Çanakkale Masalı (Çocuk Oyunu) (Emel Aygören şen)

Oyunu sahneleyecek olan gruplar, lütfen oyunun yazarı Emel Aygören Şen‘i oyununuz hakkında bilgilendiriniz:
Emel Aygören Şen emaysen@ttmail.com
—————————————————
“ ÇANAKKALE MASALI…”  

                  

 

(Kaval sesiyle beraber, Masalcı ve keçileri, köpekleri, kedisi hep birlikte  sahneye girer. Hayvanlar şarkılarını söyleyip yayılırlar…Masalcı sahnede bir kez dönüp gelir yerine oturur…Hayvanlar birbirleriyle oynaşırlar…Kavga ederler…Şarkılarını söylerler…Şarkıları biter.)

 

 

Masalcı-“ Bir varmış bir yokmuş…Evvel zaman içinde kalbur saman içinde…Develer tellal iken, pireler berber iken…Ben, dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Çoook çok eski zamanlarda, bu topraklarda bir aile yaşamış… Bu ailenin babası,  bahçesinden çıkarttığı toprakla suyu karıştırıp çamur yaparmış. Bu çamurdan, çok çok güzel çanaklar üretirmiş. Yaptığı çanak çömlekleri ihtiyacı olanlara verip, karşılığında ekmek, süt, peynir gibi yiyecek maddeleri ve giyecekler alırmış…Böylece ailesini   geçindirip  gidermiş…Adamın yaptığı çanak çömlekler çok uzak diyarlardan bile bilinir olmuş…Bu arada adamın gerçek adı unutulmuş. Ve adama herkes ÇANAK BEY demeye başlamış…

 

 

(Çanak bey ve çanakları sahneye çıkar. Çanak bey şarkısını söyler, çanaklarıyla ilgilenir sonra , Çanak bey ve çanaklar sahneden çıkarlar )

 

Masalcı-“Çanak Bey’in  çok sevdiği; gül tenli, gül yüzlü ve gül kokulu bir de karısı varmış. Güller gibi güzel olan bu kadın, gülleri pek çok severmiş. Bahçesinde bol bol gül yetiştirirmiş. O kadar çeşitli  ve çok gülleri varmış ki…Komşuları, Çanak beyin  karısına da,  güzelliği ve güllerinin bolluğu nedeniyle  Gülübol Hanım demeye başlamışlar…”

 

 

 

(Gülübol hanım şarkısını söyleyip dans ederek sahnede gülleriyle birlikte yerini alır. Gülleriyle ilgilenir.)

 

Gülübol hanım-“Benim adım Gelibolu…Bahçelerim gül dolu…

 

 

 

(Gülübol hanım da şarkısını söyler ve gülleriyle beraber sahneden çıkıp gider…)

 

Masalcı-“ Çanak Bey ve Gülübol Hanım’ın birbirinden güzel, birbirinden sevimli, Ayvacık, Bayramiç, Biga, Bozca, Çan, Ezine,Gökçe, Lapseki, Yenice ve Ece isminde 10 tane çocukları varmış. Ve hep birlikte çok mutlu yaşarlarmış… (Arkasından çocukları sırayla, şarkı ve danslarıyla sahnede yerlerini alırlar. Çanak bey ve Gülübol hanım iki başta olmak üzere daire olurlar ve şarkı söyleyip dans ederek dönmeye başlarlar…DONARLAR…Oldukları yerde kalır fotoğraf pozu verecek şekilde dururlar. 

 

 

Masalcı –Böyle yaşayıp giderlerken bir güüün…

 

 

(Karanlık,fırtına, deprem, yağmur, gürültü ve afet sesleri… Sahnede ışıklar yanar söner. Çanakbey le Gülübol hanım, çocukların isimlerini haykırırlar.  Her şey savrulur. Havada bezler uçuşur. Karanlık olur. Gürültüler devam eder afet yaşanır. Herkes bir tarafa dağılır…Gökçe  sahnenin bir ucunda, Bozca diğer ucundadır.Boğaz suyunu ifade eden mavi bezin bir ucunda Bozca bir ucunda Gökçe mavi bezi dalgalandırarak sallarlar. Gülübol hanımla Eceabat sahnenin bir yanında, Çanak beyle diğer çocuklar sahnenin öbür yanında örtülerin altında kaybolmuşlardır…Sessizlik olur. Işıklar  yanar...

