuşmaların ardından Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçıları “Rembetiko” oyunundan şarkılar seslendirmiş, barışa özlem bir kez daha dile gelmiş. Politikadan arındırılmış sanatsal ortamda, sanatın yüce duygularıyla dostluklar sergilenmiş.
“Rembetiko”yu, Ankara Devlet Tiyatrosu festival kapsamında salı akşamı sahnelemiş. Perşembe ve cuma akşamları Genco Erkal’a 13. Sadri Alışık Tiyatro Oyuncu Ödülleri’nde “Yılın En İyi Yapımının Yönetmeni” büyük ödülünü kazandıran Dostlar Tiyatrosunun “Sivas 93”ü Kıbrıslı seyircisiyle buluşmuş.

Ben bu akşam, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye konulan Orhan Asena’nın “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe” başlıklı oyununu izleyeceğim. Sivas Devlet Tiyatrosu yapımı “72. Koğuş” ve Girne Belediyesi Tiyatro Stüdyosu tarafından sahnelenecek “Nihayet Bitti” de izleyeceklerim arasında. Bu arada, boş zamanını yakalayabilirsem Yaşar Ersoy’la Şubat 1998 tarihinde yayınladığı, benim ancak geçtiğimiz nisan ayında okuma olanağı bulduğum kapsamlı çalışması “Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İç İçe… Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi” kitabı üstüne söyleşeceğim.

“Toplumsal ve Siyasal Olaylarla İç İçe… Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi”, gerçekten de tarihimizi sorgulayan bir kitap. Bir anlamda, geçmişe tutulan ışıldak. Toplumsal sorgulamaya malzeme yığan, gelecek için tarihle hesaplaşmaya olanak yaratan bir çalışma. Kitabı okurken anlıyoruz ki, Kıbrıs Türk toplumunda tiyatro hareketi, Kıbrıs Türk toplumsal tarihinin bir serüvenidir.

Yaşar Ersoy’u bilemiyorum ne zaman göreceğim. Belki bugün, belki yarın… Kıbrıs Türk tiyatro hareketinde, daha doğrusu genel anlamıyla Kıbrıs’ın sanat dünyasında çok özel ve önemli bir konuma sahip olan Yaşar Aksoy’u kendisine sıkı sıkı sarılarak kutlayacağım.

Böylece, her zaman her yerde söyleyecek sözü, bilek bükecek gücü, isyan edecek yüreği, eğilmeyecek başı, uğraş verecek çelik gibi iradesi olan diğer dostlarımı da Yaşar Aksoy’un kişiliğinde selamlamış olacağım.

Üstün Akmen
Evrensel Gazetesi

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here