Dr. RASİM AŞIN, -TÜRK DÜNYASI TİYATRO ARAŞTIRMALARI LABORATUARI- Kuruyor

..Birbirini kardeş bilen Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyetleri arasında, bütün sahalarda canlı, faydalı ve her iki taraf açısından gerekli ilişkiler mevcutdur. Bu ilişkiler aktif olarak kültür-sanat alanında da oluyor ki, bunu da takdir edip alkışlıyoruz.
       Maalesef, aynı sözleri kültür-sanatın en faal yönü olan tiyatro sanatımız için ( anlamadığım nedenlerden) dolayı söylemek güçtür. İtiraf etmeliyim ki, Azerbaycan`ın özgürlüğünü kazandığı  (1990 yılı )  günden bu güne kadar tiyatro sanatı sahalarında bir kaç ferdi çalışma dışında sanatsal işbirliğini belirten güçlü sanat etkinliği göstere bilmedik.

Dr. RASİM AŞIN’DAN  “TÜRK DÜNYASI TİYATRO ARAŞTIRMALARI  LABORATUARI ” KURMA TEKLİFİ!
       Azerbaycan tiyatrosundan selam ve sevgilerimi sunarım..
      ..Birbirini kardeş bilen Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyetleri arasında, bütün sahalarda canlı, faydalı ve her iki taraf açısından gerekli ilişkiler mevcutdur. Bu ilişkiler aktif olarak kültür-sanat alanında da oluyor ki, bunu da takdir edip alkışlıyoruz.
       Maalesef, aynı sözleri kültür-sanatın en faal yönü olan tiyatro sanatımız için ( anlamadığım nedenlerden) dolayı söylemek güçtür. İtiraf etmeliyim ki, Azerbaycan`ın özgürlüğünü kazandığı  (1990 yılı )  günden bu güne kadar tiyatro sanatı sahalarında bir kaç ferdi çalışma dışında sanatsal işbirliğini belirten güçlü sanat etkinliği göstere bilmedik.
       Bu bakımdan 2004 yılında görkemli tiyatro sanatçısı, şahsiyeti ve sanatına büyük saygı beslediyim Olcay Poyraz Hanımefendi`nin, Azerbaycan Devlet  “YUĞ” Tiyatrosuyla sanatsal işbirliyini çok önemli bulmakla beraber Türkiye ve Azerbaycan tiyatroları arasındaki işbirliyinin yeni bir başlangıcı gibi kabul ederek bu güzel imkanı yaradan tüm yetkililere teşekkür ve minnetdarlığımı bildiriyorum. Türkiye tiyatroları ve sanatçılarıyla yıllardır yaratıcılık ve insani ilişkilerde bulunan şahsen benim için, bu hem büyük şeref, hem de tarihi bir sorumlulukdur.
       Türkiye`li tiyatro sanatçıları ile işbirliğinin tadını ben daha önce  1998-2006  yılları içerisinde YUĞ tiyatrosunda maaşlı-kadrolu rejisör sanatçısı olarak  oyunlar yöneterek ( Bilgesu Erenus: Misafir, Aziz Nesin: Pırtlatan Bal, W. Shakespeare: Hamlet esasında “X” meqamı, Yunus Emre: Olsun, Dincer  Sumer: Ali  Ayseyi Seviyoo!,  Rasim Aşın:  Dünyanın Derdi, Mevlana : Çocaklar için Masallar, Hikayeler.. vb.. ) ikili tiyatro çalışmalarının önemine yakından şahit oldum..
      Tiyatromuzun kurucusu ve baş rejisörü Vaqif İbrahimoğlu, benim çalışmalarım dışında Türkiye ve Türk dünyası tiyatroları ile işbirliğinin bir başka boyutu olarak “YUĞ” tiyatrosunun genç sanatçılarının  tiyatro düşüncesinin genişlendirilmesi olduğunu vurgulamaktadır. YUĞ Devlet Tiyatrosu ve Azerbaycan Tiyatro içtimaiyeti, başlayan bu tiyatro birlikteliğinin devamını ve bundan sonra da karşılıklı işbirliğinin kardeş bildiğimiz  Türkiye  Tiyatroları ve Türkiye tiyatro içtimaiyetinin daha aktif katılımı ile  özellikle her iki devletimizin tiyatroları ile sanatçılarının ve özellikle altını çizerek belirtmeliyim ki, genç tiyatro sanatçıları arasında sıkı işbirliğinin artarak devam etmesi, aktifleşmesi, ortak projelerde yer almalarını sağlamak ümidimizi ve isteğimi tekrar bildiriyorum buradan.
       Bu yazıda fırsatdan istifade edib, yıllardır düşündüğüm, meşğul olduğum bir projemi sizinle bölüşmek isterdim.