 

 

Masalcı-Yer yerinden oynamış. Gök yere inmiş, toprak yarılmış. Yarılan toprağın arasından gürül gürül sular akmaya başlamış…Çanak Bey bir tarafa, Gülübol hanım bir tarafa, çocukları da başka taraflara savrulup gitmişler…

 

 

Ortalık durulduğunda Çanak bey yıkıntılar arasından çıkıp etrafına  bir de bakmış ailesinden hiç kimse yok…(çanak bey yıkıntıların arasından yavaşça doğrulur, umutsuzca etrafına bakar. Üzgün üzgün aranır ) Başlamış onları aramaya…Çanak bey çocuklarının bir kısmını bulmuş. Ama, Gülübol hanımla Ece, Gökçe ve Bozca ortalıklarda yokmuş…

 

Diğer tarafta, Gülübol Hanım da kendine gelip uyandığında, yanında bir tek Ece’ yi bulmuş…Onlar da ailenin diğer kişilerini aramaya başlamışlar…

 

 

 

 

(Mavi bez iki ucundan tutulu sallanmaktadır. Çanak Boğazdan geçip giden gemilere, Gülübol Hanımı sormaktadır. Bir yandan da kendi tarafında kalan çocuklarını örtülerin altından bulup çıkartmaktadır.) Gemiler karşı kıyıya yaklaştığında Gülübol hanımın da Çanak beyi ve diğer çocuklarını aradığını görürler. Gülübol hanıma, Çanakbeyin yaşadığını, diğer çocuklarınla birlikte karşı kıyıda olduklarını söylerler..Martı şarkısını söyleyerek gelir.(Gemiler bir kıyıya yaklaştıklarında, Çanak beye, Gülübol hanımın Ece ile birlikte karşı kıyıda olduğunu söylerler…Bu haberlere çok sevinen Çanak bey çocuklar ve Gülübol hanım bir birlerine el sallarlar. )

 

 

 

Masalcı-Her iki tarafta, birbirlerinden  haber aldıkları için çok sevinmişler. Ama Bozca ile Gökçe’ den hala haber yokmuş…(martı gelir ve kardeşlerden birisiyle konuşur. Kardeş  martıya, Gökçe ve Bozca’  yı sorar. Martı uçup gider…)

 

 

 

Masalcı-Martı uçarak her yerde, Gökçe ve Bozca’ yı aramış. Ve sonunda ikisini de denizin ortasında otururken bulmuş…Onlara ailelerinden selam götürmüş…Bozca ile Gökçe de, ailelerine iyi ve mutlu olduklarını iletmişler…(martı tekrar gelir ve Gökçe ile Bozca’yı gördüğünü söyler. Gökçe ve Bozca’ nın selamlarını söyler,  çocukların aralarından dolaşarak geçer…)

 

 

Masalcı-Başlangıçta zor gelse de, bu yeni yaşam biçimine  zamanla alışmışlar. Yetiştirdikleri yiyecekleri, dokudukları halıları birbirlerine göndermişler…

 

 

(Kaptanlara malzemeleri verip birbirlerine gönderirler. Tüm çocuklar ve çanak bey bir kıyıda, Gülübol hanım ve Ece diğer kıyıda yaşantılarına devam ederler. Birbirlerine sepet ve çuvallarla erzak yollarlar)

 

Masalcı – (çocukların arasına karışarak aralarından seyirciye seslenir)Ayrı ayrı ve uzak mesafelerde olsalar da, birbirlerine olan sevgilerini hiç eksiltmemişler yüreklerinden…

 

Ve böylece mutlu mesut yaşamış durmuşlar…

 

 

Masalcı-(Hüzünlü ve çaresiz halde sahnenin önüne gelir)Ara sıra Gülübol hanım ve Çanak bey, çocuklarını özleyip kederlendiklerinde(tek kolunu kaldırarak havayı gösterir)  göz yaşları yağmur olup akar gök yüzünden…

Emel Aygören Şen

 


Paylaş   <img border=0 src=”galeri/face

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here