Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (İsmail Can Törtop)

Sıradaki şarkı Haldun Taner’den tüm İstanbul Şehir Tiyatrosu personeline gelsin :

 

Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım

 

“İhale ile alınan bir şey” olmak mı sanatçıları böyle yaptı yoksa düz duvara konuşmaktan yoruldular da mücadeleden vaz mı geçtiler bilmiyorum ama son günlerde yaşananlar beni hayrete düşürüyor. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasından ve hatta yerine süpermarket yapılması ihtimalinden bile daha üzücü ve endişe verici bir durum var!

 

Sahnede 2 sayfa replik ezberleyip yüksek sesle söyleyene mi tiyatro sanatçısı deniyor sizce?

Sanatçı bir fikir insanı değil mi?

Toplum uyurken o ayakta olup düşünecek, toplumu uyandırmayacak mı?

Komik bıyık bırakıp küpe takarak, çiftleşme dönemindeki erkek hayvanlar gibi rengarenk kıyafetler giyerek mi sanatçı olunuyor artık günümüzde?

 

Şehir Tiyatroları’ndan kimle konuşsam sahnelerin yıkılmasına karşı ama nedense yaprak kıpırdamıyor. En azından haklı bulan birileri çıkıp “bırakın yıksınlar yenisi daha güzel olacak” bile dese buna sevineceğim, “işte fikri olan ve bunu halkına anlatan bir sanatçı” diyeceğim. Ancak her gün binlerce kişiye oyun oynayan, her dizide en az bir tane üyesi oynuyor olan, çoğunun bir blog’u ya da web sitesi olan Şehir Tiyatrosu oyuncuları devekuşu gibi kafalarını gömmüşler kuma, açıkta kalan yerlerimize ne olacak diye bekliyorlar.

 

“Gerçekten yıkılacak mı” sorusuna bile tatmin edici bir cevap vermiyor Şehir Tiyatrosu yönetimi. Daha 5-6 ay önce kendimi kapısına zircilerim dedikleri halde, şu anda sessizce ne olacağını bekliyorlar. (Sanırım zincirlerini de kaybettiler ve kaybedecek hiçbir şeyleri kalmadı.)

 

İşte bu durum sahnenin yıkılmasından daha acı; bu vurdumduymazlık, bu hiçlik, bu sessizlik… Belki yıkılması doğrudur, yerine daha modern bir salon yapılması, belki gösterilecek alternatif salon daha işlevsel olacaktır, belki ülkemize kongre turizmi ile gelecek paralar Muhsin Ertuğrul sahnesindeki anılardan daha önemlidir, ülkemizin buna ihtiyacı vardır… Olabilir, bunlar birer fikirdir ve değerlendirilmeyi, üzerinde konuşulmayı hak ediyorlar. Ancak fikri atan ve kazmayı vuran sessiz, bundan etkilenen kurum sessiz, halk zaten tepkisiz…

“Kim uğraşacak şimdi bunlarla ya

Koca tiyatroyu kapatmıyorlar ki.

Zaten maaşlar da gününde yatıyor.

Elbet oynayacak bir sahne gösterirler

                          heralde, belki, sanırım, umarım yani…”

 

Bu değil sanatçılık!

Bu memur zihniyetli Şehir Tiyatrosu oyuncuları zaten o sahnede oynamayı hak etmiyorlar.

 

Keşke Şehir Tiyatrosu’nu tamamen kapatsalar da bu memurlar kendilerine daha rahat, daha iyi maaşlı birer memuriyet bulup ayıklansalar. Kalanlar belki değerleri için savaşır, Muhsin Ertuğrul adına yakışır yeni bir sahne yapar, bu sahnede oynamaya layık oyuncularla çalışırlar…

 

Büyüklerinizin(!) size söylediklerine aldırmayın değerli tiyatrocular, siz “vasıfsız işçi” değil sanatçılarsınız!

Lütfen gözlerinizi açın, bir şeyler yapın!

 

İsmail Can Törtop

can@tiyatrodunyasi.com

Paylaş

HENÜZ YORUM YOK