21. YÜZYILIN OYUN YAZARI (Rasim Aşın)

Tiyatro.. İnsana insanı, insanca, insan için, insanla anlatma sanatının en güzel aracı.. Yaşamın her anını anlama ve anlatmada en etkili vasıta.. Güç.. Telkin edici.. Bu satırları okuyanların daha derin ifadelerle anlattıkları ve bildikleri tanımlamalarla zamanınızı çalmadan daha farklı boyuta getirmek istiyorum sohbetimi..

Ben tiyatro sanatı ile uzun zamandır oyunculukdan başka sahalarda da meşgulum.. Oyun yönetmenliği.. tiyatro kuramı.. oyun yazarı.. tiyatro eleştirmenliği.. art terapi.. yaratıcı drama.. eğitimde drama.. psikodrama.. amatör tiyatro.. üniversite tiyatrosu.. tiyatro eğitmenliği.. tiyatronun aktif eğitim-öğretimde öğrenci ve öğretmenin kullanması için programlar geliştirmek.. gibi birbiri ile ilintili, içiçe geçmiş tiyatro uygulamalarımı uzmanlığa dönüşdürmek için başladığım “Eğitimde tiyatro” sahasındaki doktora çalışmamla, Bakü Slavyan ünversitesinin pedagoji fakultesindeki eğitimimi tamamlamak üzere olduğum şu günlerde öğretim görevliliğiml? yanaşı sürdürdüğüm “Tiyatro Kulübü” çalışmalarımda gençlerle birlikteliğimden çok güzel edinimler ve dönüşümler alıyorum.. “Öğretirken öğreniyorum” düşüncesini hayata geçiriyorum adeta! Vay.. bende ne ego varmış ki bu kadar uzun bir cümle bile yeterli olmadı içimdeki gururu sizlere bölüşmeye!..(!)

Bakü Slavyan üniversitesinin çok güzel bir şuarı var: Docendo Discumus.. yani: “Öğetirken Öğreniyoruz!”.. Öğretmenlik idealizm üzerinde yükselen bir meslek bence.. Ve ben de idealist bir tiyatro sanatçısı olduğum için tiyatro sanatını eğitimle birlikte sürdürmeya devam ettiğim için hep hafiften dalga geçilegelirim.. Ama kızamam bu kıskançlık ve uktekalmışlık-imrenme belirtilerine! Hatta gururlandığım bile olur bazı durumlarda.. Tiyatro sanatı ve öğretmenliğe duyduğum aynı orandaki sevgi ve ilgi beni bu iki alanda uzmanlaşmaya kadar getirdi.. Bakü`de onuncu yılımı doldurdum.. Ve.. Artık çabalarımın neticesini görmeye başladım.. Kendi çocuk tiyatromu kurma telaşına kapıldım son üç yıldır.. Bir yandan Azerbaycan YUĞ devlet tiyatrosunda rejisörlük, diğer yanda Bakü Slavyan üniversitesi ve Azerbaycan Diller Üniversitesinde öğretim görevliliği ve Bakü Türk İlköğretim Okulu, Bakü Türk Anadolu lisesinde çocuklarla farklı yaratıcı drama ve tiyatro çalışmaları içinde olmakla teori bilgilerimi praktiğe döküyorum sayılır. Daha doğrusu öğretirken öğrenmeye devam ediyorum..

Bu yıl Azerbaycan Diller Üniversitesinin rektoru Samed Seyidov`un teklifi ile kurduğumuz “Tiyatro Klübü”nde, gençlerle amatör ruhla, yetenekden çok isteklerini realize edebilecekleri tiyatro yapma prosesi bana çok güzel tecrübeler kazandırıyor. Gençlerin büyük bir şevkle giriştikleri oyun sahneleme sürecinin neticesinde ilk başlarda inanmadan başladıkları çalışmalar meyvesini veriyor.. Gençlerle hazırladığımız oyunda hem Azerbaycan dilinde hemde İngilizce, Rusca, Fransızca, Almanca dillerinde ezberleyerek çok felsefi derrinliğe sahip bir metni “Oyun” stikiası ile besleyerek canlı, dinamik, temposu yüksek bir performans çıkarmayı başardılar ve gerek kendi üniversitemiz öğretmen ve öğrencilerinden, gerekse gittiğimiz turnedeki gençlerden büyük ilgi gördü ve başarılı buldukların her fırsatta samimi şekilde dile getirdikleri için sevincimiz gözyaşları ile daha da anlam kazanmış oldu!

