HARBİYE AÇIKHAVA TİYATROSU’NDA ŞEHİR TİYATROLARI İLE MÜZİKAL GECELER

http://5/24/2007>

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 7- 14 Haziran tarihleri arasında sezonun beğenilen müzikallerini tiyatroseverlerle buluşturacak. Şehir Tiyatroları İle Müzikal Geceler’de, Leyla İle Mecnun, Kantocu, Lüküs Hayat ve Keşanlı Ali Destanı adlı oyunlarımız seyredilebilecek.
 
7 ve 8 Haziran tarihlerinde Leyla İle Mecnun; 10 Haziran tarihinde Kantocu; 12 Haziran tarihinde Lüküs Hayat; 14 Haziran tarihinde ise Keşanlı Ali Destanı seyirciyle buluşacak.
 
İBB Şehir Tiyatroları’nın gişe şampiyonu oyunları, sezon içerisinde kapalı gişe oynayarak seyircimizin gönlünü fethetmeyi başardı. Geçtiğimiz sezon 99 seansta 25 bin 907 seyirci sayısına ulaşan Kantocu’nun yanı sıra bu sezon Leyla İle Mecnun 41 seansta 20 bin 862; Lüküs Hayat 65 seansta 24 bin 846; Keşanlı Ali Destanı 81 seansta 33 bin 249 seyirci tarafından seyredilerek önemli bir gişe başarısı elde etti.
 
Tiyatro seyircisinin nabzını tutarak, özlenen oyunları sahneye taşıyan İBB Şehir Tiyatroları, geleneksel hale getirdiği Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki yaz oyunlarına gişe şampiyonu müzikal oyunlarla bu sezon yeni bir soluk getiriyor. Tiyatro seyircisi Harbiye Açıkhava’nın muhteşem atmosferinde sezon içerisinde seyredemediği müzikal oyunları seyretme fırsatı yakalayacak.
 
Prof. Dr. İskender Pala’nın yazdığı, müziklerini Yalçın Tura’nın bestelediği Leyla İle Mecnun Müzikali’ni (Aşkın Gizli Tarihi) Ali Taygun yönetti. Müzikalin dekor ve kostüm tasarımını Ali Cem Köroğlu, ışık tasarımı Önder Baykul, hareket tasarımını Pınar Ataer, dramaturgisini Tarık Günersel gerçekleştirdi. Oyunumuzda koro şefi Gökçen Koray ve orkestra şefi Erdem Çöloğlu. Müzikalin konusu kısaca şöyle: “İki genç birbirine âşık olur. Bunun üzerine görüşmeleri engellenir. Kays Leyla’dan vazgeçmek istemez. Davranışlarını garipseyen etraf ona “mecnun” demeye başlar. Delikanlı Leylâ için her şeyi yapmaya hazırdır. Âşıkların birliğini savunanlar engel olanlarla çatışmaya başlar…“
 
Türk Tiyatrosu’nun kült oyunlarından Haldun Taner’in yazdığı Keşanlı Ali Destanı’nı Yücel Erten yönetti. Müzikleri Yalçın Tura’ya ait müzikalde koreografi Nasuh Barın, dekor tasarımı Ayhan Doğan, kostüm tasarımı Ayşen Aktengiz Bayraşlı, dramaturgi Dilek Tekintaş, ışık tasarımı Fatih Mehmet Haroğlu imzasını taşıyor. Oyunun müzik direktörlüğünü Çiğdem Erken yapıyor. Keşanlı Ali Destanı’nın konusu kısaca şöyle: “Sineklidağ, büyük bir kentin eteklerinde yer alan, gecekondulardan oluşmuş, ezilen, yoksul insanların yaşadığı bir varoştur. Keşanlı Ali Çamur İhsan’ı öldürmekten hapse düşmüştür ve hapisten bir kahraman olarak çıka gelir. Ali’nin iki dramı vardır: 1.’si suçsuzdur. 2.’si aşık olduğu Zilha, Çamur’un yeğenidir ve ona düşmanca davranmaktadır. Muhtar seçilen Ali, Sineklidağ’da yeni bir düzen oluşturur ama yüreğiyle beyni arasında ciddi çatışma yaşamaktadır. Şef olarak toplumuna, insan olarak duyduğu aşka sorumludur. Ali “Destan’ı” kullanmaya karar vermiştir. Çünkü “bu toplumda sessiz, sakin, efendi olursan her zaman dayak yer, ezilirsin. Ama terbiyesiz, güçlü, zalim, ne dediğini bilmeyen biri olursan o zaman saygı görürüsün.” Ali hapiste bunu öğrenmiş ve yeni bir Ali’yi fark etmiştir.”
 
