Genco Erkal’ın bu oyununu izlemek, aydınlığa ibadettir: Sivas’93 (Üstün Akmen)

Duyduk duymadık demeyin, Genco Erkal, aklından bir an olsun çıkarmadığı tiyatrocu olma misyonunu, bir kez daha, yeniden ve yenileyerek gündeme taşıdı. Hem de, bir anlamda: “Tiyatronun toplumu aydınlatma görevi, işlevi ve sorumluluğu vardır,” diye gürleyerek, kanıt göstererek.
“Nereden çıktı şimdi bu misyon, falan,” diyeceksiniz. Efendim, oturmuş, bir oyun yazmaya soyunmuş Genco Erkal. 2 Temmuz 1993 gününü esas almış. Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için Sivas’a gelen, Madımak Oteli’nin içine kıstırılan aydınlar… Dışarıdaki öfkeli kalabalık… İçerdekilerin ‘kafir’ olduğuna inanan, polisin ve askerin engelleyemediği(!) kalabalık… Kalabalığın giderek kontrolden çıkışı… Dakika dakika yaklaşan kıyamet… Cansız kalan 36 beden…

Bu yaşanmış olay, oyun olur mu? Olur. Ama oyun yapmamış Genco Erkal Usta, oyun yazmamış. Toplum, yaşadığıyla yüzleşsin; olay toplumun belleğinden silinmesin diye, zaten kendi içinde bir “oyun” olan konuyu oyunlaştırmak yerine, belgeselleştirmiş, belgeselin içine tiyatronun tadını-tuzunu katmış, ortaya “belgesel oyun” çıkmış. Nurdan Arca, Sivas olayı görüntülerinden oluşan bir film hazırlamış. Gururumuz Fazıl Say, yeni bir beste yapmamış, ama müziklerini vermiş; “Nâzım Oratoryosu-2001”, “Metin Altıok İçin Ağıt-2002/2003”, “Kara Toprak-1997”, “İpekyolu-1998” gibi besteleriyle belgesele renk aşılamış.

Oyuncular izleyiciyi yakasından tutup silkeliyor
“Oyun yazmamış,” dedim ya! İyi, ama ya replikler? Genco Erkal, replikleri tutanaklardan ve olayı yaşayanların tanıklıklarından yaratmış. Sonra almış oyuncularını karşısına, müthiş Brechtisyen bir tavırla “belgesel oyun”u yönetmiş. Ayol, televizyonda izliyoruz, dağdaki ayı avcısı, safarideki ceylan kovalayıcısı bile rol kesiyor! “Sivas ’93”te rol yok! Genco Erkal, Meral Çetinkaya, Yiğit Tuncay, Nilgün Karababa, Murat Tüzün, Çağatay Mıdıkhan ve Saliha Şirvan Akan… Dostlar Tiyatrosu oyuncularının her biri anlatıcı. Kimi zaman Aziz Nesin’in ağzından konuşuyorlar, kimi zaman Lütfi Kaleli’nin. Yeri geliyor dönemin Emniyet Müdürü’nün sesi oluyorlar, yeri geliyor zamanın başbakanı Tansu Çiller’in. İzleyiciyi silkeliyorlar.

‘Hiçbir şey, eyleme geçen cehalet kadar korkutucu olamaz’
Dostlar Tiyatrosu’nun “Sivas’93” başlıklı belgesel nitelikli oyunu, simgesel bir semah gösterisiyle başlıyor. Günlerden cumadır, takvimlerde 2 Temmuz 1993 yazmakta. Sivas dediğin koca bir kent. Kurtuluş Savaşı’nın merkezî örgütü Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile onun yönetim organı olan Heyet-i Teslimiye’nin oluşturulduğu, ulusal kongrenin yapıldığı bir kent Sivas. İnsanlarının yerleşiminin Neolitik Çağa değin uzandığı saptanmış bir kent. Bu kentte binlerce polis, binlerce asker var… Bu kentte, nasıl oldu da gözler önünde onlarca insan diri diri yakılabildi? Hayret!

Eylem hazırlıkları somut görüntülerle sahnede
“Madımak Katliamı” olarak tarihe geçen olay, gerçekten de her yönüyle: “Hayret doğrusu” dedirten cinsten bir “olay”. “Hayret” uyandıran olay şimdi tiyatro sahnesinde yineleniyor. Belgeleriyle, tanıklarıyla… Gelecek kuşakların da “hayret”ten “hayret”e düşmeleri için Fazıl Say’ın müziği, Nurdan Arca’nın filmi, Özlem Kaya’nın giysileri, yedi oyuncunun emeği, Genco Erkal’ın yönetimiyle…
Sivas’ta Geleneksel Pir Sultan Abdal Şenlikleri görüntüleri. Gericilerin, özellikle Milli Gençlik Vakfı’nın denetimindeki çeşitli yurtların, başta Konya ve Kayseri olmak üzere diğer kentlerden getirilen gericilerle doldurulması. Bir sürü kara yabaninin kente gelişi. Şenlikler başlamadan bir gün önce, Madımak Oteli yakınlarına, belediye tarafından yeni kaldırım yapılacağı bahanesiyle kamyonlarla yığılan taş. Katliamdan birkaç ay önce, Sivas’ta Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bir birim oluşturulmakta oluşu. Yani, “bir şeylere” hazırlanılış.
Bu mu, sonradan iddia edildiği gibi, anlık bir tepkinin, gericilerin o an “galeyana” gelmeleri sonucu oluşması? Kontrgerilla ve gerici-faşistler tarafından önceden planlanmış, hazırlıkları yapılmış ve gerçekleştirilmiş bir eylem değil mi bu?