Azerbaycan`da gençlerin kendi yaşıtları ve kültürlerindeki gençlerin ilgisini çekmek belki rutin bir olay ama.. Azerbaycan eğitim ve tiyatro tarihi açısından bir ilk olan üniversite gençliğinin hazırladığı ve farklı bir cesaret gösterdiği bir performans oyunla Türkiye`ye turneye çıkma cesareti gösterip ve kendilerinden katbekat tecrübe kazanmış gençlerin kurduğu tiyatrolardan hiçde geri kalmadan ve hatta bazı açılardan onlardan üstün olan yanları ile takdir edilmeyi başarınca sevincim daha da katlanmış oldu.. Bu gençlerin başarısına ortak olmayı, bir sevinç duymayı kendimde hak buluyorum.. Onların başarısının altında yatan serbestliği vermekle ne derecede doğru yaptım.. bunu zaman gösterece elbette.. ama..

ADU tiyatro klübü adı ile oyun sahneleme sürecinde olduğumuz gençlerle çalıştığımız Prof. Kemal Abdulla`nın diğer eserlerinde olduğu gibi derin felsefi düşüncelerini açtığı oyunlarından biri olan “Bir İki Bizimki” adlı eserini oynamak gençlerin yaratıcılığını açmaya, geliştirmeye imkanlar veriyor. Eserdeki, dramaturjik kurgudaki boşluklar bir rejisör olarak bana fantaziyamı işletmeye ve oyuncuyada serbestlikler verebiliyor.. Metne ilave yada çıkarmalar onun dramaturjik kurgusunu bozmadığı gibi eserin formal katını daha da vizuallaştırmaya imkan veriyor. Oyunun konusuna, metinin alt-paradigmasından gelen işaretlerle beslenen gençler, içlerinde var olan yeteneklerini ortaya çıkarmaya ve beslemeye imkan buluyor.. Buda doğru bir eser seçilmiş olmasının bize verdiği ilave güç oldu.. Oyun her manada tiyatroya yeni başlayan gençlerin yeteneklerini besleyebilecekleri, isteklerini realize edebilecekleri imkanı sunuyor.. Bence tiyatroya yeni başlayan yada başlayacak her genç, Kemal Abdulla`nın bir oyununu sahneleme macerasına atılmakla çok büyük tecrübeler kazanacaktır. Sadece ona değil, onlarla çalışan ustalara da!

Azerbaycan tiyatro metinlerinden bir çok açıdan farklanan oyunları ile Kemal Abdulla`yı Türkiye ve dünya tiyatro sanatı ile aktif ilgilenen rejisör, aktör ve seyirciler tanımalı.. Tanımakdan öte bir sahiplenme içinde olabilmeli.. Yeni oyun yazarı arayan yönetmen ve yönetmen adayı sanatçı dostlara bir adres olacaktır kanısındayım.. Ama klasik bir durum gibi uyarayım, bir çok yazar gibi genel bir problemde var ki, bu yazarımızda yazdıklarına ilave yada çıkarmalara izin vermiyor.. Ama benden duymuş olmayın.. Bakmayın bu genel itiraz durumlarına.. o yazmış sağolsun.. Yazdıkları onun olsun.. Size lazım olan sahneleme variantına sahip çıkabilirsiniz! Oda birçok yazar gibi eserlerinin sahnelenmesi için etika hatırına izin istenmesini ön şart sayıyor.. Telif hakkına gelince.. Yazara saygı, emeğe saygı adına yapılması gerekenleri hatırlatmaya gerek varmı diye bir not tutmuş olayım izninizle..

Türkiye turnesinde olduğumuz Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ve Ankara ODTÜ tiyatro festivallerine katılan üniversite topluluklarına yazarın Türkiye Türkçe`sine uygunlaştırılmış kitaplarını vermiş olmamız çok yerinde bir hediye oldu dedi tiyatro klüplerinin ilgilileri.. Önümüzdeki sezon hazırlamak üzere içinden bir seçki yapacaklarını belirtmeye başladılar bile artık.. Gelecek yılki üniversite tiyatro festivallerinde Kemal Abdulla`nın bir oyununu görürsek sevincim bir kat daha artmış olacak.. Eee nede olsa bu çorbada bizim de bir tuzumuz olmuş oluyor! Kazanan Türk tiyatrosu olacak. Azerbaycan ve Türkiye üniversite gençliğinin tiyatrolarının bir faydası da dramaturgiyaya destek anlamındaki bu girişimi olsa gerek..

Yazarın yazdığı şiirleri ile de zenginleştirdiğimiz “Bir İki Bizimki” adlı oyunda, oyunumuzun aktör kahramanlarından olan genç kız kardeşimizin hemde müzik besteleyerek Azerbaycan müziğine farklı bir destekde bulunuyor olmasını da özellikle vurgulamalıyım..