      1989 yılında kurulan Azerbaycan “YUĞ” Devlet Tiyatrosunun  yaratılış amacı,  özellikle “deneme”,  asıl anlamıyla  tiyatro laboratuarı gibi çalışmak  ve 21 yüzyılda yeni tiyatro metodları oluşturmak, bize özgü olanı arayıp bulmak ve geliştirmekdir.  Bu çalışmalarımızı Azerbaycan Devlet Kültür ve Turizm  Bakanlıgı ve  organları  her zaman desteklemiş ve her türlü yardımda bulunmuşlardır. On yedi yıldır, “YUĞ” Tiyatrosu çeşitli denemelerle özel tiyatro poetikasının konseptual ve tecrübe modelini yaratmayı başarmışdır!
      YUĞ tiyatrosu`nun Poetikasını  ( Psikosof  Tiyatro Poetikası )  kısaca açıklamak gerekirse: Ruhun hikmeti ile serbest yaradıcılığını Kwant psikolojisi ve Türk milli Sanat düşüncesinde gelişdiren “Psikosof” tiyatro poetikası yerli yazarlarımız ve dünya yazarlarının eserlerinde denenmiş ve bu  usulla çalışan rejisör ve aktör kadrolarını yetiştirmişdir.
          YUĞ tiyatrosunun kurucusu olan Vaqif İbrahimoğlu, 1984 yılında Ankara Devlet Opera ve bale sahnesinde Azerbaycan’ın ünlü müzik adamı, bestekar Üzeyir Hacıbeyov’un “Arşın Mal Alan” operetini  sonraki yıllarda Bursa devlet Tiyatrosunda “O Olmasın Bu Olsun” eserlerini sahnelemiştir.  Türkiye Devlet Tiyatroları  ve onun geniş imkanları, çalışma prensibleri, Azerbaycan Tiyatrosu açısından  önemli bir kaynak olacağını bu çalışmaları sırasında görebilmişdir.  Sonraki yıllarda, Türkiye’ye  tiyatro oyunları sahnelemeye geldiği zamanlarda özellikle Ankara Devlet Tiyatrosu nezdindeki “Deneme Sahnesi” nin estetik ve tekniki imkanlarından etkilenerek sanatçı dostlarına, “Türk Dünyası Tiyatroları`nın Deneme Merkezi Laboratuarı” nı yaratmak tekliflerinde bulunurdu. Kimler di onlar:  Bozkurt Kuruç, Rüştü Asyalı, Kemal Başar, Feyha Çelenk, Tuncer Cücenoğlu, Yılmaz Onay ve o dönemlerdeki oyunlarında görev alan ve almayan ama dostlaştığı Ankara, İstanbul ve Bursa tiyatrolarındaki sanatçı dostlarına.. Ne yazık ki, bu teklifini o yılarda gerçekleşdirebilmedi, çünkü bunun karşısında objektif ve subjektif engeller vardı. Onun başlattığı bu hayalini  düşünüyorum ki, bu gün biz  Azerbaycan Devlet “YUĞ” Tiyatrosu  ve Türkiye Devlet Tiyatroları , Ankara “Deneme sahnesi”nde ya da başka bir yerde yada şehirde yaratabileceğimiz ortak “Türk Dünyası Deneme Tiyatro  Merkezi”nde en azından üç istiqamette çalışmalar yapabiliriz..
      Birincisi, Azerbaycan ve Türkiye tiyatroları arasında sağlam ve sabit bir körpü kurmak,
      İkincisi, istenilen tiyatro stili açısından  çok önemli olan yeni içerik ve  form aramaları, denelemeri yapmak,  
       Ve üçüncüsü, Azerbaycan ve diger Türk devletlerinin tiyatrosunun genç sanatçılarının Türkiye tiyatro  sanatının öncül  tecrübesinden yararlanmasını ve Türkiye Tiyatrolarının genç sanatçıları ile  karşılıklı  projelerde  çalışmasını sağlamak.
        Yukarıda gösterdiyimiz üçüncü amacı açıklayarak ilave etmeliyim ki, bazı tarihi olayların neticesinde Azerbaycan Tiyatrosu,  dünya ve Türk tiyatrosundan gereğince yararlanamamışdır. Çünkü  eski Sovyet kültür-sanat mekanında  faaliyetde  bulunan Azerbaycan tiyatrosu, S.S.C.B. tiyatro sistemine bağlıydı. Bunun  olumlu ve olumsuz yanlarını sıralamadan  belirtmeliyim ki,  S.S.C.B. dağıldıkdan sonra,  Azerbaycan`daki mevcut tiyatro mekanı da dağıldı. Türki Cumhuriyyetleri ve Azerbaycan tiyatrosu geçit döneminin ağır şartlarında sanat yaşamını korumak zorunda kaldı.  Şunu da özellikle vurgulamalıyım ki, diğer Türki cumhuriyyetlerindeki tiyatroların durumlarıyla karşılaşdırıldığında Azerbaycan  nisbeten daha iyi vaziyetdeydi ama  yine de söylediyim  gibi ortak çalışmalardan uzak, nisbeten kendi kabuğunun içinde kalmışdır.