Haldun Dormen’in yazıp yönettiği Kantocu adlı müzikalin müzikleri Serpil Günseli, müzik direktörlüğü Selim Atakan, dekor tasarımı Barış Dinçel, kostüm tasarımı Nihal Kaplangı, koreografisi Selçuk Borak, ışık tasarımı Cengiz Özdemir, efekt tasarımı Hidayet Öztürk imzasını taşıyor. Kantocu Müzikali’nin konusu kısaca şöyle: “Birinci perde 1923 yılında saltanatın son günlerinde geçer. Verjin Bursa’da bir çadır tiyatrosunda çalışan ve büyük beğeni toplayan bir kantocudur. Günlerden birgün İstanbul’da tiyatrosu olan ünlü komik-i şehir Kenan Efendi’den İstnabul’a gelip tiyatrosuna katılması için bir öneri alır…. İstanbul’a gitmekten korkmasına rağmen öneriyi kabul eder Orada kendini Ankara’lı bir zahireci olarak tanıtan Cemil’le tanışır. İki genç arasında bir ilişki başlar. İkinci perde Cumhuriyet’in ilanından birkaç ay sonra başlar. Verjin, bir çete savaşında ölen Cemil’in yasını tutmaktadır. Bir gün Kenan Efendi onu ziyarete gelir yeni operetinde bir rol teklif eder. Verjin bu öneriyi kabul eder ve Direklerarasının renkli dünyasına yeniden katılır. Gelişen olaylar renkli bir gösteriyle sonuçlanır…”
 
30 yıldır kapalı gişe oynayan Lüküs Hayat Müzikali, tiyatro seyircisinin gönlünde taht kurmuş ve adını tiyatro dünyasına altın harflerle yazdırmış bir oyunumuz. Ekrem Reşit Rey’in yazdığı Cemal Reşit Rey’in müziklerini bestelediği müzikallerin ‘duayeni’ Lüküs Hayat’ı Haldun Dormen yönetti. Koreografisi Selçuk Borak, dekoru Nilgün Gürkan, kostümleri Canan Göknil, müzik düzenlemesi Esin Engin, müzik yönetimi Hakan Elbir imzasını taşıyan Lüküs Hayat, yıllardır kadrosu değişse de seyirciyle aynı heyecanla buluşan bir oyun oldu. Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşıyan, iki farklı algının yüzleşmesinden ortaya çıkan durumun değişmezlerini 22 yıldır sahnede diri tutan Lüküs Hayat, Türkiye’nin dünden bugüne Batı ile kurduğu ilişkiye kurmacanın diliyle bakmayı bilen müzikal bir oyun. Oyunumuzun konusu kısaca şöyle: “Küçük hırsızlıklarla geçinen Rıza ile Fıstık bir zengin evine girince kendilerini kıyafet balosunda bulurlar. İkilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur.”
 
Müzikal biletleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları gişeleri ve Tickettürk gişelerinden satışa sunuldu.
 
Müzikal oyunlarımız saat 21.00’de başlayacak
Şehir Tiyatroları İle Müzikal Geceler’de buluşmak üzere…
 
Haber: Hüseyin Sorgun
İBB Şehir Tiyatroları
Basın Bürosu Sorumlusu
 
Basın Bürosu: 212 219 10 78 – 232 53 21 / 532 304 08 02


Paylaş

HENÜZ YORUM YOK