Tecrübeli bir yazarın felsefi derinliği olan oyunları ile tanış olmanızın zamanıdır! Onun Türkiye`deki oyunlarının temsilciliğini de kimseye kaptırmam tabii ki! Anlaşırız arkadaşlar. (!) Bir millet iki devlet.. anlayışı ile birbirimize destek olmaya devam ederiz! Nasıl mı olacak.. Siz hele bir oyunları okumaya başlayın, gerisi zamanla kendiliğinden gelişir! Beni nasıl mı bulacaksınız! Çok kolay. Gözünü seveyim interneti keşfeden qardaşımıza.. Nasıl? İnternet sisteminin alt yapısını kuran Lütfi Zadeh Azerbaycan`lı mı?.. Ne güzel.. Bu Azerbaycan`da ne cevherler var bilseniz.. Azerbaycan aydınlarından çoğu 1990 yılından sonra Avrupa, Türkiye ve dünyanın başka ülkelerine gitmek zorunda kalmışlardır!. Ama bütün zorluklara rağmen ülkesinde kalıp sanatsal, edebi ve resmi prosesde olmayı terih etmiş olan bir çok aydından biri olan yazarımızın eserlerini okudukdan sonra ne derecede haklı olduğuma şahit olacaksınız..

Kemal Abdulla üçüncü bin yıllığın bana göre en farklı oyun yazarlarından biri olarak benim oyun dağarcığımda yerini aldı. Daha önceleri yine onun yazdığı, “Deve Yağışı”, “Casus”, “Ruh”, “Kim Demiş Simurq Kuşu Var İmiş”, “İstintak” eserlerine ikinci yönetmen kısmında görev aldığımdan daha yakından tanıma imkanım olmuştur. Onun yaratıcılık paradigması benim için her yönü ile bellidir. Eserleri dünyanın bir çok ülkesinde sahneleniyor olmasının yanında Türkiye`mde maalesef fazla tanınmıyor.. Sebeb de, Azerbaycan`da oyun yazarlığını bazı özelliklerini öne sürerek tepeden inme rica-minnetlerle Türkiye devlet tiyatrolarına oyunlarının oynanmasını dayatanlardan bıkmış gibi görünen yönetmenlerin ön yargılı tutumları.. Ne demek istediğimi anlayan anladı.. Anlamayanlar anlayanlara soruşup öğrenebilir.. Konuşturmayın beni şimdi.. Zamanı gelince daha detaylı yazacağım bu barede.. Aah ah! Yazdırmayın bana…

Fazla özel detaylara girmeden ucu bana manevi ziyanlar olarak dönmesin deyip oyunda görev alan gençlerinde yazarımızı her yönü ile tanımış olmalarını özellikle bilgilendirmeliyim.. Adeten üniversite öğrencileri kendi rektörlerini genel hatları ile bile tanımazken Bakü Slavyan Üniversitesi rektörlüğü de yapmakda olan yazarımız Kemal Abdulla`yı yazar, aydın, rektör sıfatlarının bütün detayları ile bilmişlerdir. Bu da az şey değil…

“Bir İki Bizimki” oyununu seçip öneren rektörümüz Samed Seyidov hemde komşu üniversitenin rektörü ile her sahada işbirliği içinde olduğunun özellikle vurgulandırılmasına önem veriyor.. İki rektörün dostlaşarak Azerbaycan için, gençler için birlikte iş projelerine imza atmaları takdire layık bir olaydır.. Onlar aynı oyunun müzikal varyantı için yakın günlerde Müzik Akademisinin rektörü Seyavuş Kerimi ile işbirliğine girerek yine öğrencilerle birlikte sahnelenmesi görevini bana havale ettiler! Bende gençlerimizin daha önce olduğu gibi bu görevi de başarı ile yerine getireceğine inanıyorum. Müzikal ile bu seferde Türkiye yanısıra Avrupa ülkelerine de turne yapma şansı bulacağımıza inanıyorum. “Niyetin neyse menzilin ora” dememişmiydi ecdadlarımız! Benim de niyetlerimin içinde Kemal Abdulla`nın oyunlarını başta Türkiye olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde sahneleme fırsatı yakalamak var!.. Daha başka niyetlerim de var ama bunları burada saymaya başlasam yazacak olduğum 1968 sayfalık romanımın ilk 41 sayfasını oluştururdu herhalde…

Dr. Rasim AŞIN
Az. YUĞ Devlet Tiyatrosu Rejisörü,
ADU ve BSU Tiyatro Klübü Rehberi
Azerbaycan OYUN Çocuk Tiyatrosu Genel sanat Yönetmeni
1 haziran 2008


Paylaş   

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here