             Türkiye Devlet Tiyatroları, Belediye tiyatroları ve özel tiyatroları  sistemini Vagif İbrahimoğlu yakından tanıyarak,  onların faaliyet prensip ve üsullarını tüm detaylarını öğrendiğinden Türkiye tiyatrosunun gidişatını yakından bildiği için her zaman daha sıkı ve bizler için daha faydalı olacak işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu söylemektedir her fırsatta ve ben de onun fikirlerinin hayata geçmesi konusunda bu satırları okuyup kıymetlendirebilecek Türkiye tiyatro sanatçılarına işbirliğinin başlaması için harekete geçmeye davet ediyorum..
        Bende bu işbirliğini Türkiye  ve Azerbaycan devletleri  seviyesinde  de yaratmak ve temin etmek arzusundayım.  Fakat,  bazı siyasi, iktisadi ve diğer sebeplerden teşebbüslerim ve isteklerim arzu olarak yüreğimde kalmasından da korkmuyor değilim…
       Sanıyorum,  bu gün Azerbaycan ve Türkiye tiyatroları arasında sıkı, sağlam ve devamlı ilişkilerin yaratılması için lazım olan zemin var. Düşünüyorum ki,  bu gün biz geniş bir perspektifle merkezi Ankara yada İstanbul’da (başka şehirlerde düşünebilinir) olan, “Türk Dünyası  Tiyatro Araştırmaları  Merkezi” adında bir birliği yaratabiliriz.  Küreselleşen dünyada,  milli kültürümüzün özelliklerini yaratarak tiyatrolarımızı dünya tiyatrolarıyla aynı seviyeye çıkarmak sanat adamı olarak görevimizdir.
         Bu kadar uzun yazı ile değerli vaktinizi meşqul etdiğim için beni mazur görün,  ama problemlerin çokluğu, zamanın ise hızla akması sizi rahatsız etmeye mecbur etdi beni. Ümid  ediyorum ki, ömrümüzü adadığımız Türkiye tiyatro sanatının geleceği sizce  de aynı derecede önemsendiği için açıkladığım problemleri en kısa zamanda çözecek ve biz tiyatrolarımızı adına gerekli çalışmaları yürütebileceğiz…
         Zaman yaratıp düşünce ve önerilerinizi bizimle paylaşırsanız memnun olurum.  Öneri ve tekliflerinizi bekleyeceğim..
       Saygı ve sevgilerimi, teşekkür ve minetdarlığımı bildirerek sağlam,  devamlı ve aktif işbirliğinde bulunmak arzusuyla!
        ALKIŞINIZ BOL OLSUN!…


  “Tiyatro Bir Milletin Kültür Seviyesinin Aynasıdır!   ( M. K. ATATAÜRK ) ”
                                            
                                  
                                                    Dr. Rasim AŞIN
                                                                      
                           * Azerbaycan “YUĞ” Devlet Tiyatrosu Yönetmeni
                           *  Bakü Slavyan Üniversitesi Öğretim Görevlisi

    * AZTÜRKSETKOM  Direktörü

 (Azerbaycan’da Türkiye’nin Kültür-Sanat-Eğitim ve Turizm değerlerini Tanıtma, Organizasyon ve Koordinasyon Mekezi)
                                                                                                                20 ağustos  2007
ADRES:
M. MUHTAROV KÜÇESİ,  No : 8 3  Bakü
Tel: iş- 00 99 412   494 28 90
Bakü Mobil-00 99 450  334 51 98  –  AZERBAYCAN

Türkiye Mobil  0506 618 42 75
www.youg.4t.com    e mail : rejisoryug@hotmail.com

Paylaş
Tiyatro Dünyası
Yazar Hakkında: 2006 yılında kurulan Tiyatro Dünyası portalı "Türkiye'nin en popüler, en zengin ve en güncel tiyatro haber ve bilgi portalıdır..."

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here