Dakika dakika katliam hazırlığı
Şenliğin ilk günü, gericilerin, faşistlerin standlara saldırmalarının, bu saldırıların şenliğe gelen kitle tarafından püskürtülmesinin uzak çekimlerinden ikinci güne zincirleme geçiliyor. “Bizim Sivas” gibi gazetelerin “Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” ve benzeri başlıklarla faşist ve gerici çevreleri Aziz Nesin’in konuşmalarına tepki göstermeye çağırmaları… Kentte “Cihat” çağrıları yapan imzasız ya da “Müslümanlar” imzalı karşı bildirileri dağıtırkenki görüntüleri… Öğle zamanı, Merkezpaşa Camisi’ndeki cuma namazından çıkan gerici-yobaz-faşist grupların Hükümet Konağı önünde toplanıp, şenliğin yapılmasına izin veren vali ve Aziz Nesin aleyhine sloganlar atmaya başlamaları… Vali Ahmet Karabilgin’in, Tugay Komutanı Ahmet Yücetürk’ten askeri birlik göndermesi için yardım istemesi…
Capcanlı belgesel, aşama aşama gelişiyor. Katliam sonrası açılan göstermelik davada devletin önceki örneklerde olduğu gibi hem yargılayan, hem kollayan durumunda oluşu, bazı maşaların usulen cezalandırılmaları, 3-5 yıllık cezalarla olayın örtbas edilmesi, “Adalet Mülkün Temelidir” tümcesi altındaki kırmızı yakalılar… Sonuç olarak, Aziz Nesin’in kışkırtıcı olarak gösterilmesi.

Bu karakterleri canlandırmaya karakter mi dayanır
İnsanın kanını donduran bu müthiş “belgesel oyun” bittiğinde, Genco Erkal’ın ne iyi edip de “belgesel oyunu” “oyun” yapmadığını düşündüm. Düşünebiliyor musunuz: “Halkla polisi karşı karşıya getirmeyin” talimatını veren “Susurluk Devletinin Cumhurbaşkanı” Süleyman Demirel’i sahnede kim canlandırabilirdi? “Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş… Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır… Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır” diyen Demirel rolünü hangi tiyatro sanatçımıza önerebilirdi Erkal? Katliam sırasındaki DYP-SHP hükümetinin Başbakanı Tansu Çiller’i kim oynardı? Katliamı ve gericileri açıkça savunabilen bir Başbakandı o… Konsantrasyonunu iyi sağlamış olsa bile, rol icabı: “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bu yangından zarar görmemiştir” tümcesini Tansu Çiller rahatlığında söyleyebilecek yetenekte tiyatrocuyu nereden bulacaktı Genco Erkal? “Halktan kimsenin burnu kanamamıştır ve ölenler de çıkan yangından boğularak ölmüşlerdir” diyebilen bir karakteri canlandıracak yetenekte oyuncu tanımıyorum ben. Gazetecilerin bir sorusu üzerine: “Olayı bu kadar büyütmek yanlış, bir futbol maçında da bu kadar insan ölebilirdi” derken, yüzü kızarmayan muhalefet lideri Mesut Yılmaz Beyefendiyi oynayacak oyuncu nerede? Ya, katliam karşısında: “Oteli sahibi kundaklamıştır” diyecek kadar pervasızlaşabilen İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu’nu kim canlandıracaktı? Uzun süre timsah gözyaşları döken Erdal İnönü’nün yerine oyuncu da zor bulunacaktı eminim. Elinden geleni yaptığı şaklabanlığını yaparken sıkılmayacak, gözlerini kaçırmayacak oyuncu yoktur, bulunamazdı. Katliamdan sonra açılan davada katillerin ve katliamın savunuculuğunu üstlenen Şevket Kazan’a sahnede kim can verebilirdi? Genco Erkal bana danışsaydı, olsa olsa, katliamın elebaşlarından olup, “yakalanamayan”, dönemin Refah Partili Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak için, tiyatro dışından, çember sakal bırakmış ya da takma sakal takmış Nuri Alço’yu önerebilirdim. Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu için: “Tecavüzcü Coşkun oynasın,” derdim.
Genco Erkal bana danışmadı(!), ben de söylemedim. Ama siz sorarsanız eğer; aydınsanız, aydınlıktan yanaysanız bu “belgesel oyunu” mutlaka, ama mutlaka görün; eşinizin dostunuzun, çoluğunuzun çocuğunuzun görmesini sağlayın derim.
Sözümü dinlemezseniz eğer, hemen söyleyivereyim, ciddi anlamda sitem ederim.

(Ben, cuma günleri de “Gözlemevi” kavşağında sizi bekliyorum, biliyorsunuz. Dostlar Tiyatrosu, “Sivas’93”ü Galatasaray Muammer Karaca Tiyatrosu Sahnesi’nde; Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde; Caddebostan Kültür Merkezi’nde oynuyor. Telefon: 0212 252 59 35)
 
Üstün Akmen
Evrensel Gazetesi
Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here